Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın, “Toptancı Halini Pınarlı’ya taşıyacağız” sözlerini söylediği günlerde, Hal’de komisyonculuk yapan bir dostumuzla kendi aramızda sohbet ediyoruz.
Esnaf mı desem, iş adamı mı desem, dostumuza, “Ne dersin? Yapabilir mi?” diye bir soru yöneltiyorum.
Cevabı, “Sen hiç havanda su dövdün mü? O havanda su nasıl dövülür bilir misin?” gibi, soruma soruyla cevap verdi.
Yüzündeki imalı bakışı da gerçekten unutamamışım ki, bu yazıyı yazarken bile o yüz ifadesi hala gözümün önüne geliyor.
Şimdi her şeyi ortaya seriyorum da, “O dostumuz hakikaten yerden göğe kadar haklıymış” demekten kendime alamıyorum.
Meğer Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı o günlerden başlamış hayal aleminde gezmeye. Ya da milleti boş laflarla avutmayı marifet saymış.
Hep deriz ya hani, “Süslü ve püslü laflar bulup, köşelerde lügat parçalamak bizim işimiz değil” diye.
Bir kelime yazıp, o kelimeyi okuyanın, “Bu ne demek acaba” diye düşünmesini asla istemeyenlerdeniz ya.,
Yani düz adamız, düz..
Ben önüme konan malzemeyi görerek hareket eden zihniyetlerden yanayım.
Her toplantıda ağlayan, her buluşmada hünküren, en küçük sohbette dahi sitemler yağdırıp, hizmet vermekle yükümlü olduğu halde, hizmetlerinin engellendiği bahanelerinin uydurulduğu bir kentin yaşayanı olmaktan açıkçası sıkılmaya başladım.
“Git Fethiye’de yaşa o zaman” cevabı verilirse şaşırmam.
Bana bunu diyene, benim de bir çift sözüm olur.
“Sen de git Çorum’da leblebileri ısıt.”
Merkezi hükümet Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımlarını engelliyormuş.
Bu beni zerre kadar ilgilendirmiyor.
Zira, marifet hizmetlerini engelletmek değil, tam tersi o hizmetlerin için parti gözetmeksizin her kesimin desteğini alarak, seçildiğin şehre yeni projeler kazandırmaktır.
Bizim Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ne yapıyor?
Yerel siyasetçi olmasına, hatta seçildiği gün, “Parti rozetimi çıkarttım. Şimdi Antalyalıların emrindeyim” demesine karşın, seçildiği gün Başbakan’a göndermede bulunuyor.
Her fırsatta hükümeti eleştiriyor.
3 yıldır enkaz edebiyatı yapıyor.
“Bizden önce tahsisleri gerçekleştirilen yerlere yatırım yapmak istiyoruz ancak, ne yazık ki engelleniyoruz. Bu nedenle yatırımlarımızı gerçekleştiremiyoruz” sözleri çok ucuz bir şov.
Başkan Mustafa Akaydın, bu kente yatırımlar konusunda engellemeleri çıkartan kişinin ta kendisidir.
Kendisi bilir mi ki, “Ne ekersen onu biçersin” cümlesinin açılımını?
Bilse 3 yıldır belediye başkanlığı yerine siyaset yapmazdı.
Akaydın, “Engellemelerden dolayı Antalya’nın 3 yılını boşa geçirttiler” diyerek, topu merkezi hükümete atmış ya.,
Bacak kadar çocuğu bir konu hakkında sorguya alsan, vereceği ilk cevap, “Ben yapmadım o yaptı” olur.
Ve Antalya’nın boşa geçen koskoca 3 yılı öyle mi?
Bunu da söyleyen Antalya’nın Büyükşehir Belediye Başkanı!..
Evet doğru.
Doğru, olmasına doğru da. Bir de doğrunun da doğrusu var.
Bu kent Akaydın ile değil 3, en az 20 yılını kaybetti 20.
“Allah herkese uzun ömür versin ve o kaybedişin nasıl olduğunu görmeyi de nasip etsin” diyeceğim ama, ben o 20 yıllık kaybı görebileceğimi sanmıyorum. Dilerim yaradan Akaydın’a uzun ömür verir de, Antalya’ya neler kaybettirdiğini yaşayıp, görür ve belki bugün hayata geçiremediği hizmetler için, ileride, “Neden yapmamışım ki” sorusunu kendi kendisine sorar.
Tabi vicdanı varsa..
Antalya
Asayiş
Spor
Güncel
İlçeler