Türkiye’de mobil iletişim hizmetleri daima tartışmalara konu olurken ara ara tartışmanın dozu da artmaktadır. Özellikle 1GB başına düşen fiyatlandırmaların yüksek olduğunu söyleyebilirim. Fiyatlandırmayla ilgili olarak operatörler yatırım maliyetlerinden, döviz kurlarından ve vergi yüklerinden bahsediyor. Elbette haklılık payları var.
Her yıl yenilenen aboneliklerde kendi müşterileri yerine yeni gelen müşterilere daha uygun paketler sunulabiliyor. Bu yazıyı bir Türkcell kullanıcısı olarak yazıyorum ve Türkcell bu yıl kendi müşterilerine biraz daha önem vermeye başladı diyebilirim. Ancak mobil hizmet paket ücretleri en yüksek firma durumunda.
Kısa bir araştırmayla Avrupa’nın birçok ülkesinde özellikle mobil internet paketlerinin hem daha büyük hem de daha öngörülebilir hale geldiğini görebiliyoruz. Özellikle rekabetin yüksek olduğu pazarlarda operatörler müşteriyi gigabayt hesabıyla değil, hizmet kalitesiyle elde tutmaya çalışıyor.
Hizmet kalitesi Türkiye’de tartışılmalı ve bu tartışma Rekabet Kurulunca dikkate alınmalıdır. Örneğin bir operatör bir köyde daha iyi çalışırken diğer köyde başka bir operatör daha iyi çekim gücüne sahip oluyor. Aralarında da çok fazla mesafeler yok. Alt yapı eksikliği denilebilir de alt yapı eksiklikleri hiç mi giderilmez? İlginç…
Bu yazıyı kaleme alma sebebim internet paketlerinin ülkemizde çok çabuk bitmesi. İnternetin çabuk bitmesi konusunu Temmuz ayı içerisinde bizzat deneyimledim.
Türkiye’den Bosna Hersek’e gitmeden önce aynı Turkcell paketim üzerinden Tumbara uygulamasındaki biriken paketimi kullanmak için başvuru yaptım. Konuşma süresi 200 dak ve 10 GB interneti kapsayan paketim Saraybosna’da devreye girdi. Tam 5 gün 4 gece hiç internet bağlantısını kesmedim. Sürekli açık kalmasına rağmen paketim bitmeden ülkemize geri döndüm.
Saraybosna’da geçen süre içerisinde video yükleme, resim paylaşma, sosyal medya araçlarına bağlanma vb. her şeyi kullandım. Örneğin YouTube platformuna videolar yükledim. Birlikte seyahat ettiğim başka bir arkadaşım farklı bir operatörden bir paket almıştı. Onun tüketimi de aynıydı.
Acaba biz mi yanlış değerlendiriyoruz diye Bosna’ya ziyarette bulunan Türkiye’nde gelenlere sorduk. Onlarda aynı şeyi söylediler. Türkiye’de internet paketleri çok çabuk bitiyor dediler.
Gerçekten böyle mi?
Yaklaşık bir ay sonra, yani geçtiğimiz hafta sonu Korkuteli’nin bir köyündeydim. İnternet erişimimi yine telefon üzerinden yaptım. Sonuç şaşırtıcıydı: 20 GB’lık paketin yaklaşık 15 GB’ı iki gece 3 gündüz içerisinde tükendi. Benzer şekilde sosyal medya, video yüklemeleri vb. şeklinde kullanım yaptım.
Hatta bu sefer gittiğim köyde çok hızlı olacak denilen 5G iletişimini tam sağlayamadım. Sürekli kesintiler oldu. Resim ve video paylaşımlarında sorunlar oluştu.
Saraybosna’da neredeyse aynı sürede, internet çekim sıkıntısı yaşamadan daha az paket tüketimi yaşarken, ülkemizde hızlı bir tüketim yaşıyoruz. Bu farklılık Rekabet Kurulu ya da başka ilgili bir kurum tarafından incelenmeli.
Bu arada bir evin içerisinin farklı noktalarında farklı çekim güçleri vardı. 4G’de daha iyiydin Turkcell demeden edemiyorum. Yakın köylerdeki farklı çekim güçleri de farklı bir durum.
Aslında bizlerin temel beklentisi “Önce düzgün bir çekim gücü ve mevcut internetin düzgün çalışması.” Bir teknolojinin adına 4.5G, 5G veya 6G demek tek başına anlam taşımıyor. Kullanıcı açısından önemli olan şey, ödediği gigabaytın gerçekten gigabayt olarak kalması, bağlantının kararlı olması ve kotasının görünmez şekilde erimemesidir.
Bosna Hersek'te beş günde bitmeyen 10 GB ile Korkuteli'nde iki günde tükenen 15 GB arasındaki fark, aslında Türkiye'nin dijital iletişim politikaları açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir sorudur.
Bu sorunun cevabı da DENETİM ve sonrasında gerekenin yapılmasıdır.