ABD Başkanı Donald Trump’ın dünya ticaretini sarsan gümrük vergisi politikası şimdi bambaşka bir sonuçla gündemde. Trump yönetiminin ithal ürünlere uyguladığı ve daha sonra mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunan bazı gümrük vergileri nedeniyle şirketlere yaklaşık 100 milyar dolarlık iade yapılması süreci başladı.

Ortada çok büyük bir para var. Yaklaşık 100 milyar dolar, Türkiye açısından düşündüğümüzde de küçümsenecek bir rakam değil. Bu para, daha önce ABD’ye mal getiren ithalatçı şirketlerden gümrük vergisi olarak alınmıştı. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi'nin Şubat 2026'da söz konusu tarifelerin önemli bir bölümünü geçersiz kılmasıyla birlikte, tahsil edilen paraların geri ödenmesi gündeme geldi.

ÖNCE VERGİ ALINDI, SONRA GERİ VERİLİYOR

Trump yönetiminin ticaret politikasının temelinde “Amerikan üreticisini koruma” düşüncesi bulunuyordu. Yurt dışından ABD’ye gelen mallara yüksek gümrük vergileri konuluyor, böylece ithal ürünlerin pahalılaşması ve Amerikan şirketlerinin daha fazla üretim yapması hedefleniyordu.

Ancak gümrük vergisinin faturası sadece yabancı ülkelere çıkmadı. ABD'deki ithalatçı şirketler de bu vergileri ödedi. Birçok şirket de artan maliyeti ürün fiyatlarına yansıttı. Böylece sonuçta faturanın bir bölümü Amerikan tüketicisinin cebinden çıktı.

Şimdi ise mahkeme kararının ardından süreç tersine dönmüş durumda. Daha önce gümrük vergisi ödeyen şirketler, bu paraların iadesini talep ediyor. 31 Temmuz itibarıyla yaklaşık 252 bin 496 iade beyannamesi kapsamında 25,1 milyon ithalat işleminin sisteme girdiği bildirildi. Yaklaşık 100 milyar dolarlık tutarın da Hazine'ye ödeme için aktarılmak üzere ayrıldığı belirtiliyor.

166 MİLYAR DOLARLIK FATURA

Burada dikkat çeken başka bir rakam daha var. Trump yönetiminin söz konusu tarifelerden yaklaşık 166 milyar dolar gelir elde ettiği belirtiliyor. Yaklaşık 100 milyar dolarlık kısmının iade sürecine girmesi, paranın önemli bölümünün yeniden şirketlere dönmesi anlamına geliyor.

Yani devlet önce şirketlerden para aldı, sonra mahkeme kararıyla bu paranın büyük bölümünü geri vermek zorunda kaldı.

Bu durum ekonomi açısından önemli bir soru ortaya çıkarıyor: Bu paranın yükünü kim taşıdı?

Çünkü gümrük vergisini ilk aşamada ithalatçı şirket ödese de şirketler çoğu zaman bu maliyeti ürün fiyatlarına yansıtıyor. Dolayısıyla yüksek fiyatlarla karşılaşan tüketici de bu sistemin yükünü taşıyor. Şimdi şirketlere geri ödeme yapılırken, tüketicilerin aynı ölçüde bir geri ödeme alıp almayacağı ise tartışma konusu.

ŞİRKETLERİN KASASINA GİREN PARA TÜKETİCİYE DÖNECEK Mİ?

İşin en tartışmalı tarafı burası.

Bir şirket geçmişte gümrük vergisi nedeniyle ürün fiyatını artırdıysa ve şimdi ödediği verginin parasını geri alıyorsa, tüketici de “Ben daha pahalıya aldığım ürünün parasını geri alacak mıyım?” diye soruyor.

Şu anda ABD’de bunun herkes için otomatik şekilde yapılmasını sağlayan genel bir sistem bulunmuyor. Bazı şirketlerin fiyat indirimleri yapması veya müşterilere çeşitli şekillerde yansıtması mümkün olsa da gümrük vergisi iadelerinin tamamının doğrudan tüketicilerin cebine girmesi beklenmiyor. Bu nedenle şirketlerin elde edeceği iadeler ile tüketicilerin ödediği yüksek fiyatlar arasında ciddi bir tartışma ortaya çıkmış durumda.

Örneğin Apple, Amazon ve Nike gibi büyük şirketlerin de gümrük vergisi iadelerinden yararlanabilecek şirketler arasında olduğu bildiriliyor. Bazı şirketler bu parayı maliyetlerini azaltmak, bazıları kârlarını güçlendirmek, bazıları ise fiyat politikalarında değişiklik yapmak için kullanabilir.

TRUMP’IN TİCARET POLİTİKASINA BÜYÜK DARBE

Bu gelişme Trump’ın ekonomi politikası açısından da önemli.

Trump, gümrük vergilerini uzun süre ABD ekonomisini koruyacak güçlü bir araç olarak savundu. Ancak mahkeme kararının ardından milyarlarca dolarlık tahsilatın geri ödenmesi, bu politikanın maliyetini daha görünür hale getirdi.

Üstelik konu sadece 100 milyar dolarlık iade ile sınırlı değil. Daha önceki mahkeme dosyalarında toplam geri ödeme yükümlülüğünün çok daha yüksek olabileceği belirtilmişti. Haziran ayında bazı ABD'li senatörler, yaklaşık 166 milyar dolarlık tahsilatın tamamının iade edilmesini talep etmişti.

TÜRKİYE AÇISINDAN DERSLER VAR

Bu olay Türkiye açısından da önemli bir ders taşıyor.

Gümrük vergileri sadece devletlerin birbirine uyguladığı bir ekonomik silah değildir. Sonunda bu vergiler ürün fiyatlarına, şirketlerin maliyetlerine, yatırımlara ve tüketicinin cebine yansıyabilir.

Bir ülke ithal ürüne yüksek vergi koyduğunda ilk bakışta “Yabancı mal pahalandı, yerli üretici korunuyor” denilebilir. Fakat ithal edilen hammadde, enerji, makine ve ara malı da pahalanırsa bu kez yerli üreticinin maliyeti artar. Sonuçta vatandaş daha pahalı ürün satın almak zorunda kalabilir.

ABD'deki 100 milyar dolarlık iade süreci, ticaret savaşlarının ne kadar karmaşık sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

Kısacası, gümrük vergisi koymak kolay, faturayı yönetmek zor. Trump yönetiminin yıllarca savunduğu tarifeler şimdi milyarlarca dolarlık geri ödeme dosyasına dönüşmüş durumda. Şirketler paralarını geri almaya çalışırken, Amerikan tüketicisinin aklındaki soru ise hâlâ aynı:

“Bizim ödediğimiz yüksek fiyatlar ne olacak?”

İşte önümüzdeki dönemde ABD ekonomisinin en önemli tartışmalarından biri de bu olacak.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

[email protected]