Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, icra memurunun kapıya gelmesiyle birlikte yaşanan panik ortamının çoğu zaman hatalı kararları beraberinde getirdiğini vurgulayarak, “Vatandaşlarımız öncelikle kendilerine sunulan tebligatı dikkatlice okumalı ve neyle karşı karşıya olduklarını anlamalıdır. İlamsız icra takibinde borçluya tanınan 7 günlük itiraz süresi vardır. Bu süre içinde yapılan itiraz, takibi durdurur. Bu çok kritik bir haktır ve çoğu kişi bunu bilmediği için mağdur oluyor” dedi. Borçların daha önce ödenmiş olmasına rağmen icra takibi başlatılabildiğine dikkat çeken Gündüz, “Eğer borç ödendiyse dekont, makbuz gibi belgeler mutlaka saklanmalı ve gerektiğinde ibraz edilmelidir. Belgesiz hiçbir ödeme hukuken ispatlanamaz. Bu yüzden kayıt dışı ödemeler büyük risk taşır” ifadelerini kullandı. Toplumda en yaygın yanlışlardan birinin “borçtan dolayı hapse girilir” algısı olduğunu belirten Gündüz, “İcra borcu ya da kredi borcu nedeniyle doğrudan hapis cezası uygulanmaz. Ancak borçlu, icra dosyasında taahhüt verip bunu ihlal ederse ve yasal şartlar oluşursa tazyik hapsi gündeme gelebilir. Bu da istisnai bir durumdur” dedi.

‘Hacizde her eşya alınamaz’

Haciz işlemlerine ilişkin de önemli bilgiler paylaşan Gündüz, “Haciz sırasında evdeki her eşya alınamaz. Sadece borçluya ait ve haczi mümkün mallar hedeflenir. Zorunlu yaşam eşyaları, yani temel ihtiyaçlar haczedilemez. Ancak lüks sayılabilecek eşyalar hacze konu olabilir. Maaş hacziyle ilgili de vatandaşlarımızın bilinçli olması lazım. Kanuna göre maaş haczi kural olarak en fazla yüzde 25 oranında uygulanır. Daha yüksek kesintiler hukuka aykırı olabilir ve itiraz edilebilir. Bu arada aile konutu belirli korumalara sahiptir ancak tamamen haczedilemez değildir. Bu konuda her dosya kendi özelinde değerlendirilir. Vatandaşların ‘hiçbir şey olmaz’ düşüncesine kapılmaması gerekir. Ayrıca çocuklara ait kişisel ve zorunlu eşyalar haciz kapsamı dışındadır. Bu, kanunun açık koruması altındadır” diye konuştu.

‘Borç mirasçılara geçebilir’

Son yağışlarla özüne döndü
Son yağışlarla özüne döndü
İçeriği Görüntüle

Borçlunun vefatı halinde sürecin nasıl işlediğine de değinen Gündüz şöyle devam etti: “Eğer kredi sigortası varsa borç sigorta tarafından karşılanır. Ancak sigorta yoksa ve miras reddedilmezse borç mirasçılara geçer. Bu noktada mirasın reddi hakkı önemli bir seçenektir. Haciz işlemi yapılsa bile borçlunun malvarlığı yoksa fiilen tahsilat zorlaşır. Ancak bu, borcun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Dosya açık kalmaya devam eder. Haciz işleminden sonra 1 yıl boyunca herhangi bir işlem yapılmazsa haciz düşebilir. Ancak bu durum icra dosyasının kapandığı anlamına gelmez. Takip devam eder. Ödenmeyen borçlar varlık yönetim şirketlerine devredilebilir veya yapılandırma süreci başlatılabilir. Bu aşamada borçluya yeni ödeme planları sunulabilir.” Kredi kartı borçlarına da değinen Gündüz, “Kişi kendi belirlenen limit üzerinden sorumludur. Eğer bankanın izinsiz yaptığı bir limit artışı varsa, bu kısma ilişkin sorumluluk tartışmaya açıktır” ifadesini kullandı.

Muhabir: Esra ALTUNKES