Yıllardır tartışırız..
Sivil toplum örgütleri..
?Siyasetin arka bahçesi midir, değil midir??
Örgüt yöneticileri de, siyasetçiler de ?değil? derler..
Ama..
Hepimiz biliriz ki..
Sivil toplum örgütleri Türkiye?de ?siyasetin arka bahçeleri?dir..
?
Nedir sivil toplum örgütü?
Resmi kurumlar dışında ve bunlardan ?bağımsız? olarak çalışırlar..
Politik, sosyal, kültürel, hukuki ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları yaparlar..
İkna ve eylemlerle temsil ettikleri grubun sesini duyurmaya çalışırlar..
Üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alırlar..
Kâr amacı gütmezler..
Ve..
Gelirlerini bağışlar ve/veya üyelik ödemeleri ile sağlarlar..
?
Özeti, tarifi budur..
?
Sivil toplum örgütlerinin içinde, bir de ?meslek örgütleri vardır..
Belirli bir mesleğe mensup kişilerin üye oldukları kurumlardır..
Bu kuruluşlara avukat, doktor, mimar, mühendis, şoför... vb. mesleklere sahip kişiler üye olurlar..
Mesleklerini serbestçe ve lisanslı olarak yapabilmek için bu kuruluşlara üye olmak gerekir..
Bu kuruluşlar, kafasına esen herkesin kurduğu şeyler değildir..
Kanunla kurulurlar..
Yani..
Aslında kamu otoritesinin istemesiyle oluşturulurlar..
Ama..
Kendi kendilerini idare ederler..
Burada devlet, yönetimde filan yer almaz, denetim yapabilir..
Bu nedenle ?yarı resmi? kurumlardır..
?Tarafsız olmak, hiçbir siyasi oluşum içinde yer almamak? gibi bir misyonları vardır..
?
Demokrasinin olmazsa olmazları olan bu sivil toplum örgütlerinin görevinin, ?devleti kontrol etmek? olduğu söylenir..
Hatta..
Sivil toplumun, ?devlete bir alternatif? olduğunu iddia edenler de vardır..
Bu nedenle..
Siyasetçiler, sivil örgütleri ?kendi taraflarına? çekmek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar..
?
Bunun son örneğini önceki gün yaşadık..
3 Ocak 2010?da Antalya?da bir seçim var..
Servisçiler yeni yönetimi seçecekler..
Adaylar, ?beni? seçin? diye üyelerine projelerini anlatıyor..
Ama..
Bakıyorsunuz..
Bu yarışta hiç olmaması gereken siyasetçiler, hemen ön plana çıkıyor..
İl Başkanı?ndan belediye başkanlarına kadar bir siyasi partiyi, adaylardan birinin yanında görüyorsunuz..
Bu ne demektir?
Eğer, o siyasi partinin desteklediği aday seçimi kazanırsa..
Servisçiler Odası, artık o partinin ?arka bahçesi? demektir..
?
Peki..
Servisçiler Odası?nın üyeleri o partinin sempatizanı değilse ne olacak?
İşte zurnanın ?zırt? dediği yer burası..
Genel veya yerel bir seçim olduğunda..
Oda Başkanı?nın gösterdiği yere oy vermeyen üyeyi zor günler bekliyor demektir..
Oda?dan ayrılması için ?her türlü zorlama? ile karşı karşıyadır artık..
?
Bu bir örnek..
Yüzlerce, binlerce sivil-meslek örgütü var..
Milyonlarca üyesi var..
Her üye, bir oy demektir..
Bu nedenle..
Her zaman siyasetçilerin iştahını kabartırlar..
Yani..
Hiçbir sivil örgüt, ?biz arka bahçe değiliz? demesin..
Belediye başkanlarına bakın..
Milletvekillerine bakın..
Çoğu sivil toplum örgütünün başından oraya geçmiştir..
Örgüt, onun için bir basamaktır..
Bu, böyle de devam edecektir..