Yazının başlığı sizde önümüzdeki mayıs ayında yapılacak siyasi seçimleri aklınıza getirip ‘Cem siyasete de mi girdi?’ dedirtmesin.
Siyasi seçimler ülkeler için ne kadar önemliyse insanın seçimleri de o kadar önemlidir.
İnsan dünyaya gelişimi sonrasında verdiği kararlarla yaşamdaki mutluluğu, mutsuzluğu (ben mutsuzluğa ilk başta karşı tarafa sunulan sahte mutluluk diyorum) başarı ya da başarısızlıklara giden yolları seçer.
Başımıza gelenleri (afetleri) biz seçmiyoruz, ama sonrasında ne yapmamız gerektiğini biz seçiyoruz. Olaylara ve bize zarar verecek olaylara verdiğimiz ya da vermediğimiz tepkiyi biz seçiyoruz.
Kadınların özellikle de kariyerli mesleki başarılı olan kadınların yaşadıkları travmayı atlatmalarını istemeyen yakın çevresinde bulunan sahte duygulu insanlar başarı ve kariyer sahibi bu kadınlarda özgüven eksikliği yaratarak eski başarıları için yaşının geçtiğini vurgulayarak umutsuzluk körüklemeleriyle ortaya çıkıyor.
Ve bu tür duygu yalancısı insanlar kadının seçim yapma hakkını onda oluşturduğu korku ve zorluk duygularını pompalayarak o başarılı kadını kendisine uydu yapıyor.
Ve böylece kariyer elde etmiş mesleki başarılı olan kadın pes ettirilip bir nevi esir alınıyor.
Halbuki güçsüz kadın yoktur, moral motivasyonu erozyona uğratılan güçsüzleştirilen kadın vardır.
İşte bu yüzdendir ki özellikle de kadınlar yaşamlarında adımlar atarken kendilerine zarar verecek tedavisi zor seçimler yapmamalı.
İnsanlar özellikle de kadınlar seçim yaparlarken doğruları ve yalanları yalancıları iyi sentez yaparak onlara karşı dik durabilmeli.
Hemcinslerine göre daha önde olan kadınlar pembe tuzaklara düşmemek, emrivakilerle karşılaşmamak için kendisiyle ilgili vereceği majör kararlarda geleceğinde kimliğiyle, özgürlüğüyle, başarılarıyla, yaşam boyu yüzünün gülmesi ya da bunların tersi hayatında önemli kötü bir darbe alacağını unutmamalı.
Kadın, özellikle de kariyerli bir kadın kendisini toparlayarak özgüven tazelemesi yaparak yeniden eskisinden de daha güçlü bir kadın profili çizerek etrafında kendisini demoralize edenlerden uzaklaşarak başaracaktır.
Çünkü bazı kadınlar kendilerini okyanusta sanırken onları okyanusların derinliklerinin bazı bölgelerindeki oksijensiz ortamlara sürükleyerek nefessiz bırakarak kendilerine mahkum etme çabalarını fark ederek su üstüne çıkıp oksijene kavuşmalarıyla güçlerine döneceklerdir.
Kadınlar hayır demesini bildiği ve pes etmediği sürece rüzgarlarda savrulmazlar ve boyunduruğa girmezler.
Gönlünüz dostluk ve spor dolsun.