Antalya ve Antalyaspor’un tanınan isimlerinden Zafer Şerbetçioğlu, sosyal medya hesabından dikkat çekici bir paylaşımda bulundu. Adeta Antalyaspor ile özdeşleşen Şerbetçioğlu ailesinin bir ferdi olan sevilen isim, kırmızı beyazlı takımın geçmişini kısaca özetlemiş. Nasıl sıkıntılar yaşandığını, ekonomik zorluk çekildiği dönemlerde kentin nasıl refleks verdiğini, Antalya sevdalılarının nasıl katkı koyduğunu, kısacası kentin en büyük marka değerinin yaşaması için verilen mücadeleyi anlatmış. Dilerseniz o yazının bir bölümüne göz atalım.
“Değerli Antalyalı ve Antalyasporlu dostlarım. 4 yıldır yakama yapışan illetten dolayı duygusallık, alınganlık, hassasiyet ve üzüntüden Antalyaspor’un geldiği son durum benim şu satırları yazmama neden oldu. Belki başınızı ağrıtacağım ama şimdiden kusuruma bakmayın. Türkiye’ye mal olmuş futbol ve Antalyaspor ile yatıp kalkan bir babanın oğlu, yıllarca Antalyaspor’da futbol oynamış kardeşin abisiyim. 10 yaşında Antalyaspor’un minikler futbol okulunda başladığım futbol macerama genç takım, amatör takım ve A takım futbolculuğu sonrasında antrenör ve yönetici olarak devam ettim. Antalyaspor’un 3-4 yılda geldiği son durumu, başarısızlıkları iyi yönetilmemesi beni çok üzmüş ve farklı düşüncelere sevk etmiştir. Antalyaspor çatısı altında geçirdiğim 60 seneyi yazsam roman olur. Ne değerli başkanlar, yöneticiler, hocalar, doktorlar, malzemeciler ve futbolcu arkadaşlar tanıdım ki hepsi de Antalyaspor menfaatleri doğrultusunda görev yaptı. Öyle günler gördüm ki kulüp binamız yok, lojmanımız kira, 3 gün bir yerde 5 gün bir yerde, otobüsümüz yok, antrenman sahamız yok, kısacası takımın geliri yoktu. Ama sevenleri, inananları ve güvenenleri vardı. Ahmet-Mehmet Uluç kardeşler, Ünsal-Sezgin Berberoğulları, Orhan Selekler, Altan Özen, Selçuk Yalçın, Cemal Karaköy, Ünal Akkaya, Çetinkaya Kökmen, Özcan Kırmızıoğlu, Nedim Saraçoğlu, Mustafa Parlak bunlardan bazıları. Bizim dönemde yöneticiliğimizi yapan insanlar toplanır takımın mali sıkıntısını bir saat içerisinde çözerdi. Şimdiki gibi transfer yasağı, futbolcu alacağı, deplasman masrafları gündeme gelmezdi. Futbolcu başkanın odasına girer ne alacağını sormadan boş kağıda mukaveleyi imzalar 5 dakikada çıkardı. Antalyaspor için işini, gücünü, parasını kaybeden değerli başkanlarımız sizler de unutulmadınız. Halim Horasan, Ahmet Yeşilyurt, Dündar Uluğkay… Hepinizden Allah razı olsun. O dönemde perşembe günü çift kale olurdu. Açık ve kapalı tribün dolardı. Antalyaspor’a gönül verenlerde o kadar sevgi, dayanışma ve inanç vardı. Şimdi soruyorlar Antalyaspor’un taraftarı yok. Yok çünkü gönül verenler başkanına, yöneticisine ve futbolcusuna inanmıyor ve güvenmiyor. Bizim dönemimizde futbolcu, yönetici ve başkan halkın arasındaydı. Herkes birbirini tanıyor, seviyor, sahip çıkıyor ve sayıyordu. Çarşıya çıktığında bakkalı, manavı, kasabı, pastanecisi, dolmuşçusu para almadığı gibi destek olurdu. Şimdi ise hiç bir kimse başkanını, yöneticisini ve futbolcusunu tanımadığı gibi ismini bile bilmiyor. Deplasmanda yenildiysen takımın eski futbolcusu bizim dönemimizde malzemeci Çingen Süleyman deplasman dönüşü yemek molasında ‘neyi hak ettiniz de yemeğe iniyorsunuz’ diye fırçalardı. Şimdi ise maalesef kendi sahanda 5-6 yiyorsun hiç bir şey olmamış gibi eğlence mekanlarının en ön masalarında dans ediliyor. Şimdi her şey var. Yediğin önünde yemediğin ardında. Stadın, tesisin, otobüsün, antrenman sahan gelirin var ama bunları yönetecek ne başkanın, ne yöneticin var. Sadece çıkarlarını ve nasıl Antalyaspor’u kullanırım da bir yerlere gelirimin hesabını yapan insanlar sarmış. ‘Avrupa’da nasıl başarılı olurumun’ hesaplarını yapmamız gerekirken küme düşmeden, transfer yasağı kalkacak mı kalkmayacak mı, taraftar neden gelmiyor hesapları yapıyoruz. Sevgili başkanlar, Kulüp, A.Ş. ve Vakıf yöneticileri Antalyaspor’a faydanız olmayacaksa, bu işi bilmiyorsanız bırakın gidin.”
Sevgili Zafer Şerbetçioğlu abim yazısında Antalyaspor’a emek verenleri yazmış. Ben de kırmızı beyazlı kulübe ciddi fayda sağlayan iki ismi yazmadan edemeyeceğim. Biri Hasan Subaşı, diğeri Menderes Türel. Bugün Antalyaspor’un iki büyük tesisinde bu iki ismin imzası var. Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan iki değerli insana bir Antalyaspor taraftarı olarak ben de teşekkür ediyorum.
BIRAKIN GİDİN!
Şifa Çiçek
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya’da motosikletli kuryeler için bir ilk: Kurye bekleme noktası açıldı
Antalya'da elektrik kesintileri: 6 Ocak
Antalya'da elektrik kesintileri: 3 Ocak
ABD Savunma Bakanı Hegseth: Venezuela'da şartları ABD belirleyecek
Antalya'da elektrik kesintileri: 4 Ocak
ALKÜ’de yeni atama: Av. Ömer Özer rektör danışmanlığına getirildi!