Bugün sizlere, Büyükşehir Mustafa Akaydın’ın..
Halkkart’ın yüklenici firması A-Kent’i kolladığını, firmayı (mahkemenin iptal ettiği) Halkkart kamburundan kurtarabilmenin “zeminini” hazırladığını ve “yazılan senaryoyu” anlatacağım..
Ama..
Öncelikle..
3 Şubat 2012 tarihli ve “Büyükşehir hala A-Kent’i kolluyor” başlıklı yazımı hatırlayın..
Şöyle demiştim:

Büyükşehir yönetimi bir “yanlış”ını hala sürdürüyor..
Firma ile hiç bir hukuki bağı kalmamış olmasına ve bir sorun iletildiğinde araç sahiplerine “firma ile çözün” demesine rağmen..
Büyükşehir, firmanın aleyhine olabilecek durumlarda, (örneğin; sürücü kartının kullanılmaması gibi) araçlara ceza yazıyormuş..
Madem şu anda ihale yok hükmünde ve sözleşme fesih olmuş durumda..
O halde..
Belediye, hala neye dayanarak kartla ilgili konuları bahane edip araçlara ceza yazıyor?
Şunu artık rahatlıkla söyleyebilirim ki..
A-Kent, Büyükşehir yönetimi tarafından hala açıkça kollanıyor..

Dün gazetelerde yer alan Akaydın’ın “Halkkart” açıklamasını okumuşsunuzdur..
“Ulaşım A.Ş’ye gideceğiz, sen bu işin altından kalkabilir misin diyeceğiz.. Kalkarım derse, orası teknolojiyi üreten yazılım firmalarıyla konuşacak, satın alacak..”
Ben, “Akaydın hindir” dediğimde kızıyorlar..
Ama..
Kulislerde dolaşan konuşmalar, Halkkart “hin”liğini iyice ortaya çıkarıyor..
Kulislere göre..
Mahkeme, Halkkart’ı iki kez iptal etti..
Ama..
Akaydın, kartı uygulamadan hala kaldırmıyor..
Çünkü..
A-Kent’i o kadar çok seviyor ki..
Önce yoktan var edilen..
Ardından “iptal edilen”..
Ve şartnameye bile uygun olmayan Halkkart nedeniyle milyonlarca lira kazandırılan firmaya, 30-50 milyon lira daha kazanması için iyi bir “zemin” hazırlıyor..

Kulislerde bir de bir “senaryo”dan söz ediliyor..
Akaydın, Belediye’ye bağlı Ulaşım A.Ş.’yi kuracak ve ileride bu şirketi istediği yerde istediği gibi kullanacaktı..
Bunu yaptı..
Kent içi ulaşım yetkisini ve Otogar işletmesini de bu şirkete verdi..
Şimdi uygulamaya çalıştığı “Halkkart senaryosu” ise şöyle:
A-Kent, Akaydın’ın isteğiyle “Halkkart’ı size devredeyim” diye Ulaşım A.Ş.’ye teklif edecek..
Bunun karşılığında da bir ücret isteyecek..
Ulaşım A.Ş de, “ben bunu bir araştırayım önce” diyerek, kamuoyu önünde “şirin” gözükecek..
Sonra, sistemi ve kaç paraya malolduğunu araştırmış gibi yapacak..
Belki, birkaç firmadan da (göstermelik) yazılı teklif alacak..
Sonra..
Halkkart yetkililerine diyecek ki:
“Sevgili arkadaşlar, biz piyasayı araştırdık ve bu işin maliyetinin (atıyorum) 40 milyon lira olduğunu öğrendik..
Siz sisteminizi bize bu fiyatın altında bir paraya devrederseniz, Halkkart’ı alırız..”
A-Kent firması da zaten bu işe dünden razı..
Hemen bir-iki milyon aşağısını teklif edecek ve Halkkart (bir başka isim altında) Ulaşım A.Ş. tarafından Antalya’da uygulanmaya devam edecek..
Böylece..
Hem A-Kent milyonlarına milyon katıp, arkasına bakmadan çekip gidecek..
Hem de Akaydın, şartnameye bile uygun olmayan ve iptal edilen sistemi yasal hale getirmiş olacak..
Böylece, “oh bir fiyaskodan kurtuldum” diyecek..

Bu arada..
Büyükşehir’in Ak Partili meclis üyesi Murtaza Tamyürek’in, “Akaydın, Halkkart yüzünden belediyeyi 40 milyon lira zarar soktu” şeklindeki açıklaması ile kulislerde konuşulanların örtüşmesi çok ilginç geldi bana..
Ve..
“Ya bu senaryo gerçek olursa” diye bir korku kapladı içimi..
Çünkü..
Bütün bu paralar senin-benim cebimden çıkacak..
Akaydın için hava hoş..