Bir kenti tahsilli ya da tahsilsiz her meslek grubundan biri yönetebilir..
Bunun örnekleri çoktur..
Ancak..
Antalya gibi bir kentin halkının tercih ettiği “akademisyen” bir başkandan, bilgi-beceri-tecrübeleri nedeniyle “daha farklı” hizmetler ve vizyonlar beklenir..
Ama..
Ne yazık ki, Antalya’nın Büyükşehir Başkanı Profesör-Doktor Mustafa Akaydın, tam 4.5 yıldır toplamı 30-40 kelime ile sınırlı “aynı konuşmalar”la ve “beceremediği hizmetleri” süslü kelimelerle örterek halkı oyalıyor ve kandırmaya devam ediyor..
Birçok televizyon programına konuk oldu..
Sayısız basın toplantısı yaptı..
Mahalle toplantıları düzenledi..
Şöyle bir göz gezdirdim..
Menderes Türel’i kötülemekten, enkaz edebiyatı yapmaktan, Antalya’nın borçlarını abartmaktan, Başbakan’a küstüğünü söylemekten başka bir şey konuşmuyor..
Bir de, “doğru olmayan” sözlerle kendini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye bayılıyor..

Geçtiğimiz günlerde..
CHP’li bir başkan, “vücut yapısı biraz dolgun, ama adam iğnenin deliğinden geçiyor yahu” diyerek “siyasi manevraları” çok iyi becerdiğini söylemişti..
Bir de şöyle bir tarif yaptı:
“Hoca her renge girebiliyor..
Doğru olmayan şeyleri bile insanın gözünün içine baka baka doğruymuş gibi konuşuyor..
İnsanların çoğu söylenenlerin doğru olmadığını bile bile dinliyor, ama cevap veremiyor..
Çünkü, Hoca kendisine ‘söylediklerin doğru değil’ diyecek kişilerin karşısına çıkmamaya özen gösteriyor..
Bu tür manevraları çok iyi beceriyor maşallah..”

Şimdi dikkat edin..
Antalya’da, ATSO başta olmak üzere neredeyse bütün STK’lar Antalya’nın en büyük sorunun kent içi ulaşım olduğunu üstüne basa basa söylüyor..
Akaydın da ısrarla, “Antalya’da trafik sorunu yok, İstanbul ve Ankara’nın yanında Antalya bu konuda cennet” diyor..
Ama, bu STK başkanlarından biri de çıkıp, “yahu Hoca sen nasıl böyle söylersin, sen başka bir şehirde mi yaşıyorsun” diye sormuyor..
Seçimden önce “doldurup kapatacağım” dediği 100. Yıl Caddesi üzerindeki battı-çıktıları kapatmaya gücü yetmedi, ama her yerde bunların “yanlış iş” olduğunu söylüyor..
Neymiş, “kent içinde hız yapılmasına neden oluyormuş, bu da trafik kazalarını arttırıyor”muş..
Çağ “hız çağı”..
Artık insanlar saniyelerle yarışıyor..
Ama, Hoca “hız”dan şikayetçi..
Üstelik, o alt-üst geçitler yapıldıktan sonra meydana gelen trafik kazalarının eskiye göre neredeyse yarı yarıya azaldığını biliyor, ama sırf yatırımı kötülemek için yine doğru olmayan sözler söylüyor..
Bir akademisyenden böylesine “cahillikler” beklemediğiniz için şaşırıp kalıyorsunuz..

Aralarında belediye meclis üyeliği ve belediye başkanlığı için aday adaylığını açıklayan birçok CHP’li ile konuştum..
Aralarında çok önemli isimler de var..
“Antalya Akaydın’la 10 yılını kaybetti, bunun sona ermesi lazım artık, üstelik CHP’ye de çok zarar verdi” diyorlar..
Düşünün, partilisi bile bu “akademisyen başkan”ı istemiyor..
Çünkü, 4.5 yılda gerçek Akaydın’ı çok iyi gördüler ve yaşadılar..
Bir daha aday yapılır mı, yapılırsa seçilir mi bilemem..
Ama..
Antalya gibi bir kentin halkının tercih ettiği “akademisyen” bir başkandan, bilgi-beceri-tecrübeleri nedeniyle “daha farklı” hizmetler ve vizyonlar bekleyenler büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor..
Bunu birileri değerlendirecektir sanırım..

Bunları niye mi yazdım?
Çok önemli bir sebebi var..
Antalya’yı çok seviyorum ve “adına ve konumuna yakışır, daha iyi yaşanabilir bir kent” istiyorum..
Bunu Akaydın’ın gerçekleştiremeyeceği ortada..
Geçtiğimiz pazar günü Hürriyet gazetesinde çıkan röportajını okuduktan sonra..
Bir gazeteci olarak, bir kez daha izlenmesini, yaptıklarını ve yapmadıklarının düşünülmesini, gelecekte bu kente bir şey veremeyeceğinin görülmesini istedim, o kadar..
Gerisi size kalmış..