Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, Antalya halinde özellikle karpuz üzerinden yaşanan tabloyu örnek göstererek, “Şu anda halde karpuz 20-25 lira bandında ama İran’dan gelen ürün piyasayı adeta istila etmiş durumda. Bu şartlarda yerli üreticinin ayakta kalması mümkün değil” dedi. Tarım sektörünün en kritik sorunlarından birinin sürdürülebilirlik olduğunu vurgulayan Akcan, son yıllarda üreticinin sistematik şekilde zarar ettiğine dikkat çekerek, “Son 10 yıldır üretici sürekli zarar ediyor. Her sene zarar eden çiftçi artık ekim yapmıyor. Domates fiyatlarının bugün 100 liraya çıkmasının sebebi de bu. Üretici küstürüldü” diyen Akcan, üretimin azalmasının doğrudan fiyat artışına yol açtığını ifade etti.

‘Ürün bol, üretici kazanamıyor’

Yaz sezonuyla birlikte ürün bolluğu yaşandığını ancak bunun üretici açısından bir kazanç anlamına gelmediğini belirten Akcan, mevcut tabloyu özetleyerek, “15 gün önce ürün yoktu, fiyatlar iyiydi. Şimdi ürün çoğaldı, fiyatlar düştü. Patlıcan 10 lira, kabak 20-25 lira. Bu fiyatlarla çiftçi nasıl para kazanacak? Bu şartlarda kim üretim yapar?” diye sordu. Akcan’a göre fiyatların düşmesi tüketici için kısa vadede olumlu görünse de, uzun vadede üretimin azalmasına ve daha büyük fiyat artışlarına zemin hazırlıyor. Tarımın sanayi üretiminden farklı olarak doğrudan doğa koşullarına bağlı olduğunu hatırlatan Akcan, son dönemde yaşanan hava olaylarının da üretimi olumsuz etkilediğini söyleyerek, “Önceki gün Antalya’da kar yağdı. Yayla bölgelerindeki meyveler zarar gördü. Tarım sadece ekonomiyle değil, doğayla da mücadele ediyor. Bu bir fabrika üretimi değil” ifadelerini kullardı

Kısa vadeli çözüm, uzun vadeli risk’

Tatil kentinde bu manzara maalesef hiç değişmiyor! Yayalar yolda, araçlar kaldırımda!
Tatil kentinde bu manzara maalesef hiç değişmiyor! Yayalar yolda, araçlar kaldırımda!
İçeriği Görüntüle

İthal ürünlerin piyasadaki dengeyi bozduğunu vurgulayan Akcan, bu durumun uzun vadede yerli üretimi bitirme riski taşıdığına dikkat çekerek, “İthalatla fiyatı geçici olarak düşürebilirsiniz ama üreticiyi kaybederseniz bir daha geri getiremezsiniz. Yerli üretim olmazsa yarın daha büyük kriz yaşarız” dedi. Hal sistemindeki en önemli sorunlardan birinin kayıt dışı ticaret olduğunu belirten Akcan, ürünlerin önemli bir bölümünün hale girmeden doğrudan büyük zincir marketlere yönlendirildiğini söyleyerek, “Bu sistem beyan esaslı. Ürünler gerçek fiyatının altında gösterilebiliyor. 100 liraya alınan ürün 40 liradan beyan ediliyor. Bu hem vergi kaybına yol açıyor hem de piyasadaki fiyat dengesini bozuyor” dedi. Akcan, hal sisteminin aslında bir “borsa” işlevi gördüğünü ancak bu yapının kayıt dışı ticaret nedeniyle zayıfladığını ifade etti.

‘Market de üretici de kazanamıyor’

Kamuoyunda sıkça tartışılan ‘Halden çıkan ürün neden pahalıya satılıyor?’ sorusuna da değinen Akcan, fiyat artışlarının tek bir sorumlusunun olmadığını belirterek, “Marketlerin de ciddi maliyetleri var. Kira, personel, nakliye ve en önemlisi fire. Ürünlerin yaklaşık yüzde 40’ı çöpe gidiyor. Bu maliyet ister istemez fiyatlara yansıyor. Yani ne üretici ne de market istediği kazancı elde edebiliyor” diye konuştu. ’Tüketicinin alım gücündeki düşüşün pazara doğrudan yansıdığını belirten Akcan, geçmişte görülmeyen uygulamaların artık yaygınlaştığını söyleyerek, “Eskiden karpuz kesilerek satılmazdı. Şimdi insanlar dilimle almak zorunda kalıyor. Bu, alım gücünün ne kadar düştüğünün göstergesidir” dedi. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyonun ana nedeni gibi gösterilmesine de tepki gösteren Akcan, asıl sorunun daha geniş bir ekonomik yapıdan kaynaklandığını ifade ederek, “Sebze ucuzladı ama enflasyon düşmüyor. Çünkü enflasyonun nedeni sebze değil. Biz ithalatçı bir ülke haline geldik. Asıl maliyet artışı diğer ürünlerde” diye konuştu. Akcan, özellikle kuru gıda ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının daha fazla dikkat çekmesi gerektiğini söyledi.

‘Tarımda gelecek için alarm veriliyor’

Mevcut gidişatın sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Akcan, tarım sektörünün geleceği için ciddi uyarılarda bulunarak, “Bugün fiyatlar düştü diye seviniliyor ama bu geçici. Ürün çoğaldığı için fiyat düştü. Ancak üretici kazanamazsa seneye ekim yapmaz. Asıl tehlike burada” dedi. Türkiye’de üretimin önemli bir kısmının pazarlama sorunu yaşadığını belirten Akcan, “Ürün var ama pazar yok. Asıl problem bu. Üretici üretiyor ama satacak alan bulamıyor. Tarım sektörü her geçen gün daha büyük bir belirsizliğe sürükleniyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Esra ALTUNKES