İki gündür yazdıklarıma son derece olumlu tepkiler ile birlikte, bazı eleştirilerde aldım. Ne demek istediğimi anlayıp, destek verenlere teşekkür ediyorum. Anlamayanlar için daha detaylı bir şekilde ne anlatmaya çalıştığımı yazayım.
 Bu yazılarımda amaç, geçmiş belediye yönetiminin işlediği bir suç varsa, bunun üzerinin örtülmesi değil. Tam tersine suç varsa, kesinlikle ama kesinlikle üzerine gidilmelidir. Elbet de savcılık makamlarına bilgileri verilmelidir.
 Ancak yapılan suç duyurularının içeriklerine bakıldığı zaman, adı öyle bile olsa suç namına tek bir kanıt bulabilmek mümkün değil. Bunlardan çıksa çıksa, ite, kalka, zorlaya, zorlaya ancak ?görevi ihmal? sonucu çıkabilir. Ancak bununla ilgili şimdiki yönetim hakkında ortaya atılan iddialar da yenilir, yutulur cinsten değil. Bu yönetimin geçmiş dönemin işleri ile ilgili evrakları ortalığa sermesi, bazı belgelerin ortadan kaybolduğu iddialarına neden olmakla birlikte, yine de o eksiklerin gerçekte var olduğunun ispatı zor değil.
 Yani bu suç duyurularından ?görevi ihmal? sonucunun çıkması da çok kolay değil.
 Bunu bile bile, üstelik hedefleri olan kişileri bu işe bulaştırmaları imkansız olduğu halde, belediye bürokratları ve çalışanlarının bu kadar huzursuz edilmesi günah değil mi? Atmasyon suçlarla eski ve halen çalışan bürokrat ve çalışanlara idari yönden ?maaş kesintisi? uygulamak, ?kademe ilerlemesi?ni durdurma cezası vermek günah değil mi?
 Sevgili hocaya sormak gerekmiyor mu?
 Acaba bu insanların kıt kanaat geçinmesi yetmiyormuş gibi, bir de gelecekleri ile oynama, ekmek paraları ile oynamakla ne kazanılır?
 İtirazım bunadır.
 Şu anda hoca ile birlikte çalışan bir çok kişiye, üniversite dönemleri ile ilgili saçma sapan suç duyuruları yapıldığını ifade ettim. Aldığım bilgiler karşısında ne kadar üzüldüğümü yazıp, bu insanlara zamanında zulüm yapıldığını kaydettim. Bunun acısını yaşamış insanların, şimdi aynı saçmalığın altına imza atması yanlış değil mi?
 Çok net görünen bir gerçek var.
 Burada tek neden, intikamdır. Ama bir çoğu yıllarca üniversitede çalışmış insanlara bu haller hiç ama hiç yakışmamaktadır. Ayrıca illaki intikam alınacaksa, adresi bu günahsız insanlar olmamalıdır.
 Onlarca kez yazdım.
 Çıkıp geçmişte bir kişinin rüşvet aldığını, verdiğini, çıkar sağladığını, yolsuzluk yaptığını, hırsızlık yaptığını ispat etsinler. Bu kişi ben bile olsam, ?Helal olsun? diyeceğim. Ama yapamazlar. Olmayan bir suçu ortaya çıkarmak mümkün değildir. Olmayanı, oldurmaya bu kadar ısrarcı olmanın benim nazarımda intikamdan başka da adı yoktur. Bunun adı öfkedir. Hırstır. Önünü görememek, gerçekleri idrak edememektir. Suçu olmayan insanları bu kadar uğraştıran bir yönetimin, en basit bir belediye hizmetinde bile mevcut çalışanlarının rahatlığını sağlaması ve onlarla birlikte hizmet vermesi mümkün değildir. Çünkü; Korku tüm belediyeye hakim olmuştur. En basit imzalar bile endişe yaratmaktadır.
 Bunların artık bir sonu olmalıdır. Sonu gelmese bile uzun vadede zararı, yine bunu yapanlarıdır.
 Yüzlerce defa bildiğim, inandığım, gördüğüm gerçekleri yazmaktan çekinmedim. Ancak bu konularla ilgili çok ama çok gerekli olmadığı sürece bu son yazımdır. Sevgili hoca ve arkadaşları tarafından dikkate alınıp, alınmaması tamamen onları ilgilendirir. Kendi çalışanlarının gönlünü almak ve daha huzurlu bir belediye ortamı yaratmak için geç değildir. Belediye dışında kalan hiç kimsenin de bu gelişmeleri ciddiye aldığı yoktur. Buda bilinmelidir.