Kamu Hastane Birlikleri'ne bağlı hastanelerde mazeret göstererek nöbet tutmayan sağlık personeli, sağlık raporlarını yenileyecek.
Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Kurumu, genel sekreterliklere bağlı hastanelerde sağlık kurulu raporuna istinaden mazeret göstererek nöbet tutmayan sağlık personelinin sağlık raporlarını yenilemelerini istedi.
Sağlık Bakanlığı'nca 26 ilde 38 hastane, sağlık kurulu raporları vermeye yetkili Hakem Hastane olarak belirlendi. Ebe ve hemşireler bu hastanelerden veya tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporlarını yenileyebilecek.
Şubat ayı başında Kurum Başkanı Hasan Çağıl imzalı genel sekreterliklere gönderilen yazıda, "Sağlık mazereti nedeniyle sağlık kurulu raporuna istinaden nöbete girmeyen hemşire, ebe ve hemşire yetkisi almış sağlık personelinin, Bakanlığımızca Hakem Hastane olarak yetkilendirilen en yakın hastaneden, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporlarının yenilenerek ve idare tarafından onaylanarak asıl nüshalarının 15 Mart 2013 tarihine kadar genel sekreterlikleri tarafından kurumumuza gönderilmesi istenmiştir" denildi.
Sağlık problemi nedeniyle nöbet tutamaz raporu alan personelin acil servis, yoğun bakım ünitesi, ameliyathane gibi özellikli hizmetlerde çalıştırılması, gerekirse mesai kaydırma yöntemi ile hizmet sunabilecekleri çalışma programlarının oluşturulması istendi.
Türkiye’de hastaneler ne zaman Kamu Hastane Birlikleri'ne bağlandı bu uygulama başlatıldı.
Hem de Kurum Başkanı Hasan Çağıl’ın yazılı talimatıyla.
Başlatıldıysa ne olmuş?
Öncelikle geçmişte alınan raporların niçin yenilenmesine gerek duyulmuştur bu sorunun cevabı verilerek yola çıkılması gerekmiyor mu?
İlk başta, “Biz geçmişteki sağlık kurullarına güvenmiyoruz” sonucu çıkmaz mı?
“Dönem bizim dönemimiz ve atların sahibi biziz. Atlar da sahiplerine göre kişnemesi gerekiyorsa, biz ne dersek o” zihniyetiyle hareket edilmiş olunabilir?
Doğal mı?
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gerçekse doğal.
Peki.,
Kurum Başkanı Hasan Çağıl’ın yazılı talimatında bir de, “Raporlar her yıl yenilenecektir” ibaresi yer alıyor.
Bu neyin nesi?
Zamanında raporlar alınmış, bunları da aynı doktorlar vermiş. Ve bir yıl sonra yine Türk doktorları tarafından verilecek yenileme raporu gerekiyor.
Var mı böyle bir şey?
Bu güvensizlik neden?
Göğüs kanseri olmuş ve bir göğsü alınmış hemşireden bir yıl sonra tekrar rapor alınması isteniyor.
Sanki yerinden alınan göğüs acaba kendiliğinden geri gelmiş midir merakının giderilmesi için bir mucizevi bekleyiş türü.
Olur mu olur burası Türkiye!..
Bir rapor için sağlık personeli en az 111 TL rapor ücreti ödeyecek mi?
Tetkikler desen ücretli.
Uşak’taki bir sağlık personelinin rapor alabileceği hastane, Antalya Atatürk Araştırma Hastanesi olarak ön görülmüş. Hemşire hanım Antalya’ya gelecek. Tetkikleri için en az 2-3 gün Antalya’da yiyecek, içecek, otel, motel ne bileyim misafirhane veya bir tanıdığının yanında kalacak, raporunu alıp geri dönecek.
Bunun adı rapor alma değil arkadaş.
Sağlık, yani kendi personeline resmen eziyet.
Benim asıl kafama takılan geçmişte sağlık sorunu olan sağlık personeline rapor veren o günün doktorları.
Onlar sahtekar mıydı?
Hadi diyelim ki o gözle bakıldı ve bu uygulamaya gerek görüldü.
Peki bugün rapor verecek doktor yada doktorlar da bir yıl sonra sahtekar kategorisine mi girecek?
Her yıl yenileme şartı varsa başka izahı yok.
Not: Eskiden Üniversite Hocaları Dağ Nahiyesinden yazlık alıyorlardı, şimdilerde de ‘badem’ ağacına rağbet başlamış.
Antalya
Güncel
Gündem
Spor
Ekonomi
Asayiş
İlçeler
Özel
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız