İletişim araçlarının ve teknolojinin çok geliştiğini..
Bu nedenle, insanları kandırmanın artık ne kadar imkansız bir hale geldiğini..
Vatandaş öğrendi, ama siyasetçilerimizin hala bundan ya haberi yok, ya da “yalan söyleme” alışkanlıklarını bırakamıyorlar..
Belli ki; yalanlarının ortaya çıkacağını hala kavrayamamışlar..
…
Örnek verelim..
Biliyorsunuz, önceki gün TBMM’de “bütçe maratonu” başladı..
Muhalefet “yolsuzluk iddiaları”nı yine sürdürdü..
11 gün sürecek bu maraton boyunca hatta sonrasında “aynı iddialar” devam edecek..
Özellikle CHP’liler, bu yolsuzluk konusunda çok ısrarlılar..
…
Biliyorsunuz..
Muhalefet; millet adına TBMM’de iktidarı denetler, uçtuğu zaman dizginler..
Eğer ortada bir yolsuzluk varsa.
Eğer birileri TC kimliği taşıyan her kim olursa olsun, bir kuruşluk hakkını yiyor veya yediriyorsa..
Bunu ortaya çıkarmak sadece muhalefetin değil, “her insanın” görevidir..
Ancak..
Amaç yolsuzlukları ortaya çıkarmak değil, “iktidar koltuğunu kapmak” için “yolsuzluk çamurları” atmak olursa..
Kemal Kılıçdaroğlu misali, insan çuvallar, rezil olur..
…
Bütçe konuşmalarını dinleyeniniz olmuştur..
Kılıçdaroğlu TBMM kürsüsünden iktidarı yine “yolsuzluklarla” suçladı..
Neye rağmen suçladı..
Bir gün önce, “yine TBMM kürsüsünden yaptığı ve yalan çıkan yolsuzluk suçlamaları yüzünden mahkum olmasına rağmen” suçladı..
Başbakan da çıktı..
Haklı olarak Kayseri Belediye Başkanı’nın Kılıçdaroğlu’ndan kazandığı tazminat ile 3.5 ton sucuk dağıttığını söyledi..
Bununla da kalmadı..
Son 10 yılın ekonomik ve sosyal rakamlarıyla Türkiye’nin nereden nereye geldiğini anlattı ve “bunları yolsuzluk yaparak gerçekleştirmek mümkün mü” diye sordu..
…
Burada, “Başbakan haklı, CHP Genel başkanı haksız” noktasına gelmek istemiyorum..
Amacım; siyasetçilerimizin artık değşmesi gerektiğini anlatmak..
Maalesef bizim siyasetçiler, “yalancı çoban”a döndüler..
Söylediklerine, özellikle de “işte yolsuzluk belgesi” diye ortaya koydukları kağıt parçalarına (çoğu ıspatlanamadığı için) artık kimse inanmıyor..
Niye inanmıyor?
Çünkü (dedim ya iletişim teknolojisi çok gelişti), anında o belgenin gerçek mi-değil mi olduğu ortaya konuveriyor..
Eskiden, bu belgeleri araştırmak yılları alıyordu..
Hatta, bazen iktidar değişikliklerinden sonrayı bile buluyordu..
Şimdi en çok yarım gün sürüyor..
Bütün bunları bile bile, siyasetçilerimizin hala “yolsuzluk çamurları” ile uğraşmasını aptallık olarak nitelendiriyorum..
Birisi iktidar koltuğuna oturacak, diğeri o koltuğu bırakmayacak diye milletle bu kadar oynanmasına gönlüm razı olmuyor..
…
Şunu istiyorum..
Bu milletin “kör kuruşu”nun hesabı sorulmalı ve verilmelidir..
İktidar ya da muhalefet, “çamur siyaseti” yapmadan, yolsuzluk varsa bunu gerçekten belgelendirmelidir..
“İşte belge” deyip, ardından 3.5 ton sucuk dağıttırmamalıdır..
“Türk tipi siyaset”i bırakıp, artık yeri geldiğinde iktidara proje öneren, iktidarla ortak projeler üreten bir muhalefet anlayışına gelinmelidir..
Çünkü..
Başka Türkiye yok..
Asayiş
Güncel
Kültür-
Antalya
İlçeler
Spor
Trend Haberler
20. Alanya Belediyesi Gökbel Yaylası Yağlı Güreşleri'ni kim kazandı?
Manavgat’ta sahil düzenlemesi
Kepez’de kuryeler kontak kapattı: ‘Bu saldırı hepimize yapıldı’
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talebi
Antalya Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk soruşturmasında sıcak gelişme: 2 isim yeniden gözaltına alındı
Yeni Parti'nin Antalya kadrosu açıklandı