Referandum paketinde yeralan bir madde, vatandaşın devlet ile yaşadığı sıkıntılarda çözüm makamı oluşturuyor. Değişiklik paketi ile getirilen Ombudsmanlık Kurumu, halkın hayatında ne gibi kolaylıklar sağlayacak?
 Bu maddeye ?evet? veya ?hayır? dememiz için bize olanak sağlayan iktidar, bu konuda şunları savunuyor: ?Değişiklikle, idarenin her türlü iş ve işlevinden dolayı haksızlığa uğrayan veya uygunsuz muamele ile karşılaşan vatandaşların şikayetlerini iletecekleri bir denetim mekanizması kurulmaktadır.
 Bazı ülkelerinde Ombudsmanlık denen bu Kurum, bir Kamu Denetçiliği kurumudur. Vatandaşlar, mahkemeye müracaat etmeden, karşılaştıkları sıkıntıları Kamu Denetçiliği Kurumu aracılığı ile ilk elden çözüme kavuşturabilecek ve hakkın çok daha seri olarak tecelli etmesini sağlayabilecektir.
 Daha önce aynı konu ile ilgili olarak çıkarılan Kanun, anayasal bir dayanağı olmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
 AB Katılım Ortaklık Belgesi ve Ulusal Program uyarınca kurulması gereken ve Avrupa Komisyonu?nun tüm ilerleme raporlarında eksikliği vurgulanan Kamu Denetçiliği?nin kurulması, mevcut Anayasamızın 74.maddesi değiştirilerek mümkün hale getirilmiş olacaktır. Kamu Denetçiliği Kurumu?nun başına getirelecek Kamu Baş Denetçisi TBMM tarafından seçilecek, bu kurumun işleyişi ve yaptırım gücü ile ilgili detaylar kanunla düzenlenecektir.
 Bu kurumla birlikte, artık vatandaşlarımızın idarenin iş ve işlemleri ile ilgili olarak ?Yok mu buna müdahale edecek birileri??, ?Devlet nerede??, ?Bu da olmaz?, ?Bu kadarına da pes!?, ?Hak, hukuk yok mu?? gibi itiraz, sızlanma ve yakınmalara cevap verecek ve mahkemelerin görev alanı dışındaki konularla ilgili bir muhatap bulunacaktır.
 Demokratik yönetimlerde bireysel haklar ve bireyin idare karşısında güçlü hale getirilmesi esastır. Totaliter yapılarda millet, devlet için var kabul edilir; halbuki demokratik hukuk devletlerinde devlet, millet için vardır.
 Demokratik hukuk devletlerinde devletin varlık sebebi, vatandaşların güvenliğini, akıl, ruh ve beden sağlığını ve haksızlıklar karşısında haklarını korumak, başta eğitim olmak üzere kamunun tüm imkanlarından yararlanmasını sağlamaktır.
 Tüm bunlar yapılırken adalet duygusunun zedelenmemesini sağlamak da devletin görevidir.
 Bilgi edinilmesi, kamu yönetiminde şeffaflığın sağlanması ve vatandaşın idare karşısında elinin güçlenmesi ve kişi haklarının garanti altına alınması, demokratikleşmenin olmazsa, olmazıdır. Bu bağlamda, Kamu Denetçiliği Kurumu?nun, önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.?
 Sorunun yanıtı bu şekilde.. Bir önemli soruda, Anayasa değişikliği ile 12 Eylül 1980 Darbesi?nin failleri ve yardımcılarının yargılanıp, yargılanmayacağı ile ilgili.
 Ak Parti?nin bu konudaki yanıtı da, şu şekilde: ?Anayasa?nın geçici 15. maddesi 12 Eylül Darbecileri?ni, onların tercihi ile oluşan Danışma Meclisi üyelerini ve Milli Güvenlik Konseyi?nin işbaşına getirdiği hükümetleri yargılanamaz ve hesap sorulamaz hale getirmiştir.
 Darbelerin tipik bir geri kalmışlık göstergesi olduğu, medeni ve kalkınmış ülkelerde darbenin adının bile itici olduğu bilinmektedir. Hukukun üstünlüğüne dayalı devletlerde ?yapanın yanına kar kalması? sözkonusu değildir. Amaç geçmişin acılarını deşmek ve bugüne taşımak değil, dünden ders çıkararak, günümüzde ve yarınlarda yeni yanlışlar yapılmasının ve acılar çekilmesine mani olmaktır.