Antalya'da nöbetçi eczaneler: 7 Eylül
Antalya'da nöbetçi eczaneler: 7 Eylül
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de hayat pahalılığı vatandaşın borç yükünü artırırken, bankacılık sektörüne ilişkin son veriler dikkat çekici tabloyu ortaya koydu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 28 Ağustos 2026 haftasına ilişkin verilerine göre tüketici kredileri ile bireysel kredi kartı borçlarının toplamı 6 trilyon 891,5 milyar liraya yükseldi. Tüketici kredileri 3 trilyon 452,5 milyar lira, bireysel kredi kartı alacakları ise yaklaşık 3 trilyon 439 milyar lira seviyesinde bulunuyor.

‘İhtiyaç kredileri başı çekiyor’

Tüketici kredilerinin yaklaşık 2 trilyon 584 milyar lirasını ihtiyaç kredileri oluşturuyor. Konut kredileri 826,9 milyar, taşıt kredileri ise 41,8 milyar lira seviyesinde. İhtiyaç kredilerindeki yüksek pay, vatandaşın krediye yalnızca konut veya araç almak için değil, günlük harcamalarını ve mevcut borçlarını karşılamak için de başvurduğunu gösteriyor. Kira, gıda, fatura ve ulaşım gibi temel giderlerin gelirleri zorlamasıyla kredi kartları da birçok hane için önemli bir finansman aracına dönüşüyor. Kart borcunun tamamı ödenemediğinde ise borç bir sonraki aya devredilerek faiz yüküyle birlikte büyüyor.

Takipteki alacaklar 845 milyar

Borçluluk tablosundaki en dikkat çekici gelişmelerden biri de takipteki alacaklardaki artış oldu. Bankacılık sektörünün takipteki alacakları bir haftada yaklaşık 5,98 milyar lira artarak 844 milyar 947 milyon liraya ulaştı. Bu yükseliş, kredi kullanan kesimin bir bölümünün borçlarını zamanında ödemekte zorlandığını ortaya koyuyor. Vatandaşın mevcut borcunu yeni krediyle kapatmaya çalışması ise borç yükünün daha da büyümesi riskini beraberinde getiriyor. Vatandaşın borcu büyürken bankaların kârlılığı da dikkat çekti. Türkiye’nin aktif büyüklüğü en yüksek 10 bankasının 2026 yılının ilk yarısında toplam 415,7 milyar lira kâr elde ettiği bildirildi. Bir tarafta 7 trilyon liraya yaklaşan bireysel borç, diğer tarafta yüz milyarlarca liralık banka kârı bulunması ekonomik tablonun iki farklı yüzünü ortaya koydu. Yüksek faiz ortamı bankaların gelirlerini artırırken, aynı durum kredi kullanan vatandaşın borçlanma maliyetini yükseltiyor.

25 milyon dosya icrada

Borç yükünün vatandaş üzerindeki en somut yansımalarından biri de icra dosyalarında görülüyor. İcra dairelerindeki aktif dosya sayısının 25 milyonu aştığı belirtiliyor. Kredi kartı, ihtiyaç kredisi ve diğer borçlarını zamanında ödeyemeyen vatandaşlar açısından süreç, gecikmenin ardından yasal takip ve icraya kadar uzanabiliyor. Ekonomik tablonun en kritik noktalarından biri, vatandaşın mevcut borcunu yeni borçla kapatmaya çalışması. Kredi kartı borcunun ihtiyaç kredisiyle kapatılması veya yeni kredi kullanılarak eski borcun ertelenmesi kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede toplam geri ödeme yükünü artırabiliyor. Bu nedenle asıl soru, vatandaşın ne kadar kredi kullandığından çok bu borcu hangi gelirle ödeyeceği olarak öne çıkıyor. BDDK’nın verileri, bireysel borçluluğun ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyor. 6,9 trilyon liralık tüketici kredisi ve kredi kartı borcu, 845 milyar liraya yaklaşan takipteki alacak ve 25 milyonu aşan icra dosyası, vatandaşın borç baskısını ortaya koyuyor. Buna karşılık en büyük 10 bankanın 415,7 milyar liralık kârı, ekonomik tablonun diğer yüzünü oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde kredi maliyetleri, gelirlerin enflasyon karşısındaki durumu ve borç yapılandırmaları belirleyici olacak.

Muhabir: Esra ALTUNKES