Dün, ?Bu memlekette ne yenilir, ne de içilir? demiştik ya, yazımızı okuyanlar, ?Hayırdır ya, yemeden, içmeden mi kesildin? diye takılanlar oldu.
Sanki ben yemeden, içmeden kesilsem soranın karnı tok gezecek.
?Memleketin ekonomisi bitti? diyenler, lüks restorantlardan beriye gelmiyor.
Ekonomi ile ilgili sıkıntı sözünü ağzına almayanlar farklı mı?
Gidin Kemer-Kumluca arasındaki alabalık lokantalarına, gelenlerin çoğunluğu balık ile ayranı aynı anda yemekten-içmekten geri durmayan ?Tokmak kafalılar!..?
Detaylı tarif isteniyorsa, hükümetlerin oluşturduğu havuzlardan nemalanıp, sonradan görme ama, cebi dolu, altlarında lüks araçlar, gururla lokanta önüne çekip, anahtarı kapıda bekleyen kahyaya vermekten aciz, sözüm ona ensesi kalınlar.
Peki ama nereye kadar?
Bu ülkenin ekonomisini hükümetler mi bozuyor?
Bence hayır.
Ama şu bir gerçek ki, hükümetler vatandaş hakkını kesinlikle korumuyor.
Ne denetimcilik yapılıyor, nede hesap soruluyor.
Yazının girişini yeme-içme üzerinden yaptık ya, katılan olur mu, olmaz mı bilemiyorum ama ne yazık ki esnaf kendi altını oyuyor.
Peki ?Bu oyma olayının kendileri farkında bile değil? denmesi mümkün mü?
Bence asla.
Yeme işinden yola çıkacak olursak.,
Yine Kemer-Kumluca arasındaki yol güzergahı üzerinde sıradan bir, bana göre lokanta, tabela yazısına göre Restaurant?ın fiyat listesine dikkat çekmek istiyorum.
Kalamar Tava 16 TL, Tereyağında Karides 25 TL.
Antalya?nın dünyaca ünlü 7 Mehmet Restorantı ile son zamanların lüks işletmelerinden Lara Balıkevi?nde aynı ürenler, bu rakamların yarısı.
Yol üstü restorantta 4 adet sigara böreği ile patates cipsi 4?er TL.
Kiremitte Alabalık tanesi 10 TL, marketlerde kilosu 8 TL?ye satılan Levrek?in tanesi 16 TL.
Tek kişilik çoban salatası 4, Tatlı 8 TL.
İçecek kısmına geçelim:
O dağ başındaki lokantada 1.5 litrelik su ile maden suyu 3 TL.
Canın rakı mı istedi dublesi 8 TL.
Bakkalda 17.5 TL olan bir küçük rakı, dağın başındaki lokantada 35 Tl. Biraz kalabalıksın, küçük 35?lik rakı yetmeyecek. Bakkalda 30 TL olan 70?lik rakının fiyatı gram fiyatı 1 TL. Yani toplamda 70.
Alkol kullanmazsın, yemeğinin yanında ayranı tercih edersen bir bardak ayran 4 TL.
Lokanta tıklım tıklım doluyor. Gelenlerin çoğunluğu, dedim ya, pantolonlarının paçası yanlış kısaltılmadan mıdır, yoksa çok giyilmekten midir, ayakkabılarının üzerinde gezen, kalçaları bol, ancaaak, altlarında son model arabaları bulunan kafaları tokmak şeklini almış kişiler.
Eskiden Çakırlar tarafı, mangalcı milletinin uğrak yeriydi. Masa bulabilmek mümkün değil, özellikle hafta sonları insanlar sel gibi akardı.
Fiyatlar biraz olsun üsdürupluydu da ondan.
Şimdilerde yol güzergahlarının üzerlerine değnekçi dikip, araçlara ?Buyurun? işareti yaparak, müşteri toplamaya çalışıyorlar.
Peki neden?
Çok müşteri gelmesi kişileri şımarttı. Bol kazık atıp, çok para kazandılar, gidip kumara-hayat kadınlarına yatırıp, yoldan çıkanlar oldu. Kazık attıkları da, ?Ben ne yapıyorum? silkelenmesi yapınca, iş değnekçileri yola dikmeye düştü.
Tüm bunların nedeni serbest ekonomiden mi kaynaklanıyor?.
Serbest ekonomi dediğin kapıdan içeri gireni kazıklamaktan mı geçiyor?
Çıralı?da canım sıkıldı, ?Denize nazır şöyle buz gibi bir bira keyfi yapayım? dedim, birayı içip, parasını ödediğimde içtiğim arpa suyu mideme oturdu.
Fiyatı tam 8 TL.
Şimdi ben soruyorum.
Sıradan bir yol üstü lokantasında yeneceklerin ve içileceklerin fiyatlarını görenler, yemeden ve içmeden vazgeçerler mi, geçmezler mi?
Masaya oturmadan fiyat listelerini görenlerin belki erkeklik damarı tutar ancak, adisyon geldiğinde yüzlerinin ifadesi limon yemiş yüz ifadesi gibi olacağı kesin.
Önemli Not: Yazıyı okuyup, sırf merakını gidermek için gittiğin o yerde sakın ola ki, ödediğin hesabın detaylı faturasını isteme. Yemeğin üzerine bir de ekmekli kadayıf misali dayak bile yersin.