Geçmiş bayramınızı kutlar, her gününüzün bayram tadında geçmesini dileyerek yazıma başlamak istiyorum.
Bu arada sizlere yeniden merhaba diyebildiğim için de son derece mutluyum.
Evet, tam tamına 24 günlük bir ayrılık.
Çok uzun bir süre. Bu süre zarfında sizinle olmamak benim için büyük bir kayıptı. Umarım siz de benim gibi düşünüyorsunuzdur.
Bu yıl senelik iznimin tamamını bir seferde kullandım. Genel Yayın Müdürümüz Vedat Gürhan da Ramazan nedeniyle bana kıyak geçince bayram izniyle birlikte 3 haftadan fazla bir süre karşılıklı duygu ve düşüncelerimizi paylaşamadık. Bu hasretin sona ermesi hakikaten beni mutlu etti.
Sizden uzak olduğum süre zarfında Antalya dışında olmama rağmen sürekli kente yakın oldum. Akdeniz Manşet Gazetesi’ni internet üzerinden an be an takip ettim. Diğer gazeteleri de günlük takip ederek Antalya’da olan bitinler hakkında fikir sahibi oldum. Dikkatimi çeken bazı haberleri bugün yorumlamak istiyorum.
Önce spordan başlayalım. Antalyaspor’un sezona yenilgiyle başlaması üzüntü verici. Daha ilk haftada puan cetvelinin en alt sırasında yer almak moral bozucu. Bunu bir kaza olarak görüp gelecek haftalara umutla bakmalıyız.
Yine yönetim-taraftar arasında kombine bilet fiyatları yüzünden yaşanan soğuk bir savaş var. Bu savaş bazı taraftarların gazetelere verdiği sitem dolu ilanla farklı bir boyut kazandı. Bu tür bir olay Antalya’da ilk kez yaşandı. Yaşananların üzüntü verici olduğunu ve büyük takım ciddiyetiyle bağdaşmadığını belirtmeliyim.
AK Parti Konyaaltı Gençlik Kolları Başkanı Alper Alveroğlu bir heyetle Antalyaspor Kulübü’ne ziyaret gerçekleştirdi. Ellerini taşın altına koyacaklarını belirten Alveroğlu, “Her ayın 7’sini Antalyaspor günü ilan edeceğiz” diyerek herkese örnek olacak bir girişim başlattı. Tebrik ederim kendilerini.
Kötü tablo amatör kümede vahim boyutlara ulaştı. Antalya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) tarafından kendisine muhalif olan Demirspor, Kunduspor ve Muratspor takımlarını ihraç etmesi hayretle karşılandı. Başkan Metin Bulut’un olayı kişileştirdiğini söyleyebilirim. Kendisini eleştiren 3 kulüp yöneticisini ihraç ederek intikam alma yolunu seçtiğini düşünüyorum. Bulut’un bu girişimi amatör kümeye büyük darbe vuracaktır. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin önünü kesecektir ve kötü yola düşmelerine vesile olacaktır. Bulut’un bu tehlikeyi görüp geri atması gerekiyor. Bu hem kendisi için hem de Antalya sporu için önemli.
Gelelim dikkat çeken başka olaylara.
Hürriyet Akdeniz’in manşetten verdiği “Kışla’da fuhuş nöbeti” haberi kaygı verici. Bu bölgede yaşanan fuhuş had safhaya ulaşınca bölge insanı ayaklandı. Gece nöbet tutmaya başlayan vatandaş adeta travesti avına çıktı. Polisiye tedbirlerinin yetersiz olduğunu düşünen bölge halkı kendilerine göre bir ceza yöntemi belirlemiş. Daha önce de 100. Yıl sakinleri bu tür bir eyleme girişmişti. Son zamanlarda olayların çoğalması kaygı verici boyutlara ulaştığını düşünüyorum. Bu nedenle önlemlerin artırılması ve olaya başta siyasiler olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının da el atması gerektiğini düşünüyorum. El ele vererek bu bölgede yaşanan rezaleti kent dışına çıkarmak gerekir. Acı bir olayın yaşanmaması için bir gereklilik.
Işıklar Caddesi’nde bulunan Atatürk Evi’nde klima olmaması ise ayrı bir skandal. Müze olarak kullanılan evde yetkililer her ne hikmetse buraya klima takmayı akıl edememişler. Atatürk’ün evine giden ziyaretçiler kan ter içinde kalıyor. Yetkililerin bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz.
Antalya’nın kalbi sayılan Kaleiçi’nde de rezalet diz boyu. Eski Başkan Menderes Türel döneminde hizmete giren Attalos Heykeli önündeki havuz, her ne hikmetse yeni başkan Mustafa Akaydın geldikten sonra devre dışı bırakıldı. Uzun süre etrafı kapatılan havuz çok uzun bir süre yapılmayınca bölge esnafı ve rehberler haklı olarak isyan etti. Havuzun tam karşısında yer alan Saat Kulesi’nin elektrikleri de borcu nedeniyle kesilince başka bir rezalet ortaya çıktı. Işıklandırılması sayesinde çevreye hoş bir görüntü veren Saat Kulesi, karanlığa mahkum bırakıldı. Turizmin başkentinde yaşanan rezalete uzun süre kimsenin dur dememesi kafalarda soru işareti bıraktı.
Evet, biz yokken yaşanan olaylar bunlar. Maalesef haberler iç açıcı değil. Bundan böyle güzel haberler vermeyi umut ederek yeniden merhaba diyorum.