CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Antalya gezisini tamamlayıp kentten ayrıldı.
Deyim yerindeyse batı ilçelerini adım adım gezdi, halkla bütünleşti.
Gelen önerileri not aldı, Antalya’nın nabzını tuttu.
Tabi her zamanki gibi CHP milletvekilleri Deniz Baykal başta olmak üzere, Osman Kaptan, Yıldıray Sapan ve Arif Bulut kendisini karşılamadı. Karşılamayı geçtim, hiçbir toplantısında yer almadılar.
Yanında yer alanlar ise kendine çalıştı.
Bunlardan biri de Bekir Kumbul’du.
Bir dönem Antalya siyasetinin başrollerinde oynayan Kumbul, yeniden kolları sıvamışa benziyor.
Baykal’ın gidişiyle yeniden partiye katılan eski başkan Kumbul, iki gün boyunca Kılıçdaroğlu’nu adım adım takip etti. Belli ki yeniden bir yerlere aday olmak istiyor. Hedefi Büyükşehir. Ancak O’na bu fırsatı vereceklerini düşünmüyorum.
Bana göre Antalya’da Kumbul defteri kapanmıştır. Bu saatten sonra hiçbir yere aday gösterilmez. Dolayısıyla bir beklenti içinde olması hayalden öteye bir şey değildir.
Kılıçdaroğlu’nun Antalya’daki gezisinde öne çıkan konu kuşkusuz Büyükşehir Belediyesi Başkan adayın meselesiydi. Partililer Kılıçdaroğlu’nun bir mesaj verip vermeyeceğine kilitlendi. Kılıçdaroğlu, bir konuşmasında Akaydın’ı yanına çağırarak, “Sizlere Anakent Belediye Başkanını tanıştırmak istiyorum. Biliyorsunuz Antalya anakent oluyor. Hoca da sizlere hizmet edecek” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri “Hocaya yeniden adaylık yolu mu açıldı?” yorumlarını beraberinde getirdi.
Bazı çevreler adaylık yolunun açıldığını söylese de ben öyle düşünmüyorum.
Kılıçdaroğlu içgüdüsel olarak partilisine yani Hoca’ya sahip çıktı. Birilerine meze yapmadı. Aynı şekilde diğer CHP’li başkanları da sahiplendi. Bu mantıkla hareket edersek onlara da adaylık yolunun açıldığını söylemeliyiz.
Yerel seçimlere bir yıldan fazla bir süre var. CHP’de kimlerin aday gösterileceği şimdiden belli olmaz. Kasım veya Aralık’ta adayların netleşeceğini düşünüyorum. Bugünden ortaya atılan bütün isimler bana göre hayal ürünüdür. Kısacası köprünün altından daha çok su akacak.