Tüm yaşam alanlarını kaplamayı ve hepsini kendi çıkarları için kullanmayı büyük maarifet gören insan evladının aksine bizde durum farklı. Zaten nasıl olmasın ki! Gazeteci, hak savunucusu, kent suçlarıyla mücadeleyi yaşam biçimi sayan bir ailenin, eylemlerde büyümüş bir ferdi olarak memleketin tüm canlılarını savunduk. Daha birkaç yaşında zor yürürken çevre eylemlerimin içindeyim. Hakların sadece insanlara ait olmadığını çok erken öğrenmenin iyi ve kötü yanlarıyla bugünlere geldim kısaca…

Bugün bir vedayı paylaşacağım. Veterinerlerin çocuk dediği, ailemizin 5. ferdi olarak bize 5,5 yıl sevgi aşılayan Tarçın’ı maalesef kaybettik…

Kısacık ömründe her birimize sevgi ve huzurdan başka bir şey vermedi. Tatillerimizin maskotu, evimizin mavi gözlü neşesi, soğuk kuş günlerinin ayaklı kaloriferi, evimizin masörü, canımız…

Seni çok sevdik. Sen de bizi çok sevdin. Seni uğurlayamadım. Ama uğurlamıyorum da. Hep kalbimde, hep kalbimizdesin…

Bu satırları okuyan herkesten bir ricam var. Herkes evinde bir can dost, çocuk bakamayabilir. Sokaktaki can dostlardan rahatsız olabilir. Hatta sevmeyebilir. Ama onların da yaşam hakkı var ve geldiğimiz noktada onların yaşam hakları büyük saldırı altında….

Bizler tarafından…