Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesine göre satıcı; vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir ettiği malı, haklı bir sebep olmadan satmaktan kaçınamıyor. Güllü, “Az önce satıldı”, “stok bitti”, “sistem güncellenmedi” gibi sözlü gerekçelerin tek başına haklı sebep sayılamayacağına dikkat çekti. Tüketicilere yalnızca sözlü itirazla yetinmemeleri çağrısında bulunan Güllü, “Vitrinin fotoğrafını çekin, fiyat etiketini görüntüleyin, internet ilanını ekran görüntüsüyle kaydedin” uyarısında bulundu. Ürünün satışa sunulmadığının açıkça belirtilmesi, örneğin üzerinde “satılık değildir”, “numunedir” veya “satılmıştır” ibaresinin bulunması ya da ürünün hasarlı olduğunun belgelenmesi gibi durumların ise ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
‘Yönlendirme yapılamaz’
Özellikle tüketicinin uygun fiyatlı bir ürünle mağazaya çekilmesinin ardından ürünün bulunmadığının söylenerek daha pahalı bir ürüne yönlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Güllü, işletmelere de çağrıda bulundu; “2026 yılında satıştan kaçınmaya ilişkin ihlallerde, ürünün vergiler dahil satış fiyatının yüzde 10’u oranında idari para cezası uygulanıyor. Ancak ceza, ihlal başına 3 bin 973 TL’nin altında olamıyor. Yaptırım, her tüketiciye karşı gerçekleştirilen işlem bakımından ayrı ayrı uygulanabiliyor.” Öte yandan, tüketiciler, satıştan kaçınma iddialarını Ticaret Bakanlığı veya il müdürlüklerine ve ALO 175 Tüketici Hattı’na bildirebilir. Ürünün tesliminin sağlanmasına yönelik uyuşmazlıklarda ise şartları oluştuğunda Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurulabiliyor.
TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, tüketicilerin gördükleri ürün ve fiyatı mutlaka belgelemeleri gerektiğini belirterek, “Vitrinde var, satışta yok devri bitmeli. Tüketicinin gördüğü ürün ve fiyat, sonradan bahanelerle yok sayılamaz” mesajını verdi.





