CHP’li Büyükşehir yönetiminin, özellikle de Başkan Mustafa Akaydın’ın 3.5 yıldır sürdürdüğü uygulamalar gösterdi ki..
Halkçı ve dürüst olmak, “sıradan bir iş” haline geldi..
Belediye Meclisi, yani Antalya’nın TBMM’si ortadan kaldırıldı, Başkan “kafasına göre takılıyor, işine geldiği gibi hizmetler yapıyor veya yapmıyor”..
Antalya’da adeta bir “dikta rejimi” hüküm sürüyor..

Bunu ben söylemiyorum.
İçinde CHP’lilerin de bulunduğu Büyükşehir Belediyesi’nin meclis üyeleri söylüyor..
Nereden çıktı bu?
Antalya halkı için son derece önem taşıyan, bir önceki Başkan’ın seçimi kaybetmesinde de büyük rol oynayan “AKILLI KART”ın Antalya macerasından çıktı..
Anlatalım..

Önceki gün yapılan Büyükşehir Meclisi’nde toplantı başlarken gündeme bu “AKILLI KART” konusu geldi..
Gündeml dışı söz alan CHP’li üye Remzi Sadi, 15 Eylül’de otobüs ve dolmuşlarda uygulanması planlanan “KENTKART” konusunda Meclis üyelerine hiçbir bilgi verilmediğini söyledi..
Sadi, Başkan Mustafa Akaydın’ı eleştirdi..
“Kentkart’la ilgili gelişmelerden belediye tarafından değil, bazı güzide gazetecilerin yazdıklarından öğreniyoruz, belediye böyle mi yönetilir” dedi..
“Antalyalı yeni bir otomasyonla karşı karşıya ve bunun kente ne getireceğini ne götüreceğini bilmiyoruz, esnaf ve halk buna hazır mı bilmiyoruz” dedi..
“Kentkart da devreye girdiğinde Antalyalı iki sistemle karşı karşıya kalacak, bu durumun hukuki bir dayanağı var mıdır belli değil, meclis üyelerine bu da anlatılmalı” dedi..

Ak Parti Grup Sözcüsü Murtaza Tamyürek de Remzi Sadi’ye destek verdi..
“Kentkart sisteminin taşıma esnafına UKOME kararıyla verildiğini biz de basından duyduk” dedi..
“Ulaşım işinin esnafa verilmesine karşı değiliz, ancak ortada bir hukuksuzluk var” dedi..
“Bir önceki ihalede esnafı KART konusunda yetersiz bulup eleyen encümen, bu kez UKOME kararıyla aynı işi esnafa nasıl verdi, anlayabilmiş değiliz” dedi..
“Antalya’da akıllı kart işi Arap saçı gibi oldu; 40-50 müfettiş gelse bu işin içinden çıkamayacak” dedi..
“Ne taşıyan, ne taşınan, ne taşıtan hiçkimse bu işten memnun değil, gelin meclise rayına oturtalım” dedi..
“Öyle ‘ben verdim’ diyerek oldu-bittiye getirmeyelim” dedi..

Buradan ne anlam çıkıyor?
“Bu AKILLI KART konusunda Büyükşehir Başkanı Akaydın ve yönetiminin, gözlerden kaçıracağı birşeyler var” anlamı çıkıyor..
“Halkkart konusundaki fiyaskonun üzeri örtülmeye çalışılıyor” anlamı çıkıyor..
Ama..
Daha önemlisi, “Büyükşehir’in CHP’li Başkanının ‘ben yaptım oldu’ diyen bir ‘dikta rejim’ zihniyetine sahip olduğu” anlamı çıkıyor..
Gariptir..
Bunu da “sıradan, basit bir olaymış” gibi göstermeye çalışıyor, meclis üyelerinden bile kaçırıyor..
Demek ki..
“Dürüst çalışma” denilen şey, CHP’li Büyükşehir’de böyle bir şeymiş..

Bu arada EŞGÜDÜM KURULU’na da buradan bir çağrı yapalım..
Madem Antalya’yı bu kadar çok düşünüyorsunuz, Büyükşyehir yönetiminin yarattığı bu AKILLI KART kaosu konusunda sesinizi çıkarma vakti gelmedi mi hala?
CHP’li üyeler bile isyan ederken, böyle sessiz kalmanız biraz tuhaf kaçıyor..
Buyrun sizleri de bekliyoruz..