13'üncü Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin açılış gecesi öncesinde düzenlenen basın toplantısında Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın yine coşmuş..
"Sayın Fazıl Say'dan geçen sene yaşadığı uygar bir ülkede yaşanmaması gereken olaylar ve yargısal facialar nedeniyle Antalya halkı adına, ülkem adına özür diliyorum” demiş..
Bununla da kalmamış..
“Bu yaşananlardan dolayı da utanç duyduğumu ifade etmek istiyorum” diye ilave etmiş..

Bir hukuk devletinde..
İşine geldiği yerde, “yaptığım işler hukuka uygundur” diyerek, “hukuka saygılı” olduğunu göstermeye çalışan Akaydın..
Kendisini eleştirenler hakkında dava açıp, “hukuk”tan medet uman Akaydın..
Fazıl Say’la ilgili “hukuki bir işlem” konusuna “yargısal facia” diyor..
Üstelik, ülkesi adına özür diliyor ve “utanç duyduğunu” söylüyor..

Çok detaya girmeyeceğim..
Fazıl Say’la ilgili “hukuki” bir süreç yaşandı veya yaşanıyorsa, bunun kararını yine hukukçular verebilir ancak..
Benim anlayamadığım, Akaydın’ın sözleri..
Maaş vermediği işçisi için “utanç” duymuyor, ama Fazıl Say için utanç duyuyor..
Bu kentliye attığı “Halkkart” ve bu gibi kazıklar ve yaşattığı eziyetler için Antalya halkından özür dilemiyor, ama Fazıl Say’ın yaşadığı eziyet için ülke adına özür diliyor..

Merak ediyorum..
Bu Akaydın kendini ne sanıyor?
CHP’nin genel başkanı veya Başbakan falan mı?

Sen kimsin ey Akaydın..
Fazıl Say büyük bir sanatçıdır, olabilir..
Ama..
“İnsan hakkı” olarak, diğer insanlardan ne farkı vardır?
Biri sanatçı, biri başkan, biri vekil, müdür, bakan diye “imtiyazlı bir sınıf” yaratmanın peşinde misin sen?
Sahip çıkacaksan, önce bütün insanlara sahip çık..
Niye haksızlığa uğradığına inandığın Fazıl Say’dan özür diliyorsun da, maaş vermeyip aç bırakarak haksızlık yaptığın o ailelerden özür dilemiyorsun?
Bir de “sol oylara” talipsin öyle mi?
Yazıklar olsun sana..

…………………………………..

Siz bu ‘artist’lere bakmayın..

Neymiş?
Bölücübaşı Abdullah Öcalan “bitirin” demiş de, açlık grevi yapanlar bu grevlerini bitirmiş..
Haberi böyle yapan meslektaşlarıma mı kızayım, bu tür haberlere inanıp bölücübaşını gözünde büyütenlere mi yanayım, şaşırdım doğrusu..
Yahu, buna kargalar bile güler..
Abdullah Öcalan, “birilerinin” kullandığı kukladan başka bir şey değil..
BDP’li milletvekilleri de öyle..
Onlar, kendilerine verilen rolü oynuyorlar sadece, o kadar..
Çünkü, “Türkiye’de sorunların bitmesini istemeyenler” işi böyle yürütüyor..

Örneğin; Kürt sorunu çözülemez..
Çözmezler..
Çünkü..
Birileri sürekli besleniyor bu işten..
Kan gölünün içinde saltanat sürenler var..
ABD’de birileri bu işten besleniyor..
AB’de birileri bu işten besleniyor..
Onların yol verdiği içimizdekiler de bu işten besleniyor..
Kürt vatandaşlarımız da, bu ülke de zerre kadar umurlarında değil..
Olur a..
Kürt Sorunu çözülürse..
Onlar da çözülür..
Siz esas onlara bakın, bu kuklaları da gözünüzde fazla büyütmeyin,