Önceki gün önce Defterdarlık sonra da Ak Parti İl Başkanlığı binasına yumurta ve pet şişe yağdıran 2B eylemcilerinden biri yanındakine soruyor:
“Çok mu çok oluyoruz yoksa la?”
Bir Jean’ın reklamından etkilenmiş herhalde..
Diğeri cevap veriyor:
“Olur mu oolum, araziyi bedavaya alıncaya kadar devam..
Az kaldı ha..”
Biri daha karışıyor lafa:
“CHP’li arkadaşlarımız, hükümet rayiç bedeli ne kadar düşürürse düşürsün siz eylemlere devam edin diyor..
İşin sonunun arazileri ‘bedelsiz almaya’ kadar varacağını söylüyor..”

Tanıdığım biri, eylemde buna benzer bazı konuşmalar yapıldığına şahit olduğunu söyledi..
Doğrudur-yanlıştır, eksiktir-fazladır, bunu bilemem..
Ama..
Hükümetin 2B Yasası’nda yaptığı son düzeltmeye rağmen, eylemlerin aynı şekilde devam etmesi, köylülerin üç aşağı-beş yukarı bu düşüncede olduğunu gösteriyor sanki..
İsterler elbet..
Kim istemez “bedavadan mal-mülk sahibi” olmayı?
Arkalarında koskoca Büyükşehir Başkanı var..
“2B konusunda benim görüşüm partimle aynıdır, arazi orman köylüsünün ise hiç bedel alınmamalıdır” sözünü her yerde, her fırsatta tekrarlıyor..
Sonra da utanmadan “kışkırtıcılık” yapmadığını söylemiyor mu, ister gül ister ağla..
Bunu duyan köylü durur mu?

Eğri oturalım, doğru konuşalım..
Ak Parti hükümeti, 2B’yi iyi yönetemedi..
2B tespitlerini de, rayiç bedellerin tespitini de sadece bürokratlarına bırakmayacaktı..
2B şimdi Ak Parti’nin “yumuşak karnı” haline geldi..
Türk siyasetçileri, rakiplerinin “zayıf tarafını” bulup oradan vurarak oy avcılığı yapmaya bayılırlar..
CHP de, MHP de hükümetin iyi yönetemediği 2B üzerine iyi vuruyor..
Çünkü..
Yakın bir gelecekte “yerel seçim” var..
Ve ortada, her ikisinin de rahatlıkla kışkırtabileceği bir kesim var..
Veriyorlar gazı köylüye..
“Bedava alıncaya kadar devam” diyerek umutlandırıyor ve ellerine gayet güzel yazılmış pankartları da tutuşturup gönderiyorlar hükümetin üzerine..
Ha, bunu garipsemiyorum..
“Türk tipi muhalefet” böyle yapılıyor maalesef..
CHP veya MHP iktidarda, Ak Parti muhalefette olsaydı, aynı şeyi bu defa belki de Ak Parti yapacaktı..
İşte bu tür muhalefet nedeniyle de “siyaset kurumuna” hiç güven duyulmuyor..

Yalnız bu 2B konusunda vatandaşın kafasına takılan “başka bir şey” var..
Bir zamanlar birileri gelmiş, hiç izin-mizin almadan bir yerleri ekip-biçmeye başlamış..
İyi para kazanan da olmuş..
Bazılarına ise “hukukçular” akıl vermiş..
“Git falan yeri tellerle çevir..
Bir su basman at, belediyecilerin gelip ceza yazmasını bekle..
Ceza yazdıkları an, artık o arazi senin demektir..
Çünkü, o ceza belgesi, o arazinin senin olduğuna dair belgedir..”
Kimileri bunu yaparak, bedel ödemeden toprak sahibi olmuş..
Gün gelmiş, ekip-biçilen veya ceza belgesiyle elde edilen Orman’a ait arazileri satıp devlet bütçesine katkı sağlamak istenmiş..
Ve bunlar için bir bedel belirlemiş..
Şimdi, o bedeli ödemek istemeyenler eylem yapıyor, yol kesiyor..
Bedelini ödeyen alsın, tamam da, bedelsiz almak, başkalarının hakkını yemek olmaz mı?
Bizim anne-babalarımız çok mu aptalmış acaba?
Niye gidip bir arazi çevirip ekip-biçmemiş veya ceza makbuzu yazdıracak bir yer bulmamış?
Birileri bedava toprak sahibi olmayı isterken, biz niye her santimetre karesine para ödemek zorunda kalıyoruz?
Haksızlık değil mi bu?

“Birileri” köylüleri kışkırtırken, bunun da cevabını bulsun, vatandaşa açıklasın..
Çünkü, böyle düşünenlerin sayısı hiç de az değil bilesiniz ..