Geçtiğimiz hafta iznimin bir kısmını Finike’de geçirdim. Bu vesile ile Sûfî Yolu projesi kapsamında restore edilen Eroğlu Nuri Hazretlerinin makamını, türbesini ziyaret etmek istedim. Bu proje kapsamında yeni bir yol açıldığını okumuş, duymuş ve haliyle öğrenmiştik.

Bu ziyaret vesilesiyle yüksek rakımlara tırmanacak ve biraz da yayla havası alacaktık. Keyifle yola koyulmaya karar verdik. Turunçova Mahallesi’nde levhaların gösterdiği yoldan Alacadağ istikametine ulaştık. Haliyle doğa içerisindeydik ve ormanlık alanda yol almak güzeldi. Bir süre daha ilerledikten sonra dağa asfalt yoldan tırmanmaya devam ettik. Ve nihayet asfalt bitti. Bu arada gidilen asfalt yolun bir kısmı bozulmuş durumdaydı. İlerledikçe yolun kötülüğü bizi şaşırtmaya başladı. Daha önce yeni yapıldı denilen yol bu mu diye sorgulamaya başladık. Açıkçası yol iyi diye önceden yorumlara bakmayı ihmal etmiştik.

Zaman geçtikçe toprak olan yol taşlı yola döndü. Bu arada bir mermer ocağı içerisinden de geçtik. Asfalt olan yolun bozuk kısmı sanırım mermer taşınması sırasında oluşmuş.

Mermer ocağını geçtikten sonra zirveye doğru binek aracımızla yol almaya çalıştıkça araç içerisinde bulunanlar korkmaya başladı. Yolun bir kısmı uçurum, bir kısmı yamaçtı. Gittiğimiz yolda engebeli çukurlar oluşmuş, kırılan küçük kaya parçaları üzerinde ilerliyorduk. Lastik yarılsa, araç bozulsa telefonda çekmiyordu.

İlerleyen kısımda kamp kuran birilerini gördük, yolun geri kalan kısmının 3 km kadar olduğunu öğrendik. Hatta buraya kadar gelmişsiniz, mutlaka makama ulaşın tavsiyesi de aldık.

Türbenin olduğu tepeyi uzaktan görmeye başlamıştık ki yol da iyice gidilmez hale geldi. Ve bu arada tepeden bize doğru bir araç geldiğini gördük. Yoldan ancak bir araç gidebilirken gelen araç nasıl geçecekti? Yaklaşık 2,5 km kala geri dönme kararı aldık ve maalesef hedefimize ulaşamadık. Yani nasip olmadı diyebiliriz.

İster istemez bu yol yapılmamış mıydı diye sorgulamak durumunda kaldık. Sûfî Yolu’nu tanıtırken bahsedilen güzergâh; Finike'de Kâfî Baba, Bedir Baba, Eroğlu Nuri Hz., Elmalı'da Abdal Musa Hz., Kınalı Baba, Ahi Baba, Haydar Baba, Baltası Gedik Mahmud Dede, Vâhib-i Ümmî Hz. ve Sinân-ı Ümmî Hz. olarak belirlendiği duyurulmuştu. Projeyle, bu zâtların türbeleri o dönemdeki türbe mimarisine uygun olarak inşa ve restore edilecek, Eroğlu Nûri Hz.’nin Turunçova Alacadağ’daki türbesine çıkan 12 kilometrelik yol yapılacak şeklinde bilgilendirme yapılmıştı.

Yukarıda bahsedilen diğer yerlerde düzenlemeler yapıldığını biliyoruz. Ancak bahsedilen 12 kilometrelik yolun yapılmış hali bu olmamalıydı. Buraya ulaşmak binek araçlarla neredeyse imkansız. Dağa tırmanma taşıtları ile rahatça gidilebilecek bir yer.

Peki bu yol daha güzel hale getirilemez mi?

Sûfî Yolu projesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Antalya Valiliği himayelerinde gerçekleştirildiğini ve bu kapsamda belediyelerin ve diğer kurumların katkıları olduğunu biliyoruz. Hali hazırda Finike Belediyesi türbe bakımı, temizliği için destek oluyor diye biliyoruz. Bahsetmeyi unuttuğum var ise lütfen kusura bakmasınlar.

Proje kapsamında Eroğlu Nuri Hz.’nin türbesinin de yapıldığını biliyoruz. Demek ki yol çok daha kötü imiş ve bu hale getirilebilmiş. Ancak yolun son hali sunulan projeye yakışmıyor. Ben böyle görüyorum.

Eroğlu Musa Hz.’ne ulaşan bu yolun daha iyi hale getirilmesi elbette mümkün. Yol genişletilerek, çukurlu ve kaya parçalarının bulunduğu zeminden kurtarılmalıdır. Bunun için birilerinin bir şeyler yapması gerekiyor. Başta Finike Belediyesi bu işe el atmalıdır. Büyükşehir Belediyesi katkı koyabilir.

Eğer Belediyeleri aşan bir konu ya da ilgisizlik var ise Valilik ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri devreye girebilir. Hatta Finike bölgesinin milletvekili konuyu gündeme taşıyabilir.

Eğer bu yol daha güzel hale getirilirse ziyaretçi sayısı hızla artacaktır. Buraya gelen ziyaretçilerinin rotası içerisinde Finike ve Finike’nin tarihi mekanları da yer alacaktır. Yani turizmine katkı koyulacaktır.

Not: Dağın başında bir türbe için değer mi diyenler, yukarıda bahsettiğim ve zamanına yön vermiş manevi mimarların kimler olduğunu öğrensinler. Anadolu irfanı ifadesi ağzımızda boş laf olarak kalmasın. Bu arada bazı kimselerin bir şekilde buraya ulaştığı, rakı mangal keyfi yaptığı iddiaları da var. Aynen Kafi Baba çevresinde olduğu gibi. Lütfen gereğini yapalım.