İnternetteki sosyal medya, bazen çok işe yarıyor..
Tekirdağ Belediyesi’nin sokak hayvanları için yol kenarlarına koyduğu “mama kutularını” da, İnegöl Belediyesi’nin yine yol kenarlarına sokak hayvanları için koyduğu “su kapları”nı hep bu sitelerden öğrendim..
Belediyelerin bu uygulamasını bizim belediye de duymuş olmalı ki..
Dün de Antalya Büyükşehir Belediyesi, “yol kenarlarına su kabı koyalım” diye bir çağrı yaptı..
Vatandaştan bu konuda duyarlılık istiyor..
Tekirdağ ve İnegöl belediyeleri bu işi “belediye olarak” yapıyor, bizim belediye vatandaşa çağrı yapıyor..
Böylece sokak hayvanlarına karşı olan o yüksek sevgi(!)sini göstermiş oluyor..
Ama..
Olsun, bu bile bir gelişmedir..
Yine de bu çağrı için teşekkürlerimi sunmak istiyorum..
Yakında “yemek” işini de çözerler herhalde..
…
İçimizde hayvanları seven var sevmeyen var..
Bunu “doğal” karşılayanlar olacaktır..
Ama ben “sevmeyenleri” doğal karşılayamıyorum..
İçinde (insan-hayvan-bitki fark etmez) “canlı” sevgisi taşımayan herkesten korkarım..
Bu tür insanlardan –bağışlasınlar- her tür kötülüğü beklerim..
…
Benimle aynı mahallede oturan (kendisini hiç tanımıyorum) bir okuyucum, içinde sevgi taşımayan “öğretmen bir aile”yi anlatmış..
Öyle güzel anlatmış ki..
O öğretmen karı-kocanın yetiştirdiği çocuklara acımadan edemedim..
İbretle okuyun diye..
E-mail ile gelen bu mektubu sizlere de aktarıyorum..
Buyurun..
…
İyi günler
Ben Fener Mahallesi 1974 Sokak’ta yaşıyorum..
Mahallemizde iki köpeğimiz, 5-6 tanede kedimiz vardır devamlı baktığımız..
Yazın herkes bir kap su koyar kaldırıma, yemek artıklarını bırakır, ellerinden geldiği kadar bakarlar..
Bildiğiniz üzere bu semtte genelde severler hayvanları, evlerinde de bakarlar..
Size ikisi de öğretmen olan bir çiftten bahsetmek istiyorum ben..
İki gözü de kör, gündüz bahçede kendi halinde oynayan, gece de eve aldığımız kedi için, “Ya bu kediye evde bakın ya da belediyeyi arayıp aldıracağız” diyen bir çift..
Mahallemize sığınmış bir köpeği “oynamak için koşturdu” diye döven kişinin karısı da, “bütün hayvanları Allah kahretsin” diye bağıran bir çift..
Önceleri belediyeye aldırmakla, şimdi de zehirlemekle tehdit eden bu “öğretmen” aile, tek çocuklarını da kendileri gibi yetiştirdikleri için, daha 10 yaşlarında olan bu çocuk da bir kedi gördüğünde sanki fare görmüş gibi kaçıp söyleniyor..
Ne yazık ki bu aile ile aynı mahalleyi paylaşıyoruz..
Hani derler ya; “bir mahallenin sokak köpekleri insanlardan kaçmıyorsa orada yaşayın, komşularınız iyi insanlardır” diye..
Ne kadar doğru bir sözmüş..
Bu hayvanlar sadece o aileyi gördüklerinde kaçacak yer arıyorlar..
Bunları size yazdım..
O öğretmenlerin ismini vermeden, okullarını belirtmeden..
Ama bilsinler istedim..
Fener Mahallesi 1974 Sokak’ta kötü kalpli bir aile yaşıyor..
Bu dünyayı sadece kendilerinin zanneden “öğretmen” bir aile..
Üstelik, kendi çocuklarını da vicdansız bir şekilde yetiştiriyorlar..
Umarım yetiştirdikleri diğer çocuklara da bu nefreti aşılamıyorlardır..
Aylin Özaltın
…
Ne diyor Aylin Hanım?
“Bir mahallenin sokak köpekleri insanlardan kaçmıyorsa orada yaşayın, komşularınız iyi insanlardır..”
Bakın nereden nereye..
Rahat ve huzurlu bir şekilde yaşabilmek için..
Ev alırken, ev tutarken nelere dikkat etmemiz gerekiyor, görüyorsunuz..
Eskiler, “ev alma komşu al” derlerdi..
Şimdi “komşunu kolla projeleri” ile insanların güvenliği sağlanmaya çalışılıyor..
Bunlara bir de, “insanlardan kaçmayan sokak hayvanları”nı ekleyin artık..
Nasıl keyifli bir yaşam sürdüğünüze siz de şaşıracaksınız..
Yeter ki..
Bütün canlıları (insan-hayvan-bitki fark etmez) sevin, gönülden sevin..