Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan, “yaptığımız güneş enerjisiyle çalışan klimalı durak, dünyada ve Türkiye’de ilktir” açıklaması külliyen “yalan” çıktı..
Güneş enerjisiyle çalışan duraklar, dünyanın birçok yerinde uzun yıllardır kullanılıyormuş..
Hepsi çıktı ortaya..
Yalan, bu kadarla da kalmadı..
Meğer Antalya’ya yapılan duraklardaki güneş enerjisi “yetersiz”miş ve şehir şebekesine bağlı elektrik takviyesi ile çalışıyormuş..
Cuma günü, Karaalioğlu Parkı’nın girişindeki durağa elektrik döşenirken meraklılar bunu öğrenmiş..
Bunlara rağmen..
Büyükşehir hala, bu durakların dünyada bir ilk olduğunu söylemeye devam ediyor..
Yüzleri de kızarmıyor bunların..
…
Büyükşehir yöneticileri yalanlarını sürdüredursun..
Benim derdim, bu durakların dünyada ilk olup-olmadığı değil, belediyenin yapması gereken “asli” ve “öncelikli” görevleridir..
Nedir bu “asli” ve “öncelikli” görevler?
1- “Toplu ulaşım” konusunda Antalya bir kasabadan bile beter durumda..
2- Toplu ulaşımla ilgili “akıllı kart” konusunda kent tam bir “kaos” yaşıyor..
3- Kent içi ulaşım, her geçen gün daha çok kilitleniyor..
4- Kent içinde turist için “cazibe alanları” oluşturacak projeler üretilmiyor..
Bence, bu yapılmayanlar, o “durak yalanı”ndan daha vahimdir..
…
Bitmedi..
Bu Büyükşehir yönetimi, yatırımcılar ve hükümet tarafından kente katkı sağlayacak çalışmalarının önünü de kesmek için elinden geleni yapıyor..
Örneğin, Batı Çevre Yolu..
Yolun geçeceği ilçenin belediye başkanı, “sorunlu bölgeyle ilgili imar planını yaptık, sorun kalmadı” diyor..
Ama, Büyükşehir yıllardır bu planı onaylayıp yolun yapılmasının önünü açmıyor..
Kendi partilisi bir başkanı bile “yalancı” durumuna düşürüyor..
Şimdi de, yolun yapım işleriyle ilgili işlemleri bitirip cumartesi günü temel atacak olan hükümetin yapacağı iş kotarılmasın diye, “daha önce temeli atılmıştı” diyerek, olayı küçümseyen ve polemik yaratmaya dönük açıklamalarla kafa bulandırmaya çalışıyor..
Kent adına sevineceği yerde, “küçümseyici” tavır sergileyip “ucuz siyaset” yolunu seçiyor..
…
İkinci bir örnek, Antalya Stadyumu..
Bugüne kadar bitecek bir işi engelledi..
Bununla yetinmedi, Antalya halkının cebinden yüklenici firmaya “boş yere” milyonlarca lira tazminat ödedi, daha da ödeyecek..
“Stadı ben yaparım” dedi, ama parmağını bile kımıldatmadı..
Sonra çıktı, “Stad belediyenin değil hükümetin işi” dedi..
Şimdi hükümet stadyumu yapmaya kalkıyor, bu sefer de “oraya yaptırmam” diye bazı STK’larla ortak “istemezük” tavrı sergiliyor..
Yine “ucuz siyaset”le milletin kafasını bulandırmaya çalışıyor..
Bununla da yetinmiyor..
Eğlenceye ve söyleşiye milyonlarca lira harcarken, kentin giderek kilitlenen trafik sorununun çözümüne yönelik küçük bir adım bile atmıyor..
…
Bunlara benzer o kadar çok örnek var ki..
İnanın bana “köşe yazısı” değil, “roman” olur..
Buna rağmen..
Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın, çevresindekilere, “yerel seçimde, ceketimi koysam kazanır” diyormuş..
Elbette söyler..
Çevresi o kadar çok “yalaka” ile dolu ki..
Hiçbiri çıkıp “gerçekleri” söylemiyor kendisine..
Aksine, “sen kralsın” diyor..
O da kendini “kral” sanıyor..
…
Vah benim Antalya’m vah..
Güncel
Antalya
Asayiş
Spor
İlçeler
Antalya
Yaşam
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de