PCI Express ya da kısa adıyla PCIe, bilgisayar parçalarının teknik özelliklerine bakarken karşımıza çıkan ama çoğu kullanıcının tam olarak ne yaptığını bilmediği terimlerden biri. Özellikle ekran kartı, SSD veya anakart gibi donanımları satın alırken şu tarz ifadelerle karşılaşabiliriz:
- "Anakartta PCIe 5.0 x16 yuvası var."
- "PCIe 4.0 ekran kartı."
- "PCIe 5.0 NVMe SSD."
İlk bakışta bunlar oldukça göz korkutucu ve karmaşık görünebilir. Ancak PCIe'nin temel görevi aslında oldukça basittir: Bilgisayarın içindeki yüksek hızlı parçaların birbirleriyle veri alışverişi yapmasını sağlamak. Bu, donanımlar arasındaki yüksek hızlı bir otoyol olarak düşünülebilir.
PCIe
PCIe'nin açılımı "Peripheral Component Interconnect Express" şeklindedir. Türkçeye yaklaşık olarak "Çevresel Bileşen Ara Bağlantı Ekspresi" veya "Hızlı Çevresel Bileşen Bağlantısı" olarak çevrilebilir. Ancak bilgisayar dünyasında bu terim genellikle tercüme edilmeden, teknik bir standart olarak PCI Express veya PCIe haliyle karşımıza çıkar.
Şeritler
Önceden de bahsettiğimiz gibi PCIe'yi bilgisayarın içindeki bir otoyol sistemi gibi düşünebiliriz. Bu otoyolda veri taşınır. Ancak PCIe'de bütün yollar aynı genişlikte değildir. "Lane" ya da dilimizdeki karşılığıyla "şerit" adı verilen veri yolları bulunur. Bu yüzden PCIe özelliklerinde şu ifadeleri görürüz:
- x1
- x4
- x8
- x16
Buradaki "x", kullanılan veri hattı (şerit) sayısını ifade eder. Örneğin ekran kartları çoğunlukla x16 bağlantı kullanırken, NVMe SSD'ler genellikle x4 bağlantı üzerinden çalışır.