250 kişilik dans topluluğuyla 80 ülkede 20 milyon izleyiciyle buluşan Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan yönetimindeki Anadolu Ateşi?nin Antalya?da üzerine su dökülmek isteniyor.
Dünyanın en büyük dans topluluğu olan ve herkesin kabul ettiği Anadolu Ateşi, bugüne kadar Türkiye?nin adını en iyi şekilde duyurdu, duyurmaya devam ediyor.
10. yılını kutlayan topluluk, Antalya?ya ayrı bir önem veriyor.
Yaz aylarında Antalya?yı mesken tutan ve haftada iki kez izleyiciyle buluşan Anadolu Ateşi?nin maalesef önü kesilmek isteniyor.
Topluluğun Antalya?daki gösterilerine şuana kadar desibel yüksekliği öne sürülerek 8 ayrı dava açıldı. Bu davalar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıldı.
Kültür Bakanlığı dava açar da belediyeler boş durur mu? Belkıs Belediyesi de şuana kadar Anadolu Ateşi hakkında 7 dava açtı. Gerekçe olarak eğlence vergisi ödenmemesi gösteriliyor. Bildiğim kadarıyla eğlence vergisi bar ve pavyon gibi eğlence mekanlarından alınır. Kültür ve sanatla uğraşanlardan böyle bir vergi istenmesi akıl mantık işi değil.
Side?de gerçekleşen gösteriler için de ayrıca 3 dava açılmış durumda.
Tüm bu davalar kaybedilirse Mustafa Erdoğan 5 milyon TL?lik bir tazminat ödemek zorunda kalacak. Bu da bir nevi Anadolu Ateşi?nin kapılarına kilit vurması anlamına geliyor. Bir diğer anlamda 250 ailenin ekmeği elinden alınmış olacak.


***
Avrupa, ören yerleri ve antik tiyatrolarını sonuna kadar gösterilere açarken, topluluk kendi ülkesinde gerekli desteği bulamıyor. Tüm olumsuzluklara rağmen proje yürütülmeye çalışılıyor. Davetlerin ardı arkası kesilmiyor. Bu da topluluğun ne kadar başarılı bir proje yürüttüğü anlamına geliyor.
Anadolu Ateşi?nin üzerine su dökmek isteyenlerin oturup bir daha düşünmesi gerekir. Açılan davalar kente yarar mı zarar mı veriyor? Bu hesabı yapıp ona göre hareket etmeliler. Anadolu Ateşi kendisini kanıtladı ve dünyada adından söz ettiriyor. Türkiye?nin adını en iyi şekilde duyuruyor. Yaz aylarında binlerce yerli ve yabancı turist Antalya?daki gösterileri izliyor. Bunlar kentin reklamı açısından çok önemli. Üstelik bunları yaparken de arkasında çok güçlü sponsorlar yok.
Yetkililerin daha dikkatli olmaları gerektiğini düşünüyorum. Kaş yapayım derken göz çıkarmayalım.