Antalya’da alış veriş merkezlerinin (AVM) hızla artması kimi çevrelerce tehlike olarak görülür.
Küçük esnaf, kapılarına kilit vurma noktasına geldiklerini her fırsatta dile getiriyor.
Ancak durumdan memnun olanlar da var.
Örneğin tüketiciler.
İsterseniz tüketicinin memnuniyetini birkaç örnekle açıklayalım.
Pazara giden bir vatandaş sebze veya meyve almak istediğinde pazarcının seçtiklerine mahkum oluyor. Verilen ürünün bir kısmı çürük çıkıyor. Ancak bu durum marketlerde daha farklı. Vatandaş istediği ürünü seçip poşetine koyuyor. Fiyat da neredeyse aynı. Haliyle marketi tercih ediyor.
Ekonomi için de yararlı olduğunu söyleyebiliriz. Mahalle bakkalları, pazarcılar, kısacası küçük esnaf çoğu zaman fiş vermez. Büyük alış veriş merkezlerinde ise bir kuruşluk mala bile fiş kesiliyor. Haliyle ekonomiye de katkısı oluyor.
Bugün büyük alış veriş merkezlerine baktığınızda binlerce kişiye iş imkanı sağladığını da görürsünüz.
Rekabeti arttırıyorlar, böylece insanlar tek bir market yerine 3-5 yeri gezerek daha uygun fiyata istediğini alabiliyor.
Şehir kalabalığından bıkan aileler, AVM’lerde stres atıp gezme şansı bulabiliyor.
Bunun yanı sıra büyük marketlerin bakkalları dönüşüme zorladığını da görüyoruz. Küçük esnaf müşterisini kaybetmemek için tezgahına daha fazla ürün koymak zorunda kalıyor.
Kısacası AVM’ler artık bir gereksinimdir. Yararı olduğu kesin. Dolayısıyla kendi adıma bu AVM’leri destekliyorum.
Bunu söylerken kapitalist düzene hizmet ettiğim düşünülmesin. Tek düşüncem küçük esnafın da tüketiciyi düşünerek hareket etmesinden kaynaklıdır.
Ancak bir konuda uyarıda bulunmak istiyorum.
AVM’ler tasarımları itibarıyla insanları alışverişe özendirdiği bir gerçek. Pek çok insan orada kaldığı süre boyunca girişte aklında olmayan şeyleri bile satın alarak çıkıyor. Bu da tüketiciyi daha sonra zorda bırakabiliyor. Bu konuda herkesin dikkatli olmasında yarar var.