Antalya Kepez’de yer alan Menzil Arsa ve Konut Kooperatifi Başkan Adayı ve Yönetim ve Denetim Kurulu Adayları adına açıklama yapan Avukat Yusuf Aslan, gazetemizde yer alan ‘Antalya’nın kalbine 5 yıldızlı proje’ başlıklı haberimizdeki ifadelerinden dolayı kooperatif başkanı Ayşe Birgül Kollu’yu eleştirdi. Haber 22 Kasım günü Akdeniz Manşet Gazetesi’nde yayımlanmıştı. Avukat Yusuf Aslan, kooperatif yönetiminin verdiği bilgilerin yanlış ve hatalı olduğunu, Menzil Siteleri ile ilgili gerçeğe aykırı yorumlar yapıldığını öne sürerek, “Olmayacak duaya âmin dememizi kimse beklemesin. 5 yıldızlı proje değil, 5 yıldızlı kümes bile yapamazlar” dedi. Aslan, haberdeki Kollu’ya ait ifadeler sonrası yüzlerce site sakini arasında endişe, korku ve panik oluşmasına sebep olunduğunu, kentsel dönüşümü kabul etmeleri için kooperatif üyelerinin etkilenmeye çalışıldığını iddia etti.

Başkanı yalanladı
Avukat Aslan, Menzil Sitesi Kooperatif Başkanı Kollu’ya ait haber metnindeki ifadeleri yalanlayarak gerçek dışı olduğunu öne sürdü. Menzil Arsa ve Konut Kooperatifi Başkan Adayı ve Yönetim ve Denetim Kurulu Adayları adına yazılı bir açıklama yapan Avukat Yusuf Aslan’ın konuya ilişkin açıklamalarında, basın özgürlüğü kriterleri ve habercilik ilkeleri kapsamında yer verebildiğimiz kısımlarında şu ifadeler yer aldı:

Üçte iki çoğunluk olmalı
Şu an için kentsel dönüşüm startı verildiğine ve kentsel dönüşeme girdiğine dair bilgiler kesinlikle doğru değildir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6’ncı maddesine göre kentsel dönüşüm kararı verilebilmesi için üyelerin değil, kat maliklerinin en az üçte iki (2/3) çoğunlukla bizzat istemesi veya özel düzenleme şeklinde vekaletname vermeleri zorunludur.

Vekaletnameler geçersiz
Bu hususta kooperatifin yönetiminin veya genel kurulun hiçbir yetkisi yoktur. Yeterli çoğunluğu sağlayamadıkları gibi son bir yıl içerisinde vekaletname verenlerin önemli bir kısmı da vekillikten azletmişlerdir. Aldıkları vekaletnamelerde de kentsel dönüşümle ilgili özel yetki olmadığı için tamamı geçersiz ve yok hükmündedir. Gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa, gerekse 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna göre, kooperatif yönetiminin veya üyelerinin kentsel dönüşümle ilgili karar verme yetkileri ve görevleri yoktur. Bu hususlar 13 Kasım 2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, Bakanlık Temsilcileri tarafından da kürsüden açıkça duyurulmuş, bu sebeple oylamaya dahi sunamamışlardır.

Binalar çürük ve riskli değil
Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden aldığımız 14 Kasım 2022 tarihli belgeye göre Menzil Sitesine ait 9 binanın çürük veya riskli yapı olduğuna dair herhangi bir resmi rapor, bilgi veya belge yoktur. Kooperatif yönetimi ve müteahhit firma, binaların çürük ve riskli olduğunu belirterek kentsel dönüşüme gidilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Üyeler ve kat malikleri bu nedenle kendi üzerlerinde baskı hissetmektedir. Yaşlı ve malul olan, hukuki durumu bilmeyen birçok kat maliki bunalıma girerek, “Gece gündüz uyuyamıyoruz, ağlıyoruz” diye konuşmaktadır.

Emlakçı kooperatif başkanı
Yasal çoğunluğu sağlayamadılar, imza toplamaya başladılar. O da başarısız olunca zayıf ve çaresiz insanları etkilemeye çalışıyorlar. Özel bir amaçları yoksa ne diye bu kadar uğraşıyorlar? Neden istedikleri müteahhit olsun diye çırpınıyorlar? Kendisi sitemizde ‘emlakçı’ olan Kooperatif Başkanı Ayşe Birgül Kollu ‘Müteahhit bana satış temsilciliği verecek, daire başına 60 bin Türk Lirası alacağım’ diye Whatsapp grubunda paylaşım yaptı. Daha ne desin?

Keyfi olarak yıkım iddiası
Arsaların imar durumu, kentsel dönüşüme gidilmesine veya 3+1 daire verilmesine müsait değildir. Kazanılmış hak sebebiyle şu an 13 ve 15 katlı olan binalar en fazla bu kadar olabilir. 19 kat verilmesi de bizim işimize yaramaz. Bakanlığın özel izni ile plan değişikliği de yapılamaz. Bu konularda ilçe belediye meclisleri ile Büyükşehir Belediyesi Meclisleri yetkilidir. Haberde de ‘Kooperatif başkanı 19 kata izin verilmezse kentsel dönüşüme gidemeyiz’ diyor. Bu ne demektir? Kentsel dönüşüm startı verilmemiş demektir. Bu ne demektir? ‘Binalar çürük veya riskli değil, keyfi olarak yıkacağız ve dağıtacağız’ demektir.

Firma âdeta dayatıldı
Kooperatif başkanı ‘614 üyenin 2/3 çoğunluğunu aldığımız takdirde Bakanlık 19 kat iznini verecek’ diyor. Bu ne demektir, elimizde yeterli çoğunluk yok demektir. Genel kurulda söz hakkı bile verilmemiştir. 13 Kasım 2022 tarihli olağanüstü genel kurulda daha önce ismi, adresi, iletişim bilgileri, sermayesi, hatta adresi ve telefonları, projeleri, sözleşme şartları, yaptığı inşaatlar hakkında hiç bilgi verilmeyen, adı sanı duyulmamış bir müteahhit firma, adeta üyelere dayatılmıştır.

Şeffaflık eleştirisi
Az bir farkla Divan’ı kazanan yönetim kurulunun adayı kimseye söz hakkı vermemiş, konuşturmamış, daha sonra da genel kurulu iptal etmiştir. Müteahhit ve projeler konusunda şeffaf olmaları bir yana, tam bir karanlık hal mevcuttur. Kimsenin bilgi sahibi olmasını, araştırmasını ve bilmesini istemiyorlar. Bu nasıl şeffaflıktır?

102 metrekare olmaz
Haberde yer alan Kollu’ya ait ‘kentsel dönüşüm sonrası herkese 102’şer metre kare daire’ verileceğine dair ifadeler de gerçek dışıdır. Akıl var, mantık var, olacak şey mi? Bulunduğunuz arsaya yüzde 55 hissedar olacak ortak alırsanız, kat sayısı aynı kalırsa ne olur? Dairenizin alanı 50 metre kareye düşmez mi? Hadi diyelim 102 metre karelik daire verilecek, o zaman gökyüzüne doğru 50 kat bina yapılması lazım. Binaların arasındaki belediyeye ait yolların, yeşil alanların ve parkların kat maliklerine verilmesi, önündeki, arkasındaki, sağındaki, solundaki yolların bize verilmesi lazım.

Kümes bile yapamazlar
İmar durumu müsait mi, plan değişikliği mümkün mü? Değil. Dikey projeye izin var mı? Yok. Diyelim ki plan değişikliği belediyelerden çıktı, peki belediyeler kendilerine ait alanları ücretsiz verirler mi? Vermezler. O zaman niye insanları rahatsız ediyorlar. Olmayacak duaya amin dememizi kimse beklemesin. 5 yıldızlı proje değil, 5 yıldızlı kümes bile yapamazlar. Hayal ticareti yapmaya çalışıyorlar. Kooperatifin 614 üyesi ve kat malikleri, yönetim ve denetim kuruluna güvenmemiş ve yeterli çoğunluğu da vermemiştir. Almaya da kimsenin gücü yetmeyecektir. 10 yıldır ‘yapacağız’ dediler, hiçbir şey yapamadılar ve beceremediler, bundan sonra hiç yapamazlar.

Yaygara yapıyorlar
Yaygarayı kooperatif yönetimi ve müteahhit firma koparıyor. Genel kurulda kimseye söz hakkı vermeyen, müteahhit firma hakkında, proje ve sözleşme şartları hakkında bilgi vermeyen ve dayatmayı yapan yönetim kuruludur. Haklarını savunan insanlar değil, kanunları ve mülkiyet hakkını adeta hiçe sayarak, ‘binalar çürük, yıkılacak’ diyenler yaygara yapıyorlar.

Risk analiz raporu yok iddiası
Yetkili olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün kayıtlarına göre herhangi bir risk analiz raporu da yoktur. İddialar tamamen gerçek dışıdır. Binaların güçlendirilmesine bile gerek yoktur. 1986 yılında inşa edilen binalar 1999 senesindeki mevzuata göre sağlam olarak yapılmıştır. Ancak kooperatif yöneticileri, binaların yapım tarihini 2014 yılı olarak göstermişler, bu kez de 2014 yılındaki değişen ve ağırlaşan deprem mevzuatına uygun olmadığı için iskan ruhsatı alınamamıştır. Gerçek tarih beyan edilseydi herhangi bir problem yaşanmayacaktı. Resmi mercilere gerçek dışı beyanda bulunulması ve iskan ruhsatı alınamamış olmasının müsebbibi, mevcut yönetim kuruludur. Çevremizde aynı durumda olan başka sitelere ait binlerce daire var. Onlar da neden problem yok da bizde var? Bizde daire sayısı fazla, rant daha büyük.

İskan alınması mümkün
Binaların gerçek yapım tarihleri beyan edilerek idari yoldan veya hazırlıkları yapılan imar barışı kanunundan istifade edilerek iskan ruhsatının alınması mümkün olduğu halde sağlam binaların yıkılması tam bir faciaya yol açacaktır. Yüzlerce insanın aldığı maaş veya emekli maaşları 5-6 bin lira iken 8 bin lira civarında kira bedeli ödeyerek ev kiralaması ve geçinebilmesi de imkânsızdır. Ancak yöneticiler ve müteahhit bunu asla düşünmüyor, elde edilecek kâra bakıyorlar. Görüldüğü üzere yanlış ve gerçek dışı bilgiler üyelerimizi, ailelerini, yakınlarını ve kamuoyunu olumsuz şekilde etkilemekte, yanlış anlamalara sebebiyet vermektedir.

Önce konuştu sonra inkâr etti
Ayşe Birgül Kollu’nun açıklamasını sadece Menzil Arsa ve Konut Kooperatifi Başkan Adayı ve Yönetim ve Denetim Kurulu Adayları adına açıklama yapan Avukat Yusuf Aslan değil Menzil Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu da eleştirdi. 
[email protected] mail adresinden gönderilen ve site yönetimin ismi yer alan bir mailde “Menzil Yapı Kooperatifine ait haber içeriğinin bazı bölümlerinin eksik ve hatalı olduğu, aynı zamanda resmi dayanağı olmadığından; yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için haberin acilen yayımdan kaldırılmasını talep ediyoruz” denildi. Ancak Kollu’nun açıklamalarının yer aldığı haberde hangi bölümlerin eksik, hatalı, resmi dayanağı olmayan, yanlış anlamaya mahal verecek ifadeler olduğu açıklanamadı. Kollu da nedendir bilinmez ancak yaptığı açıklamaların ardından, birebir kendi ifadelerinin yer aldığı haberin yayımdan kaldırılmasını talep etti!

Ne olmuştu:
Antalya Kepez’de Yenidoğan Mahallesi Antalya Otogarı ve Vakıf Zeytinliği yanında; 1986 yılında kurulan, 2 bini aşkın insanın yaşadığı 594 konut, 54 dükkanın bulunduğu, 13 katlı 3 blok, 15 katlı 6 bloktan oluşan 614 üyeli S.S. Menzil Arsa ve Yapı Kooperatifinin kentsel dönüşüme gireceği öne sürülmüştü. Üyelerin bir bölümü kentsel dönüşüme sıcak bakarken bir bölümü de karşı çıkmıştı. S.S. Menzil Arsa ve Yapı Kooperatifi Başkanı Ayşe Birgül Kollu ve yönetimi ise 5 yıldızlı; dairelerin fiyatlarını 4’e katlayan 19 katlı bir projeye sıcak bakıyordu. Olağanüstü olarak iki defa toplanan genel kurulda ortak bir karara ulaşılamadı. Üçüncü toplantı ise yakında yapılacak. Başkan Kollu; Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanlığı ile görüştüğünü, kentsel dönüşüm için 614 üyenin üçte ikisinin çoğunluğunun onayı alındığı takdirde bakanlıktan 19 katlı proje yapılması iznini sözlü olarak aldığını, bununla ilgili olarak bir protokol hazırlandığını, izinler alındıktan sonra başvurulan bakanlığın 19 kata izin vermediği takdirde kentsel dönüşüm projesinin uygulanmayacağını, sürecin aslında şeffaf ve gayet açık olduğunu, müteahhit firmaların ülkemizin tanınmış ve saygın firmaları olduğunu, yapılacak proje ile kentsel dönüşüm sonucunda üyelerin çok büyük gelirler elde edebileceğini, ev ve iş yerlerinin değer kazanacağını, müteahhit firmanın üyelerden hiç para almadan yüzde 7 kayıpla evleri teslim edeceğini, buna göre 110 metrekarelik bir dairelerinin ceplerinden 5 kuruş çıkmadan 102 metrekare olarak yapılıp kendilerine teslim edileceğini, 19 katlı projede tüm kullanılacak malzemelerin birinci sınıf ve kalitede olacağını, projenin 24-36 ay gibi bir sürede bitirilmesinin planlandığını, projede olimpik düzeyde yüzme havuzları, çocuk oyun parkları, tenis alanları, rekreasyon alanları, dev büyüklükte yeşil alanlar, kapalı otoparklar, ticari alanlar, cep AVM’ler ve daha bir çok cazip tesis inşa edileceğini, şu anda tanesi 2 milyon lira olan dairelerin bitirildiği dönemde emsallerine göre 4 katı değer kazanacağını, kooperatif ile ilgili ellerinde risk analiz raporu bulunduğunu,1986 yılında kurulan binalara 2013 yılında 5 yıllığına geçici ruhsat alındığını, bu ruhsatların 2018’de iptal olduğunu, bu aşamada risk analiz raporu istendiğini, bu rapora göre binaların ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini, kendilerinin de güçlendirme yerine kentsel dönüşümü tercih ettiğini, risk analiz raporumuzdan dolayı ruhsat alsalar da güçlendirme yapılamadığı için iskan alınamadığını, haliyle kat irtifakını kurmalarına rağmen kat mülkiyetine geçiş yapılamadığını, kentsel dönüşüm yerine güçlendirme kararı alındığı durumda bütün dairelerin 90 gün içinde boşaltılması gerektiğini, ardından bakanlığın kolonlardan karot numunesi alacağını, güçlendirme için bir firma ile anlaşma yapılacağını, güçlendirme tamamlandıktan sonra herkesin dairesine taşınabileceğini, bu sürecin uzun bir süreç olduğunu, herkesin bu aşamada yeni bir eve kiraya çıkması gerektiğini, güçlendirme yapılırken dairelerden bir tanesi dahi güçlendirme işlemine katılmazsa bakanlığın o bloktaki hiçbir dairenin evlerine geri yerleşmesine izin vermediğini, haliyle ruhsat ve iskan da alınamayacağını, bugün bir deprem yaşansa hem belediye hem de kooperatif yönetimi olarak kendilerinin zan altında kalacağını, hukuken sorumlu olduklarını, haliyle bu risk analiz raporu doğrultusunda ivedi olarak bir çalışma yapmaları gerektiğini anlatarak kentsel dönüşümü uygulamak istediklerini anlatmıştı.

 

[ilgili-haber=198558]

Şükrü AĞIRMAN
 

Kaynak: Haber Merkezi