Geçtiğimiz günlerde CHP ve Ak Parti’de kongre heyecanı vardı. Her iki partimiz de il başkanlarını seçtiler, yönetim kurullarını oluşturdular. Hatta her iki teşkilatı da seçimlere götürecek ekipleri ortaya çıkardılar. Kimi çevreler CHP’nin geçirdiği süreci parti içi demokrasi, Ak Parti’dekini ise biat kültürü olarak adlandırdılar.
İşin açığı Ak Parti’de sessiz sedasız bir seçim yaşandı. Sessiz sedasız derken il başkanlığı seçim sürecini kast ediyorum. Yoksa onbinlerin katıldığı ve Başbakanımızın geldiği kongre gününü kast etmiyorum.
Peki, Ak Parti teşkilatının Mustafa Köse etrafında birleşmesi ve onun karşısında bir muhalefetin olmaması gerçekten de bir biatın sonucu mu?
Bir kere Mustafa Köse, gelmiş geçmiş başkanlar içerisinde belki de en sevilen ve teşkilatça en çok kabul gören il başkanı. Genel merkezin kongreden önce bunun altını çizerek kendisine destek verdiğini beyan etmesinin biat kültürü ile olan ilişkisini anlamakta zorluk çekiyorum. Tabi sadece destek kısmını cımbızla çeker de öncesini söylemezseniz ortaya bir sonuç değil çarpıtma çıkar.
İkinci olarak Ak Parti’de daha önceki başkanlara karşı muhalefet hareketleri yaşanmıştı. Bunu unutmamak gerekir. Demek oluyor ki parti içi muhalefet Ak Parti’ye yabancı ve yasaklı bir kavram değil.
Üçüncü olarak hatırlarsanız bundan bir yıl kadar önce CHP il yönetiminden 11 üye istifa etmişti. Ben de bu konu ile ilgili olarak bir yazı yazmıştım. İstifa eden üyeler daha demokratik ve katılımcı bir parti teşkilatı istediklerini beyan ederek, parti içi eğitim çalışması yapılmasını, bilgili ve donanımlı parti kadroları yetişmesini, il ve ilçelerde danışma kurulları yapılmasını istiyorlardı.
Bunların hepsi Ak Parti’de yıllardan beri var. Yani uzun lafın kısası CHP’de demokratikleşme için istenenler Ak Parti’de zaten mevcut.
İl danışma kurulları ile partide herkes her türlü görüşünü ortaya koyuyor. Muhalefet etmek isteyen muhalefet de edebiliyor. Ancak burada parti içindeki uzlaşma kültürü devreye giriyor. Ak Parti’liler içlerindeki sorunu konuşarak, istişare ederek çözüyorlar. Bu yönüyle Ak Parti, parti içi demokraside CHP’nin çok daha ilerisindedir.
Eğer parti içi demokrasiyi itişip kakışmakta, birbirinin kuyusunu kazmakta, karşı tarafı yıpratıcı beyanlar vermede ve sonuçta tümden bir teşkilatı müşkül durumlara sokmakta arıyorsak bir diyeceğim yok. Ama parti içi demokrasiyi tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi uzlaşma ve diyalogda arayacaksak işte orada bir durup, kimin kongresinde olaylar çıkıyor, kimin kongresinde sandalyeler havada uçuşuyor diye düşünmemiz gerekir.
Bu vesileyle il başkanı Mustafa Köse’ye hayırlı olsun diyor görevinde başarılar diliyorum.
Spor
Asayiş
Antalya
Güncel
İlçeler
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi
Antalya'da elektrik kesintileri: 18 Ağustos