Antalya’nın en seçkin lisesi olarak anılan ve 2025 yılı Liselere Giriş Sınavı’nda (LGS) % 0,61’lik dilimle son öğrencisini alan bir lisede yaşandığı iddia edilen olaylar yalnızca o okulu değil hepimizi derinden etkiledi. Öğretmeni, öğrencisi, velisi huzursuz değil sadece hepimiz huzursuzuz…

LGS sonuçlarının açıklanacağı bir dönemde bu okulu tercih edecek öğrenci ve veliler ne kadar çekince duyduysa başka bir ile çocuğunu devlete ve devletin güvenli yurtlarına emanet edecek aileler de o kadar kaygılı…

Böyle kriz dönemlerinde genel tablo maalesef sorunu çözmek ve aydınlatmak, varsa hatalı ve kusurlu gerekli idari ve hukuki süreci başlatıp bunu kamuoyuyla paylaşmak değil saklamak üzerine oluyor….

Oysa olayı gerçekliğiyle kamuoyuyla paylaşıp ortadaki soru işaretleri ve kaygılar dağıtılabilir…

Yargı sürecine mutlaka baro ve sendikalar müdahil olmalı…

Ancak tek bir olay üzerinden gençlerin hayatlarını büyük ölçüde etkileyecek lise seçme kararını vermek doğru olmayabilir…

Bu kötü olay keşke hiç yaşanmasaydı ama tek bir olayla gençlerin geleceğini şekillendiren lise seçimini gerçekleştirmeleri doğru olmaz…

Lise sadece bir okul değil, gençlerin karakterinin şekillendiği ve yaşam tarzlarının oluşmaya başladığı, oradaki kurduğu bağlarla çevrelerini ve arkadaşlıklarını şekillendirdiği bir dönem…

Bu yüzden karakter gelişimi açısından üniversiteden bile daha büyük ve önemli bir zamanı kapsıyor…

Lokasyon, eğitim ve öğrenci profili açısından doğru seçim yapmak gençlerin hayatını şekillendiren önemli kararlardan biri…

LGS sonuçları önümüzdeki günlerde açıklanacak. Bir sonraki yazımda Antalya’nın köklü kurumlarında eğitim alan bir genç olarak deneyimlerimi aktaracağım…