CHP İzmir İl Başkanı Ekrem Bulgun, ?Mecbur bırakıldık? diyerek, yönetim kurulu ile birlikte istifa etti. Hatırlanacağı üzere kurultay günlerinde Baykal?a karşı hazırlanan bildiriye imza atmayan dört il arasında İzmir?de vardı. O günlerde Gürsel Tekin?in tekrar İstanbul İl Başkanı olmaması ve Samsun, İzmir, Ağrı ile Antalya yönetimlerinin uzaklaştırılmasını kafaya koyan partinin Genel Sekreteri Önder Sav, kısa sürede hedefine ulaştı.
 Önce Gürsel Tekin?i harcayan Sav, daha sonra Ağrı ve Samsun yönetimlerinin istifa etmesini sağladı. Son olarak da baskı altına aldığı İzmir İl Yönetimi?ne şans tanımadı. Topluca istifa etmek zorunda bıraktı. Bu gelişmeler doğal olarak akıllara, ?Sırada Antalya mı var?? sorusunu getirdi.
 Kuşkusuz Antalya?nın diğer illerden çok farklı bir özelliği var. Antalya, eski lider Deniz Baykal?ın memleketi. Dolayısıyla bu şehirde yapılacak bir operasyon, İzmir?den bile fazla ses getirir. Önder Sav kopacak gürültüyü göze alırmı, almazmı bilemem. Ancak kısa sürede olmasa bile, Antalya?yı rahat bırakmayacağını garanti edebilirim. 40 yıldır siyaset yapan Önder Sav?ı biraz tanıyanlar, bana katılacaktır.
 Tanımayanlar için Önder Sav?ın kurultay günlerinde sarf ettiği bazı sözlerini hatırlatmak yeterli olacaktır. Kurultay günleri yaklaşırken CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, yaşananları ?Önder Sav operasyonu, darbe? olarak yorumlayınca, Sav?dan ?Yılmaz Ateş in, Önder Sav ın çapına gelebilmesi için çok fırın ekmek yemesi lazım. Yılmaz Ateş daha CHP liliği bilmeden başka kulvarlarda yüzerken Önder Sav, CHP de siyaset yapıyordu, yapmaya da devam edecek. Çok Yılmaz Ateş leri biz cebimizden çıkardık, sokağa bıraktık? yanıtı gelmişti. Bu sözler, Deniz Baykal?ın bile cepten çıkarılıp, sokağa bırakılabildiği bir gücün ve siyasi manevra kabiliyetinin ispatıydı.
 Bu sözler bizzat Önder Sav?ın ağzından, nasıl bir siyasetçi olduğunu gösteriyor. Sav?ın daha sokağa bırakmaya çalışacağı çok insan olduğunu anlamak için, kahin olmak gerekmiyor.
 Peki ama bu gelişmeler CHP için ne anlam ifade ediyor?
 Bunun için de kahin olmaya gerek yok.
 Bu gelişmeler ileride ciddi bir isyan olarak karşımıza çıkacaktır. Şu anda parti içerisinde yaklaşan genel seçime zarar vermekten çekinip, sessiz kalan önemli bir çoğunluk diş biliyor. Ve o çoğunluk her geçen gün daha da artıyor. İşin içine referandumda alınacak kötü bir sonuç ve milletvekili aday listeleri de girdiği zaman, kıyamet kopacaktır. Yazın bir kenara, bu benim hiç kuşku duymadığım iddiamdır.
 Yıllarca CHP?nin bir türlü iktidar olmaması nedeniyle eski lider Deniz Baykal eleştirildi. Bu eleştirilere katılanlardan biri de bendim. Bu yönde bir fikir değişimi içerisinde değilim. Ancak bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Deniz Baykal gitti ama Deniz Baykal?ı perde arkasında yönetenler, ona sayısız hata yaptıranlar veya daha doğru bir deyimle bir türlü iktidar olmamasında ondan fazla payı bulunanlar aynen yola devam ediyor. Aynı hatalar şimdi ilk günlerde büyük umut olarak gösterilen, ancak sonra olduğundan fazla şişirildiği gün yüzüne çıkmaya başlayan Kemal Kılıçdaroğlu?ya yaptırılıyor.