Son aylarda..
Bu “toplu ulaşım esnafı” ile ilgili ne zaman bir şey duysam..
Ünlü saz ve ses sanatçısı Neşet Ertaş’ın o meşhur türküsü gelir aklıma:
“Kendim ettim kendim buldum, gül gibi sararıp soldum eyvah eyvah eyy..”
Bu türküyü..
Konyaaltı Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Durali Kolpak’ın açıklamaları ile bir kez daha mırıldandım..
Ne diyor Kolpak:
“Kooperatife bağlı 820 toplu taşıma esnafının büyük bölümün borç kıskacında..
100 tanesi kredi istiyor..
Daha önce kredi alanlar, borcunu ödeyemiyor..”

Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın..
Bu toplu taşıma esnafına bir vurdu, pir vurdu..
Aslında içimden, “ettiklerini buluyorlar” demek geçiyor..
14 kişilik minibüslerini “otobüs”e çeviren..
Halkkart ile gelirlerini dengeleyen ve sürekli kılan..
Dertlerine ortak olan Menderes Türel’e yapmadıklarını bırakmamışlardı..
Akaydın’ın peşinden koşup, milletin gözünden Türel’i düşürebilmek için Antkart’ı sabote etmişlerdi..
“Bizi bu karttan kurtar” diye Akaydın’a bel bağlamışlardı..
İşte sonuç:
Toplu ulaşım esnafına, “sizi Halkkart’a ortak yapacağız” diyerek, A-Kent’in ödeyemediği “teminatı” ödettirdiler..
İçlerinden bir tanesi de çıkıp, “yahu, biz karttan kurtulmaya çalışıyoruz.. Antkart yanlıştı, şimdi bizi niye Halkkart adı ile bir başka yanlışlığa mahkum ediyorsunuz” diye sormadı..
Midibüsleri mahkeme iptal etti..
Akaydın, bu mahkeme kararını uygulamadı..
Esnafa “çalışmaya devam edin” diyerek, kendi suçuna ortak etti..
Esnaf bunu, “bak Başkan bizi düşünüyor” diye yorumladı..
Ama, yanıldıklarını gördüler..
Bir yandan Halkkart’la sorunlar büyüyerek devam ederken..
Öbur yanda Akaydın, ulaşımın planı yapılmadan “toplu ulaşımda yeni bir uygulama” başlattı..
Bu uygulama, toplu ulaşım esnafının “idam fermanı”ydı..
“Aman Hoca ne yapıyorsun” bile diyemeden, o peşinden koştukları Akaydın tarafından tehdit edildiler..
“Ya benim istediğim gibi çalışırsınız, ya da otobüs alır hepinizi ekmeğinizden ederim” demedi mi?

N’oldu şimdi?
Durail Kolpak’ın dediği gibi..
Hemen hepsi borç batağında..
Evlerine ekmek bile götürmekte zorlanıyorlar..
Hoca’nın, “işsize iş, aşsıza aş” sloganının bir fasa-fiso olduğunu biraz geç anladılar..
Ve..
Şimdi, kendilerine destek olacak birilerini aramaya başladılar..
Başkanları dolaşıyorlar..
Bazı önemli isimlerle konuşuyorlar..
Demeçler verip, dikkatleri üzerlerine çekmeye çalışıyorlar..
Haydi gelin de, bu duruma Neşet Ertaş’ın o türküsünü söylemeyin..

Herşeye rağmen..
Ben yine de toplu ulaşım esnafının kötülüğünü istemem..
Sorunları mutlaka çözülmeli..
Daha akılcı bir “ulaşım düzeni” kurularak, hiç olmazsa çarklarını döndürmelerine imkan sağlanmalı..
Bunu çözecek kişi de, Büyükşehir Başkanı..
Akaydın, onların bu sıkıntılarını çözdü çözdü, çözmedi işin rengi değişir..
Yarın-bir gün birileri Büyükşehir binasının önüne aracını çekip ateşe verirse kimse şaşırmasın..
Bu uyarıyı da Akaydın Hoca’ya yapmış olalım..