Önceki gün CHP İl binasında yapılan basın toplantısını duymuşsunuzdur..
İl Başkanı Devrim Kök ile Muratpaşa İlçe Başkanı Ercan Erkan, “seçimlerde ya önseçim yapılır ya da istifa ederiz” dedi..
Dün bunları ve detaylarını gazetelerde de okudunuz..
“Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü” misali..
Seçimlere -nereden baksanız- 1 yıldan fazla bir zaman varken..
“Önseçim” ise zaten CHP’nin tüzüğünde var ve uygulanmayı bekliyorken..
Kök ile Erkan böyle bir açıklamayı niye yaptı?
Ve “niye şimdi yaptı”?
Cevap veriyorum; biat ettikleri Hoca’nın talimatını yerine getirdiler..
Bunu size biraz anlatmam gerekiyor..
“Perde arkası”nda olan-biteni sizlerin de bilmeye hakkı var..

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın hayali, Büyükşehir’e yeniden aday olmak..
“Ceketimi koysam kazanır, Ak Parti’nin anketlerinde bile ben önde çıkıyorum” diyerek Genel Merkez’e yaptığı göndermeler pek etkili olmamış olmalı ki, sık sık Ankara’ya gidip geliyor..
Niye gidip-geliyor?
Yeniden “aday” olmayı garantiye almak için, çeşitli görüşmeler yapıyor..
Belki duymadınız..
Geçtiğimiz aylarda Genel Merkez, biri İzmir’den diğeri Mersin’den iki milletvekilini “Antalya’da nabız yoklamaya” göndermişti..
Döndüklerinde verdikleri raporda, “Akaydın ile seçimin kazanılması mümkün değil” dediler..
Daha sonra bu milletvekilleri sık sık Antalya’ya geldiler ve Akaydın’la oturup konuştular..
“Şimdi ikisi de Hoca’ya pek karşı değiller” yorumu yapılıyor..
Ama..
Bu durum Akaydın için yeterli değildi..
Kendisine biat eden İl ve Konyaaltı hariç diğer ilçe başkanlarına, “yeniden aday gösterilmek için bir şeyler yapmaları” konusunda telkinlerde bulundu..
İyi de..
Akaydın’ın “hizmet” anlamında “eğlence”den başka elle tutulur hiçbir şeyi yoktu..
“Neyi ön plana çıkarırsak Genel Merkezi etkileriz” konusunu kafa kafaya verip birlikte epeyce düşündüler..
Ve sonuçta, “önseçim” gibi demokratik bir olguyu ön plana çıkartarak “istifaederiz” ile sansasyon yaratma yoluna gittiler..

Peki.
Niye “önseçim” tehdidi ön plana çıktı?
Genel Merkez’in “3 kez anket yapılacak, kimin 1 oy daha fazla alacağına kanat getirilirse o aday gösterilecek” şeklindeki yaklaşımı, Akaydın’ın adaylığını garantilemiyordu..
Oysa..
Bir “önseçim”le bu garanti sağlanabilirdi..
Çünkü; Konyaaltı hariç İl ve ilçe teşkilatları emrini bekliyordu..
“Delegeler”le yapılacak bir önseçimde birinci sırada çıkacağı kesindi..
Bu nedenle de, şimdiden kolları sıvadı..
Ve elinin altındaki teşkilatlara, Genel Merkez’e karşı “önseçim” bayrağı açtırdı..
Göreceksiniz..
Bu tür girişimlerini kendisi “kesin aday” yapılıncaya kadar sürdürecek..
“Partisi aday göstermezse MHP’ye bile gidebilir, hatta bağımsız aday bile olabilir.. Çünkü aday gösterilmeyen değil, seçim kaybeden biri olmak istiyor” şeklinde konuşan CHP’liler var..
Hoca’yı izlemeye devam edin..

Henüz siyasetin başında olan ve “siyasi geleceğini” tehlikeye atan, Akaydın’a karşı duramayan CHP İl Başkanı Devrim Kök’e acıyorum..
Antalya’da dünya kadar sorun dururken..
Akaydın, sürekli yanlış tercihler ve yanlış icraatlarla Antalya’ya zarar verirken..
Bunlarla ilgili konulara eğilmesi ve bu tür sorunlara çözüm bulunması konusunda çalışma yapması beklenen Kök’ün, Akaydın’ın etrafında pervane olmasını halk affeder mi bilemem..
Ne olursa olsun..
CHP Genel Başkanlığı yapmış Deniz Baykal için “davet ediyorum gelmiyorlar” diyerek hedef yapmak yerine, gidip “sevgili başkanım, benden bir isteğiniz var mı” diye gönlünü almaması affedilir mi, onu da bilemem..
Ama..
Ercan Erkan ile Devrim Kök için, “istifa tehdidi”nin faturasını siyasi açıdan ağır olacaktır..
Bu böyle biline..
Biz uyarımızı yapmış olalım..