Türkiye’nin yaş sebze ve meyve deposu Antalya’dan, tarım sektörünün geleceğine dair karamsar bir tablo çizildi. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, üretim maliyetlerinin altında kalan satış fiyatları ve artan ithalatın Türk çiftçisini bitme noktasına getirdiğini vurguladı. Başkan Nevzat Akcan, üretim merkezlerinde yaşanan ekonomik sıkıntının artık sürdürülemez bir boyuta ulaştığını ifade etti. Çiftçinin üretimden koptuğunu belirten Akcan, "Başkanım, bu gidişle yalnız çiftliği değil, memleketi batıracağız. Üç beş yıl sonra, tıpkı buğday ve pamuk ithal ettiğimiz gibi, sebzeyi de ithal eder hale geleceğiz" diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu. Sebze fiyatlarının en küçük bir yükselişinde hemen "enflasyonun sebebi" olarak gösterilmesine tepki gösteren Akcan, şu an piyasada domates dışındaki tüm ürünlerin (salatalık, patlıcan, silor, kabak) maliyetinin altında, zararına satıldığını hatırlattı.

İran’dan karpuz ithali
İthalat politikalarındaki plansızlığın yerli üreticiyi bitirme noktasına getirdiğini savunan Nevzat Akcan, özellikle yerli hasat dönemine denk gelen ithalata sert eleştiriler getirdi. Akcan, "Halde şu an İran karpuzu var; biz savaşan İran’dan karpuz getiriyoruz. Oysa bizim yerli karpuzumuz on güne çıkacak. Bırakın kendi çiftçimiz kazansın; ithalatın önünü bu kadar açmamak lazım" dedi. Benzer bir durumun limon üreticisinin de başına geldiğini belirten Akcan, limon para etmediği için ağaçların söküldüğünü, ancak ürün biraz değer kazandığında hemen ithalat kapılarının açıldığını, bunun da yerli üretime büyük darbe vurduğunu ifade etti. Ekonomik verilerin üretim motivasyonunu yok ettiğini dile getiren Akcan, yüksek faiz oranlarının ticareti durma noktasına getirdiğini söyledi. Gençlerin köylerde ve seralarda kalmak istemediğini, köylerin boşaldığını belirten Başkan Akcan, “Esnafın durumu çok kötü; yüzde 60 faizin olduğu yerde ticaret yapılmaz, insanlar mutlu olamaz. 2026 yılında ülkeyi daha zor günler bekliyor. İnsanlar evini, arabasını satıp bankaya koşuyor; çünkü üç milyonun aylık getirisi yüz bin lira olmuş. Kimse çalışmak istemiyor. Bu yüksek faizlerin karşısında üretim olmaz. Ben de dahil olmak üzere, büyük fabrikalar da küçülmeye gidecek” tespitlerinde bulundu

‘Sebze değil, lojistik pahalı’
Tüketicinin pahalılıktan şikayet ederken odağı yanlış yere çevirdiğini savunan Akcan, son bir ayda mazot fiyatlarına bağlı olarak nakliye maliyetlerinin yüzde 30 arttığına dikkat çekti. Sebzenin kendisinin değil, tarladan sofraya geliş yolculuğunun pahalı olduğunu vurgulayan Akcan, "Kimse ucuz sebze tüketeceğiz diye beklemesin; eğer sebze çok ucuz kalırsa çiftçiyi batırırız. İki üç yıl sonra paramızla dahi sebze bulamaz hale geliriz. Pazarcı da kazanmıyor, onlar da perişan" dedi. Türkiye'nin tarımdaki kendi kendine yetebilme özelliğini kaybettiğini ifade eden Akcan, girdi maliyetleri, kuraklık ve kaliteli eleman bulunamaması gibi sorunların sektörün belini büktüğünü söyledi. Geçmişte et, pamuk ve buğday ithal etmeyen Türkiye’nin bugün tohumda bile dışarıya bağımlı olduğunu hatırlatan Akcan, "Bu faiz oranlarıyla ticaret biter, üretim durur. Allah üretim yapan çiftçinin ve sanayicinin yardımcısı olsun" diyerek sözlerini tamamladı.




