Önceki gün, aslında soruşturmaların (kendine güvenen başkanlar için) birer “AKLANMA” sayılabileceğini yazdım.
Dün de, Akaydın’ın Adliye’den çıkarken gördüğüm halini ve Baykal’ın davranışını yorumlamaya çalıştım..
Kamuoyuna asla cevabı verilmeyen “HALKKART SORULARINI” bir kez daha sordum..
Bütün bunları Ali Tongülüs dile getiriyor diye kızanlar vardır..
Bu nedenle, olaylara bir de “VATANDAŞ GÖZÜYLE” bakalım istiyorum..
Bugün ben susacağım, ALİ KARA konuşacak..
Güzel bir yorum yapmış ve “vicdanının sesini” ortaya koymuş..
Okumanızda fayda var..

Sayın Tongülüs,
Akaydın ve icraatları hakkında bizim de diyeceklerimiz var..
Dileriz bu sizin de dikkatinizi çeker..
Sözkonusu ihale (Halkkart ihalesi)yapıldığı günden itibaren Antalya basınında ihalenin usulsüz yapıldığı defalarca yazıldı-çizildi..
Ancak, sayın Akaydın dikkate bile almadı..
İhalenin bitmesinden bu yana, Antalya halkı ile ulaşım esnafının çekmediği çile kalmadı..
Bu çile halen de devam ediyor..
İhaleyi alan şirket 23 gün önce kurulumuş ve ihaleyi almıştır..
Devlet İhale Kanunu’nu bilenler çok iyi bilirlerki, 23 gün önce kurulan bir şirket ihaleye giremez..
Hele hele 23 günde kurulup yeterlilik alması da imkansızdır..
Buna rağmen ihale adeta sözkonusu şirkete paslanmıştır..
Ulaşım esnafının, haklarının gaspedilmesi nedeniyle savcılığa yaptıkları suç duyurusu üzerine önce burokratlar sonra da sayın Akaydın savcı tarafından ifadeye çağrılmıştır..
Konu budur..
Ancak sayın Akaydın, Adliye çıkışında önce olayı doğru anlatmış ve etrafını saran şakşakcılarının alkışlarını görünce de meydanı boş bırakmamış, şova başlamıştır..
Önce ihale nedeni ile çağrıldığı söylemiş, bir kaç dakika sonra savcının bir suçu olmadığını, emir aldığını beyan etmiştir..
Allah aşkına söyleyin, sayın savcıya kim emir vermiştir?
Hükümetse, ben hükümetin bu kadar akıl dışı birşey yapacağını sanmıyorum..
Dibe vurmuş bir belediye başkanını ‘kahraman’ yapmayacaklarını çok iyi biliriz..
Bunlar şunu düşünmektedir:
“Biz her türlü usulsüzlüğü yapalım, bize birşey olursa nasıl olsa baskı vesaire der işin içinden kurtuluruz..
Biz CHP’li belediyeyiz, hükümet bize düşman..”
Kafalarındakı olay budur..
Usulsüzlükleri kabul etmek yerine baskıdan bahsetmesi, tamamen bir şovdur..
Kendisi de çok iyi bilmektedir ki; ihalede pis kokular vardır ve sayın savcı da görevini yapacaktır..
Ulaşım esnafının nerdeyse tamamı suç duyurusunda bulunmuşsa, sayın savcı ne yapacaktır?
Buna kalkıp da, “emir aldı” demek, acizlikten ve şovdan başka birşey değildir..
CHP’li belediye diye yaptıkaları yanlarına kar kalacak sanıyorlar..
Kendilerini kurtarma yeri belli, “şov yapmak”..
Sayın Akaydın kendini ele vermektedir..
Milleti salak sanmaktadır..
Etrafındaki bir kaç şakşakcı şovuna destek vermektedir..
Baskı varmış, yok emir almış, yok hizmetleri engellenmek istenıyormuş..
Bunların hepsi düzmece..
Asıl vahim olan, “kendi itirafı”dır..
Diyor ki; “bizim hesaplarımız Sayıştay tarafından incelenmiş ve herhangi bir olumsuzluk yaşanmamıştır, buna rağmen bu soruşturma emirle yapılmaktadır..”
Güzel de, o zaman adama sormazlar mı;
“Sayın Akaydın, sen sayın Türel döneminde Sayıştay’ın herhangi bir olumsuzluk bulamadığı alım-satım işleri için neden savcılığa suc duyurusunda bulundun?
Madem Sayıştay denetimi yeterlidir, o dönemdekilere inanmadın da kendi dönemine mi inanıyorsun?
Güldürme bizi hocam..
Sanırım, sen meydanı boş buldun, sallıyorsun..
Haklarında suç duyurusunda bulunduğun bürokratların suçsuz olabileceğini hiç düşünmedin değil mi?
Onların aileleri, çoluk-çocukları yok sanırım, bir tek senin var, bir tek sende mangal gibi yürek var..
İlahi adalet denen birşey var..
Sen buna inanmazsın, ama bizler inanıyoruz..
Yaptığın ihalede usulsüzlükler var ve sen bunu çok iyi biliyorsun..
Şov yaparak, oraya-buraya laf sokuşturarak kahramanlığa soyunmak beyhude cabalardır..
O etrafındakı beslemeler bir gün kaybolur, kimse seni alkışlamaz bilesin..
Sayende, “en başarısız belediye başkanlıkları”nda rekor kırıyoruz..
Sayın Tongülüs,
Bu gerçeklerin kamuoyu tarafından bilinmesi lazım..
Bakın son bir şey daha..
AKSAV’da sayın Göksel Kumsal görevden alındı..
Peki nerede şu an?
Büyükşehir’in baş danışmanı olarak devam ediyor..
Eee, ne oldu?
AKSAV’da yolsuzluk bitti, belediyede mi devam edecek?
Bu nasıl bir ahlak anlayışı?
Hani sayın Türel’in döneminde yediler içtilerdi..
Aynaya bakmıyorlar mı bunlar?
Utanma-arlanma da yok ki, hangi yüzle başkan danışmanlığı yapacak o beyefendi?
Sayın Akaydın’ın bence bir daha düşünmesi lazım..
Emin olun bu millet aptal değil, herşeyi görüyor..
Saygılarımla..

Evet..
“Bu millet aptal değil, herşeyi görüyor..”
Umarım görüyordur..