Antalyaspor Süper Lig’den bir alt kümeye düştü.

Bu düşüşün temel nedeni ne kulübün kötü yönetilmesi ne kentin kulübe sahip çıkmaması ne de yeteneksiz futbolculardan kurulu bir takım olmasıdır.

Bu düşüşün asıl nedeni “parasızlıktır ve paranın olmayışı sonunda borçlarını ödeyememesi ve transfer yapamamasıdır…”

Ve işte bu duruma düşülmemesi için “Menderes Türel,” ikinci döneminde kulübün sürekli bir gelire sahip olmasını sağlamak amacıyla kentin hafriyat işlerini Antalyaspor’a aktardı.

Ancak iyi niyetle yapılan bu işlem zaman içinde kötü niyetli insanların gelir kaynağı haline geldi.

Hafriyatçılar Odası yöneticileri ve kamyoncular, hafriyat sahasını işleten şirketler, belediye bürokratları ve işin ucundan tutan herkesin kasasına büyük paralar aktı ama Antalyaspor’un kasasına ancak damlayabildi.

Savcılığın konuyla ilgili açıklamasına göre; 2017-2025 arasında hafriyattan “3 milyar liralık” kaynak elde edildi ama işin ilginç yanı yapılan tüm araştırmalara rağmen “bu paranın nerede, kimlerin kasasında olduğu bulunamadı…”

Yani, bir kısmı belediyenin ve bir kısmı da Antalyaspor’un kasasında olması gereken para kayıp(!)

Savcılık, konunun üzerine gitti ve son bir yıl hafriyat işlerini yürüten Büyükşehir Belediye şirketi olan “Sosyal Hizmetler A.Ş”yi mercek altına alarak soruşturma başlattı.

Bunun üzerine sorumluluğu üzerlerinden atmak için Büyükşehir Belediye Encümeni, şu anda içinde hafriyat yolsuzluğu konusunun da bulunduğu çeşitli suç iddialarıyla tutuklu bulunan “Genel Sekreter Cansel Çevikol Tuncer” başkanlığında toplanarak “2872 sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hafriyat taşıyan yaklaşık 100 kamyon sahibi ve şoförü ile 1500 civarında inşaat firmasına 500 bin ile 3 milyon lira arasında değişen miktarlarda ceza verilmesi kararı alındı.”

Böylece Savcılığa, biz gereğini yaptık mesajı verildi ve Belediye içindeki bürokratların üzerine gelinmesi engellenmek istendi…

Ancak ceza verilen kamyoncular ve inşaat firmaları verilen ceza kararının hukuka uygun olmadığını, asıl sorumlular dururken kendilerinin sorumluymuş gibi gösterildiğini ve mağdur edildiklerini belirterek mahkemeye başvurdular…

Ve açılan bu davalardan birisi iki gün önce sonuçlandı.

“Avukat Evrim Sağdıç tarafından yapılan açıklamaya göre; temsil ettiği inşaat şirketinin Antalya 4. İdare Mahkemesine açtığı, Esas No: 2025/1520 ve 2026/386 nolu kararıyla dava sonuçlanmış ve Büyükşehir Belediye Encümeninin aldığı ceza kararı hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş.”

Bunun üzerine yerel mahkemenin aldığı bu karara Büyükşehir hukukçularınca Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilerek bozulması talep edilmiş ancak, “Antalya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi tarafından Esas No:2026/1119 ve 2026/613 nolu kararı ile istinaf talebi reddedilerek yerel mahkemenin verdiği iptal kararı doğru bulunmuş.”

Yargıtay yolu kapalı olarak verilen istinaf kararı “KESİNLEŞMİŞ…”

Bu kararlar sonrası her şey yeniden başa döndü.

Savcılığın hafriyat yolsuzluğunda hangi aşamada olduğunu bilmiyoruz.

Ancak bu kararlar sonrası, savcılığın belge ve bilgileri, ifade ve itirafları yeniden gözden geçirmesi gerekecektir.

Bu anlamda bir yıla yakındır Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğini başarılı şekilde sürdüren ve hiçbir yolsuzlukla adı yan yana getirilemeyen “Sayın Büşra Özdemir’in” hafriyat yolsuzluğunun ortaya çıkarılmasına büyük destek olacağına inanıyorum…