Antalya gibi, Türkiye’nin hemen her kentinin en önemli sorunlarından biri, “cadde ve sokakların defalarca kazılıp kapatılması”dır..
Bir cadde veya sokağa asfalt dökülür, bir de bakmışsınız 3 gün sonra bir yerleri kazılmış..
Kapatılır, 1 hafta sonra bir daha kazılır..
Pehlivan tefrikası gibi, bu kaz-kapatlar hiç bitmez..
Ve tabii ki..
Bunların hepsi “milletin cebinden çıkan” paralarla yapılıyor..

Yıllarca, bu kaz-kapatların önüne geçilmesi için defalarca yazdık..
Büyükşehir’lerde bulunan AYKOME’ler (Alt Yapı Koordinasyon Merkezi) bu israfı önlemek, boş yere para ve zaman harcanmasının önüne geçmek için kuruldu..
Görevi; belediyeler, PTT, elektrik ve su idareleri arasında koordinasyonu sağlamak, kent içinde yapacakları işleri aynı sürelere denk getirerek, bu kaz-kapatların önüne geçmek..
Ama..
Antalya’da bu Merkez hala işlerlik kazanamadı..
Ya da..
Birileri işlerlik kazanmaması için, adını bile anmıyor..
Sonuçta; her yer asfaltlanıyor, kaldırım taşları döşeniyor ama bir süre sonra tekrar tekrar kazılıyor..
Bunun artık son bulması lazım..

Bu kaz-kapatla ilgili olarak, geçen hafta Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı “cezai uygulama” bu açıdan çok hoşuma gitti..
Büyükşehir’in yeni yönetimi, -bana göre- ilk defa doğru bir icraat yaptı..
Kutluyorum..
Akdeniz Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (AKEDAŞ), Antalya'nın yeni düzenlenen caddelerinden Işıklar'da yaptığı kaz-kapat işi, Büyükşehir tarafından cezalandırıldı..
Genel Sekreter Mehmet Aktekin, şirkete kaçak kazı yaptığı gerekçesiyle 50 bin TL ceza kesildiğini açıkladı..
Umarım, bu uygulama yaygınlaştırılır da, kaz-kapatların tamamen önüne geçilebilir..

Burada, Genel Sekreter Aktekin’den sadece şunu öğrenmek istiyorum..
AKEDAŞ’a verdiğiniz bu ceza, sizin “prestij caddelerinizden biri” kazıldığı için miydi?
Yoksa, bu ceza bundan sonra izinsiz kaz-kapat yapılan bütün cadde ve sokaklar için de uygulanacak mı?
Eğer, ceza kapsamı sadece sizin “güzelleştirme(!) yaptığınız caddeler” için geçerliyse, “kutlarım” sözümü geri alacağım..

Burada, dikkat çekmek istediğim bir-iki konu var..

Antalya, sürekli inşaat yapılan bir kent..
Ancak, bu inşaat yapanlar belediyelerden izin almadan “kendi arazim kardeşim” diyerek, orada bulunan ağaçları kesip, yeşili yok ediyorlar..
Bununla da yetinmiyor..
İnşaat yaptığı sokakta veya caddede, inşaat yaptığı alanın önüne gelen kısmını da kendisininmiş gibi davranıyor ve su-elektrik gibi bağlantılar yapmak için başlıyor kazmaya..
Belediyelerden de biri gelip, “hoop birader, hele bir dur bakalım, sen ne yapıyorsun” diye sormuyor..
Örneğin, yaklaşık bir hafta önce yeni asfaltlanan Fener Mahallesi’ndeki bir sokak, önceki gün inşaatı yapanlar tarafından boydan boya kazılmış..
Belediye –belki- gelip yine buraya asfalt dökecek..
Merak ediyorum..
Bunun parasını o inşaatı yapan mı ödeyecek, yoksa bu para yine milletin cebinden mi çıkacak..
Buraya yapılacak “yama”nın, o asfaltın bozulmasını çabuklaştırması da cabası..

Belediyeler, artık bu tür uygulamaların önüne geçmek zorunda..
Bir yere inşaat yapacak olan da, belediye ile “koordinasyon” kurarak inşaatını yapmalı..
Keseceği ağacı da, kazacağı yolu ve kaldırımı da belediyeye bildirmeli, belediye de bunun “maddi karşılığını” o inşaatı yapan kişiden almalı..
Keseceği her bir ağaç için, müsait bir yere 10 ağaç dikme şartı getirilmeli..

Özetle..
Belediyelerden, kent halkının daha rahat faydalanabilmesi için, cadde ve sokakların sürekli kazılıp-kapatılmasını önlemelerini, bu arada inşaat yapanların ağaç katliamı yapmalarının da önüne geçilmesini istiyorum..
Bence bu, “en öncelikli görevleri” olmalı..