Gençler, bir ülkenin en önemli hazinesi olduğu için gençler, özellikle de üniversiteliler üzerine yazmaya devam edeceğim. Bugün de ufak dokunuşlarla üniversitelilerin hayatını değiştirebilecek konulara değinmek istiyorum…
Öncelikle çok sayıda üniversite ve fakülte olması, öğretim kadrolarının yetersizliği, bütçe sıkıntıları vs bir dizi sorunun sonucu olarak artan üniversiteli işsiz konusunu ciddi anlamda araştırmak ve sebeplerini tahlil edip soruna çare üretmek gerekir diye düşünüyorum…
Sonuçta kimse işsiz kalmak için üniversite okumuyor…
Geçtiğimiz günlerde çarpıcı istatistiklerle üniversitelerden kopuş kamuoyunun gündemine sunulmuştu. Kadınların üniversite eğitimini destekleyen, desteklemekle de kalmayıp ülkenin genel sorunlarına da zaman zaman değinen Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, ülkemizde yüksek öğrenimin alarm verdiğini raporladı…
Hem de istatistiklerle…
Organisation for Economic Co-Operation and Development’ın (OECD), yani Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü’nün 2024 yılına dair geçen yıl açıklanan istihdam istatistikleri, acı gerçeği tokat gibi yüzümüze vuruyor. Türkiye, üniversite ile iş gücü piyasasındaki zayıf bağın zirve yaptığı bir sonuçla listeye giriyor. OECD ortalaması yüzde 87 iken, Türkiye, üniversite mezunlarının istihdam oranında yüzde 75 ile en alt sıralarda…
Peki bu OECD verileri. Bizim veriler ne diyor?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de 25–34 yaş grubundaki işsizlerin yüzde 49,2’si üniversite mezunu. Eğitim-Sen’in araştırmasına göre de üniversitelilerin yüzde 73’ü mezun olduğunda iş bulamayacağına inanıyor…
Peki beyin göçü? 2019’da yüzde 1,6 iken 2023’te yüzde 2’ye yükseldi…
Yurtdışına giden gençlerin yüzde 85’i mühendislik alanlarından mezun ve ülkemizin en iyi üniversitelerinden mezunlar…
YÖK’ün verilerine göre 2015’ten bu yana kaydını sildiren öğrenci sayısı 2 milyon 806 bin 779. Kayıt donduran öğrenci sayısı da hızla artıyor…
2019’da 45 bin 382 iken 2021–2023 arasında kaydını sildiren öğrenci sayısı 878 bin 399…
Son olarak 2025 YKS’den birkaç veri…
Puanı hesaplanan 897 bin 865 aday tercih yapmadı…
Ek yerleştirmede kazanmasına rağmen 77 bin 558 öğrenci kayıt yaptırmadı...
Özel üniversitelerde doluluk oranı yüzde 91’den 74’e düştü…
Galiba bu veriler acı tabloyu anlamaya yeter…
Çözüme gelince…
Nitelik odaklı üniversite eğitimi, barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçların devlet tarafından desteklenmesi, yükseköğrenim kredilerinin artırılması, üretim odaklı istihdam alanlarının açılması, üniversite bütçelerinin artırılması ve adil dağıtımının tahsisini gündeme getirmek önemli bir adım olacaktır…
Tabii bu konuda eğitimcilerin, akademisyenlerin ve öğrencilerin de çözüm sürecine dair fikri alınırsa gençleri ülkemizin muassır medeniyetler seviyesine çıkışında aktif role büründürmüş oluruz…
Yoksa fiziken ya da beynen gençlerimizi başka ülkelere kaptırırız…
Unutmayın sadece göç eden değil göç etmeyip de ülkemize yabancı şirketlere çalışan çok sayıda genç var…