İnanın “CHP” yazmaktan bıktım..
Ama, “CHP bize malzeme vermekten” bıkmadı..
Malzeme olunca da yazmazsak, “bu ülkeyi adam gibi yöneteceğinize inanıyoruz” diyerek CHP’ye oy veren 14 milyon seçmene haksızlık yapmış olmaz mıyız?
…
BOL MALZEME VERİYORLAR
“CHP’nin verdiği malzeme” çok fazla..
Çarpıcı örneklerden birkaç tanesini vereyim..
1- Mustafa Akaydın’ın A-Kent ve Halkkart rezaletini önceki gün yazdım..
2- İl Başkanı Semih Esen’in bu rezaletler yaşanmamış gibi yaptığı açıklamalarına ve bu rezaletin sorumluluğunu başkasına yüklemeye çalıştığına şahit oldunuz..
3- Yine Semih Esen’in açıklanmamış, “ne olacak, nasıl olacak” gibi hiçbir detayı belli olmayan Boğaçay Projesi hakkında yaptığı “önyargılı açıklamalar”la kendini ve partisini rezil etmesini de sanırım unutmadınız..
4- Muratpaşa Başkanı Ümit Uysal’ın , “ya zamsız maaş ya istifa” dayatmasını, ardından “200 kişiden fazla elemanı işten çıkarmasını” eminim sosyal demokrat bir partiye hiç yakıştırmadınız..
5- Sezgin Tanrıkulu ve Gürsel Tekin gibi bazı milletvekillerinin, “bu ülkeden değil teröristten yana” tavırlar sergilediğini herhalde gördünüz..
6- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun sürekli olarak “FETÖ ile ortak hareket ettiğini” zaten biliyorsunuz..
Peki..
Bütün bunları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün partisine yakıştırabiliyor musunuz?
…
BALTAYI TAŞA VURUYORLAR
Alın size bir “malzeme” daha..
Antalya İl Başkan Yardımcısı Av. Şevket Korkut..
EXPO 2016 Botanik Fuarı çalışmalarını eleştirirken şöyle demiş:
“Antalya'da yerel iktidarı elinde tutan AKP'nin eline yüzüne bulaştırdığı bu işi de Cumhurbaşkanı gelip, 'sizin yapacağınız bu' diyerek ellerinden almış..”
…
CHP’liler sürekli olarak baltayı taşa vuruyor..
Bir partinin il başkan yardımcılığı görevine kadar gelmiş bir siyasetçi..
1- EXPO Fuarı’nın bir “yerel” değil “genel” çalışma olduğunu bilmiyorsa..
2- EXPO’nun sadece Ak Parti’nin değil, bütün siyasi partilerin sorumluluk taşıması gereken bir “Türkiye organizasyonu” olduğundan haberi yoksa..
3- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “işi beceremiyorsunuz” diye değil, dünyaya “EXPO bir devlet projesidir” mesajı vermek için çalışmaları görmeye geldiğini anlamıyorsa..
4- Ya da bunları biliyor, ama sırf “muhalefet olsun” diye gerçekleri çarpıtıyorsa..
Böyle bir açıklamayı, böyle bir duruşu Atatürk’ün partisine yakıştırabilir misiniz?
…
‘MUHTEREM’ SİYASETÇİLER
Çok iyi biliyorum ki..
CHP’nin içinde çok değerli, ne yaptığını-ne söylediğini bilen ve ülkesini seven, hain olmayan siyasetçiler de var..
Bence “bu CHP”nin kullanım süresi dolmuştur artık..
CHP’nin içindeki o “muhterem” kişiler, “bu ülkenin menfaati” için, “demokrasinin daha iyi işlemesi” için yeni, yepyeni bir “sol parti”de bir araya gelmeliler..
Gelmeliler ve Türkiye’deki “muhalefet sorunu”na bir çare olmalılar..
Gelmeliler ve “ülkesini seven-ülkesini satmayan” bir “iktidar alternatifi parti” olmalılar..
…
Tekrar ediyorum..
Evet, “CHP” yazmaktan bıktım..
Ama, “bu CHP bize malzeme vermekten” bıkmadı..
Malzeme olunca da yazmazsak, “bu ülkeyi adam gibi yöneteceğinize inanıyoruz” diyerek CHP’ye oy veren 14 milyon seçmene haksızlık yapmış olmaz mıyız?
…
Bütün bunları biraz düşünme zamanınız geldi de geçiyor bile..
Karar sizin..