Norveç, İskandinav Yarımada'sında bulunan 5 milyon nüfuslu bir ülke. Anayasal monarşi ile yönetiliyor. Tam bir kuzey ülkesi. İklimi soğuk. En güney ucu 57. paralel üzerinde. Bu noktanın ekvatora uzaklığı yaklaşık 6500 kilometre. Kış aylarında güneşe hasret yaşayan bu ülke, çağdaşlığın ve gelişmişliğin zirvesinde.
İşte bu Norveç, o iklimde bisiklete biniyor. Geçenlerde televizyonda izledim. Belediye, insanlar bisiklete binsin diye bisiklet parkları yapmış. İsteyen oradan alıyor, biniyor sonra da başka bir noktada bırakıyor. Sonra düşündüm acaba bu Norveç ekvatorda falan da biz mi yanlış biliyoruz? Ya da Antalya aslında kutup bölgesinde de, biz mi Akdeniz'de zannediyoruz. Adamlar o soğukta bal gibi bisiklete biniyor.
Peki biz ne yapıyoruz? Şu iklimde, şu dümdüz şehirde bisiklete binemiyoruz. Binemiyoruz diyorum çünkü inanıyorum ki şehrimizde yaşayan insanlar eğer önlerine düşen, yol gösteren birileri olursa bisiklete binecekler. Akaryakıtın bu denli pahalı olduğu, toplu ulaşımın geri olduğu bir şehirde niye insanlar bisiklete binmesinler ki?
Konuştuğum herkes aynı şeyi söylüyor. Bisiklet aslında güzel ama bisiklet binmeye uygun bir ortam yok. Evet çok doğru. Ve bu ortamı bize sağlamayanlar bizi yönetenlerdir. Başta Büyükşehir Belediyemiz. Neden büyükşehir belediyesi? Çünkü hem çatı belediye hem de büyük yollar ve trafik düzenlemeleri onun yetkisinde. Kent yönetiminin amiral gemisi onlar.
Peki büyükşehir belediyemiz 4 yılda bisiklet için ne yapmıştır? Hiç bir şey yapmamıştır. Bir kaç etkinliğe destek vermiş, kentin bir ucunda açtığı bir iki caddeye bisiklet yolu çizmiştir o kadar. Büyükşehirin birşey yapmadığı ortamda alt kademe belediyelerinden ne bekleyebiliriz ki?
Defalarca söyledim. Büyükşehir belediyemiz ha gayret deyiverse, bir kaç kampanya, bir kaç afiş, bir kaç düzenleme ile ilk adımı atıverse bu işin devamı çorap söküğü gibi gelecek. Üç beş bordür taşıyla sokak lambası değiştirilmiş, araya da bir kaç havuz yerleştirilmiş modern caddeler yapıyorlar. Caddelerimiz elbette çağdaş ülkelerdeki gibi güzel olacak. Buna bir sözümüz yok. Ama modern caddelere sahip olup da o caddelerde bisiklete binilmeyen çağdaş bir kent var mı? Asıl bunu düşünmemiz lazım.
Caddelerimiz çağdaş ama o caddelerde akan trafik çağ dışı. Bütün gelişmiş ülkeler bisiklete önem verirken biz sadece cadde düzenliyoruz. Herşey bir yana o caddelerin bir köşesine sembolik de olsa bir bisiklet parkı, bir bisiklet kiralama ünitesi koyamıyoruz.
Bir bisiklet kullanıcısı olarak her şeye rağmen birçok insan gibi ulaşımımı bisikletle sağlamaya devam ediyorum. Beklentim bisikletle barışık bir kentte yaşamak. Ve bizi yöneten insanlardan da bunu istiyorum.
Güncel
Antalya
Gündem
Spor
Ekonomi
Asayiş
İlçeler
Özel
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine