Dünkü yazımın başlığı, ?Bir garip hırsızlık? şeklindeydi. Cumartesi gecesi kızkardeşimin düğününü yaptığımız otelden ayrılırken, birkaç gün önce kiraladığımız otomobilin çalındığını fark etmiştik. Bunu yazmıştım. Bu otomobilin Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü?ne bağlı Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından bulunacağından hiç kuşku duymadığımı, çeşitli garipliklerin de polis tarafından mutlaka aydınlatılacağını dile getirmiştim.
 Yazımın yeraldığı gazetenin basılıp, dağıtıma çıktığı saatlerde o deneyimli polisler beni haklı çıkardı. Çalınan araç Dünya Göz Hastanesi yakınlarında terk edilmiş olarak bulundu. Sıra olayın perde arkasını aydınlatmaya gelmişti. Otomobilin bulunduğu ana kadar Hırsızlık Büro Amirliği?nin tüm çalışanları müthiş bir gayret gösterip, işlerinde ne kadar başarılı olduklarını ispat etti. Ancak o ekiplerin içerisinde iki kişi vardıki, olayla ilgilenen kardeşim Fırat?ın bana verdiği bilgiler ışığında bugünkü yazımda teşekkür edip, isimlerine yer vermek istemiştim. O polislerden biri Yaşar Demirel, diğeri de Hüseyin Yalçın Soylu?ydu.
 O polislerden Hüseyin Yalçın Soylu, bulunan aracın başında sohbet ettiği kardeşim Fırat?a, ?Aman kardeş. Olurda bu mesele ile ilgili haber veya yazı yazarsanız. İsimlerimize yer vermeyin. Hoş olmaz. Yazmakta kararlıysanız, sadece Büro Amirliği olarak genel yazın? ricasında bulunmuştu.
 Ancak 17 yıllık deneyimli polisin adı, dün internet sitelerine düştü. Bugün de yazılı medyanın önemli bölümünde yeralacaktır. Maalesef, bir Allahın belası sarhoşun ekip aracına çarpması sonucu hayatını kaybettiği şeklinde.
 Dün öğlen saatlerinde kardeşim Fırat, odama kireç gibi bembeyaz olmuş bir suratla girince, içimden ?Eyvah!..? dedim. Öyle çöküktüki, çok üzücü bir olay yaşandığını hemen anladım.
 Sevgili Hüseyin kardeş!..
 Ben bugün büronuzu ziyaret edip, teşekkür edecektim. Her zaman takdir ettiğim ve Türkiye genelinde örnek olduğunu yazdığım Antalya polisinin, Oto Hırsızlık alanında da ne kadar başarılı olacağını yazacaktım. Senin ricanı kırmayarak, adına yer vermeden Büro Amirliği?ni yazacaktım. Dünkü yazımda okurlarıma, ?Sonucu mutlaka yazacağım? demiştim. Öyle yapacaktım.
 Böyle mi olmalıydı?
 Senin adını bu sütunlarda böylemi yazacaktık?
 Daha tanışacaktık.
 Nasip olmadı.
 Araya bir sarhoş girdi.
 Şehit kardeşim. 17 yıldır bu meslekte çok başarılı oldun. Olaydan, olaya koşup, milletin can ve mal güvenliği için geceni, gündüzüne kattın. Mekanın cennet olsun. Allah gani gani rahmet eylesin. Geride bıraktığın ailene sabır versin.
 Başka ne yazmam gerektiğini, ne anlatmam gerektiğini bilmiyorum.