Oportünizmin sözlük tanımı, basitçe; fırsatçılık, çıkarcılık ve menfaatine göre tutum alma ya da değiştirme demektir.
Sol jargonda “orta yolcu” anlamında da kullanılmaktadır…
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı siyaseten tanımlarsak basitçe oportünist siyasetçi diyebiliriz.
Kendisi halihazırda CHP üyesi…
Ama mutlak butlan kararından sonra kafası hep Özgür Özel ve İmamoğlu’nda, gövdesi CHP’de
Özgür Özel’in “benim iki forvetim var” sözünden sonra, İmamoğlu’nun adaylığı artık söz konusu olmaktan çıkınca ciddi ciddi cumhurbaşkanlığı adaylığını düşünüyor…
Ancak CHP’nin yarısının Yeni Parti’ye gitmesinden sonra her iki partinin de seçmen tabanını küstürmemek adına “orta yolcu” bir çizgide ilerlemeye çabalıyor…
Ancak siyaseten sıkışıklığa düştüğünde de “ben Ankara Belediye Başkanıyım ve halkıma hizmet etme noktasındayım” diyerek sıyrılmaya çabalıyor…
Keza, izlediği siyaseti iki parti arasında denge kurma olarak açıklıyor ve sonra da şunu ekliyor.
“Bu tutumum iki partinin merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse gereğini yapmaktan da çekinmem.”
Bunu ben şöyle okuyorum; üzerime gelmeyin gereğini yaparım, vallahi çeker AK Parti’ye giderim…
Git be kardeşim… git… seni tutan ne?
Sen iki parti arasında barış güvercini misin?
Bulunmaz Hint kumaşı mısın?
Davulu Kılıçdaroğlu’nun boynuna asacaksın, sen de elinde tokmakla istediğin ritmi tutturacaksın öyle mi?
Kılıçdaroğlu, Beypazarı’ndan getirip elinden tutarak Ankara Büyükşehir’e aday gösterdiği 2014 seçimini kazanamayınca CHP’den istifa edip eski partin MHP’ye gitmiştin…
Yani zaten senin kafanda ne CHP var ne de sosyal demokrasi…
CHP’nin genlerindeki “partiye ve genel başkana saygı” ilkesini hiçe sayarak ve adeta hem partiye hem de Genel Başkana posta atarak CHP’deki varlığını sürdüremezsin.
Kılıçdaroğlu partinin Genel Başkanlığına yeniden geldikten sonra (geliş şeklini kabullenmezsen bile) bugüne kadar parti genel merkezine uğrayıp hayırlı olsun ziyaretinde bulunmadın.
Diyorsun ki “Bugün ihtiyacımız olan zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır. Ben bu zemini korumaya çalışıyorum…”
Yani bunca hırsızlığın, soygunun, rüşvetin, hortumlamanın müsebbibi olanlarla sırtından hançerledikleri ve arının da öyle gelin diyen Kemal Beyi bir araya getireceksin öyle mi?
Hadi oradan…
Sosyal demokrat hiçbir hikayesi olmayan birinin böyle iddialı konuşması için ya bir yerlerden talimat almış olması ya da haddini bilmemesi gerekir…
Ve hele iki olayın var ki bunlardan dolayı zaten CHP tabanında kuşku duyulmana neden olmuştur.
Hem CHP’li olacaksın hem de CHP Genel Merkezini terk etmem diyerek direnen ve polis marifetiyle çıkarılan Özgür Özel’le kol kola girip sokaklarda boy gösterecek, otobüsün üzerine çıkıp nutuk atacaksın…
Hem CHP’li olacaksın hem de CHP’nin kuruluş gününde Anıtkabir törenlerine katılmayıp aynı anda Cumhurbaşkanı ile görüşmeye gideceksin…
Ve Kemal Beye uğrayıp hayırlı olsun bile demeyeceksin…
Git be kardeşim, git…
Biraz onurlu siyasetçiysen bir an önce CHP’den istifa edersin…