Antalya’ya tanımayan biri olsaydı..
“Geldi, hava atıyor, bilip-bilmeden konuşuyor” der, o sözleri geçiştirirdik..
Ama..
Antalya’nın yeni Emniyet Müdürü Cemil Tonbul, 10 yıl bu şehirde her tür görevi yapmış biri..
Ve bu kenti en az belediye başkanları kadar, hatta daha da fazlasını bilen biri..
Bu nedenle, Antalya ile ilgili tespitleri bizim için önemlidir..
Bu nedenle, Antalya halkı Tonbul’un tespitlerini iyi değerlendirmelidir..

Yeni Emniyet Müdürü Cemil Tonbul’a, geçtiğimiz cuma günü gazete olarak “hayırlı olsun” ziyaretine gittik..
Ziyarette “kent içi ulaşım” sorunu konusunda şunları söyledi:
“Çok çok çok çokkk acil, çok katlı otoparklar yapılmalı..
Her yıl onbinlerce aracın trafiğe eklendiği bir kentte, insanların araçlarını koyacağı yerlere ihtiyaç var..
Antalya’da belediyeler önceliği buna vermek zorunda..”
Haklı değil mi?

Ardından ilave etti:
“Düşünüyorum da, şu battı-çıktılar, köprülü tünelli kavşaklar olmasa Antalya’da trafik tam anlamıyla felç olurdu herhalde..”
Güldüm..
Neredeyse 7-8 yıldır bu battı-çıktıları ve köprülü-tünelli kavşakları yapan Menderes Türel’i, bunları yaptığı için neredeyse “vatan haini” ilan eden CHP ve MHP’liler geldi aklıma..
Özellikle de şu anda adı Büyükşehir Başkanı olan, ama Eğlence Merkezi Müdürü gibi çalışan Mustafa Akaydın’ı düşünmeden edemedim..
Cemil Tonbul’un sözleri, kavşakları yerden yere vuran, sürekli “yanlış” diyen, ama bir türlü “doğru”sunu gösteremeyen Akaydın’a, CHP ve MHP’lilere, hatta bazı STK temsilcilerine bir şeyler anlatır mı acaba?
Hiç sanmıyorum..
Antalya’da “kent içi ulaşım sorunu” görmeyen birilerine, Tonbul’un kavşaklar ve otoparklar konusundaki sözleri bir derstir aslında..
Yani; “anlayana sivrisinek saz”dır..
Ama..
Muhalefet etmeyi “tu-kaka” sananlar ders alır mı hiç?

Cemil Tonbul, bildiğimiz, ama göremediğimiz bir yaraya daha parmak bastı..
Dilencilere..
Meğer yüzde 80’i “çete”ymiş..
Başka illerden Antalya’ya gelmişler..
Tıpkı filmlerdeki gibi, çete reisleri “dilenci ekibi” kurup dünyanın parasını kazanıyormuş..
Bu “çete”lerden iki-üç tanesi Emniyet’in sıkı denetimini görünce, bir ay içinde tası-tarağı toplayıp Antalya’yı terk etmişler..
Ama, hala tam anlamıyla temizlenmiş değiller..
Tonbul, kavşaklarda araçların yanına gelip dilenenlere dikkat edilmesini istiyor..
Bazılarının mendil falan sattığına da bakmayın..
Aman aracınızın kapısını kilitli tutun, camı falan da açmayın..
Onlar da “çete”nin elemanlarından biri olabilirmiş..

Cemil Tonbul’la bir de “Emniyet’teki atamaları” konuştuk..
Öğrendik ki..
Bu tür atamalar, Emniyet’in her zaman uyguladığı “rutin” bir işlemmiş..
Her ay Emniyet’te onlarca görevli bir birimden diğerine atanarak “tecrübe kazanması ve her konuyu öğrenmesi” sağlanırmış..
Yeni bir birim, yeni bir görev ve yeni bir heyecan..
Yani, “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” türünden bir uygulama..
Muhalefetin dilinde, bazı gazetelerde ve özellikle sosyal medyada dolaşan, “Emniyet’te kıyım” türünden haberlerin, aslında “rutin bir uygulama” olduğunu böylece öğrenmiş olduk..
Tonbul, “kimse işinden atılmıyor, sadece yer değiştiriyor, bu da olmak zorunda zaten” diyor..

Cemil müdüre, yeniden “hoş geldin” diyorum..
Anlaşılan o ki..
O da bize birçok konuyu “açık-seçik” anlatarak, yeni bir heyecana götürecek..
Yeter ki, bizler “artniyetli” olmayalım..