Cuma günkü yazımdan sonra çok arandım. Bazı dostlarım beni daha yolun başında Kemal Kılıçdaroğlu?nu kötü ilan etmekle eleştirdi. Ancak yazımı tekrar tekrar okuduğumda, Kılıçdaroğlu?nun kötü olduğuna yönelik tek bir kelime bulamadım. Ben CHP?nin yeni lideri için böyle bir kelime kullanmam. Çünkü; Hayatımda hiçbir insan hakkında tam emin olmadan, tek bir satır yazı hazırlamadım.
 Dile getirmek istediğim bazı endişelerim vardı. Bunlardan bir tanesi, Kılıçdaroğlu?nun bazı kesimler tarafından gereğinden fazla şişirilmesiydi. Bunun sonucunda büyük bir hayal kırıklığı olabileceğini, hatta bana göre olacağını ifade ettim. Bazı kesimlerin bu kadar fazla destek vermesine şüphe ile yaklaştım. Çünkü; Geliş şeklinden şüphe duymamak mümkün değil. Şayet Kılıçdaroğlu, Baykal?ın yerine malum olay ve sonrası gelişmeler üzerine değilde, kongrede çarpışarak gelseydi, benimde böyle bir şüphem olmazdı. Ayrıca Kılıçdaroğlu?nun o makamı doldurmadığına yönelik sözlerim, benim kişisel görüşümdür. Herkesin kendi fikrini yazması da son derece doğaldır. Ben böyle görürüm, başkası başka türlü görür. Kimin daha sağlıklı bir tahlil yaptığı ise, ilk seçimde ortaya çıkar.
 Bunu ifade ettikten sonra, gelelim Antalya?da dikkatimi çeken bir meseleye. Anladığım ve gördüğüm kadarıyla Antalya Milletvekili Deniz Baykal, siyasi hayatının en önemli derslerini bu şehirden alacak. Başına gelen o çirkin olayın ardından Genel Başkanlığı bırakmakla hata edip, etmediğini bu şehirde yaşadıkları ile daha iyi tahlil edecek. En önemlisi, ?vefa?nın sadece İstanbul?da bir semt adı olup olmadığını burada yaşadıkları ile anlayacak.
 Sayın Baykal?ın bu olayı yaşadığı günlerde ve sonrasındaki gelişmelerde Antalya?da değildim. Ancak gelir gelmez, yakın dostlarımdan dinlediklerim, bazı kişilerin tam düşündüğüm gibi ne kadar vefasız ve yalaka olduğunu anlamamı sağladı. Bakalım Deniz Baykal bunu anlayacak mı?
 Kılıçdaroğlu, Baykal?ın memleketi için ne düşünüyor? Acaba önümüzdeki süreçte parti örgütüne herhangi bir müdahalesi olacak mı?
 Hiç kuşkunuz olmasın müdahale gelecek. Bizzat Kılıçdaroğlu olmasa bile, yakın çalışma arkadaşlarının bazı görüşmeler yapmaya başladığını da biliyorum. Önder Sav?ın üzerinde en fazla düşündüğü kentlerden birinin Antalya olduğunu biliyorum. İstanbul?u istediği hale getirdi. Sırada yeralan birkaç şehirden biride Antalya?dır. Acele ile bir karar verilmesini beklemiyorum. Ancak zaman alsa bile, Antalya siyasetinde kenara çekilmiş bazı isimlerin tekrar ortaya çıkarılacağını gözlemliyorum.
 Bir arkadaşım bana, ?Sence Kılıçdaroğlu, önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde Deniz Baykal?ın adaylığını engeller mi?? diye sordu. Yanıtım, ?Saçmalama? şeklindeydi. Buna cesaret edilmesi mümkün değil. Antalya?da kıyamet kopar. Ancak birinci sırada Deniz Baykal yeralacak olsada, listenin gerisine Baykal?ın karar vermesi de mümkün görünmüyor. Buda bana sanki genel seçimler öncesi ciddi bir kriz yaşanacakmış hissi veriyor. Bu noktada bugüne kadar milletvekili adaylığı için hazırlık yapan kişilerin, ortada kaldığını da görmek gerekiyor. Hesaplar Deniz Baykal?a göre yapılırken, şimdi hiç ummadıkları bir tablo ile karşı karşıya kaldılar. Bakalım zaman bize ne gösterecek?