Geçtiğimiz Perşembe günü Tarım İl Müdürlüğü?nde yapılan, ?Antalya İl Balıkçılık ve Su Ürünleri Koordinasyon Kurulu Toplantısı?nı? bende konuşmacı olarak davetliydim. Ancak, önceden planlanmış bir programım nedeniyle iştirak edemedim.
Toplantıyla ilgili gelişmeleri, gazete haberleri aracılığıyla öğrendim.
Yazık.,
Bir kulaç mesafe dahi alınamadığını toplantıda konuşulanları okuyunca anladım.
Bende, laf olsun diye yapılmış bir toplantı olduğu kanısı oluştu.
Böyle bir toplantıya katılmadığıma mı üzüleyim, ?Yapılsın da nasıl yapılırsa yapılsın? zihniyetiyle organize edilen bir oturuma katılmadığıma mı sevineyim?
Vali Yardımcısı Hakkı Loğoğlu başkanlığında gerçekleşen toplantıda, Su Ürünleri Master çalışmalarıyla ilgili bilgileri Yaşar Özkan aktarmış. Kaleiçi Yat Limanı Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Salih Atılgan ile Büyük Liman Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Cavit Tankuş da, balıkçıların sorunlarıyla ilgili bilgiler ortaya dökmüş.
Trol balıkçılığıyla ilgili koca oturumda, sadece ?Balığımızı çalıyorlar? adı konulmuş, bir de, ?Trol avcıları gece görünmesinler diye tekneleri maviye boyayıp, ışıkları kapatarak avlanıyorlar? deyip, AIS sisteminin üzerinde titizlikle durulması gerekir? cümlesinin altı çizilmiş.
Başka?.
Al sana Antalyalı balıkçıların sorununun masaya yatırılma öyküsü.
Antalya?ya Hatay ve Mersin?den avlanmak üzere neden 30-40 tane trol teknesi gelir ki?
Bunun cevabı o toplantıda niçin aranmaz?
Hazır sen temsilcisi olduğun balıkçıların sorunu için düzenlenen organizasyonu yakalamışsın. Ve karşında da bu konuda en yetkili makamların temsilcileri.
Ben olsam o toplantıyı kayıt altına aldırır, konuşulanları tek tek not ettirirdim. Yeri ve zamanı geldiğinde de, balıkçıları toplayıp, ?Bakın arkadaş. Biz böyle, böyle sizin hakkınızı aramak için elimizden geleni ardımıza koymuyoruz. İşte görüntüler? derdim.
Kim yapacak?
Sen diyebiliyor musun ki, ?Antalya körfezindeki trol avcılığının adı balıkçılık değildir?.?
Diyemiyorsun.
Diyemezsin de.
Zira, define avcılığına burun sokmamak gerekiyor da ondan.
3 mil sınırına karşın, ellerinden gelse o sınırı 1 mile indirmek için büyük çaba sarfedilir mi, edilmez mi?
Peki neden edilir?
Antalya?nın geçmişi, yani tarihi zenginlikleri kıyı ile 1-2 mil arasında, denizin altında yatıyor da ondan.
Senin işin balık avlamak mı, yoksa deniz altına 45-50 santim girip, tabanı hallaç pamuğu gibi atıp, define avcılığı yapmak mı?
Ben balıkçılık olduğuna inanmıyorum arkadaş.
Balıkçı dediğin balığını avlar, tabanı deşmez. Kumun altında balık aramaz.
Balık neslinin hızla tükenmeye yüz tuttuğu Antalya körfezinde acil şekilde trol avcılığı yasaklanmalı. Aksi takdirde, Türkiye?nin en uzun sahil şeridine sahip bu dünya kentinin yaşayanları, Norveç uskumrusuna, Karadeniz hamsisine ve çiftlik çipurasına talim edecek.
Vali Ahmet Altıparmak?ın Antalya?da göreve başladığı ilk günlerde kendi çapımızda şahsına bir öneri sunmuştuk ancak, belli ki çare başka yerlerde aranıyor.
Aklın yolu bir.
Antalya körfezine kesinlikle trol avcılığı sokulmamalı.
Yasaklanmalı.
Çünkü, o iş balıkçılık değildir.