Seyir haritaları denizciler için son derece önemli bir yere sahiptir. Bu haritalar denizde mevki bulma konusunda yardımcı olduğundan dolayı denizcilerin oldukça işine yaramaktadır. Seyir haritaları ve özellikleri hakkında bilgi verecek olursak.

• Seyir haritalarında enlem “L” veya “Lat” biçiminde gösterilir.

• Boylam değerleri ise “Long” şeklinde gösterilmektedir.

Denizcilerin genel olarak enlem ve boylam değerlerini bilmesi gerekir. Bu değerler doğrultusunda ancak seyir haritalarını doğru yorumlaması ve buna göre hareket etmesi gerekmektedir.

Seyir Haritaları Okuma ve Kullanabilme

Seyir haritalarını kullanmadan önce mutlaka bulunan not ve uyarılara dikkat edilmesi gerekir. Seyir haritalarında aşağıda bulunan bilgiler ilk olarak dikkat çeker.

Harita numarası: sağ alt köşede ve sol üst köşede yer alır.

Haritanın Kitabesi: Haritanın nasıl yapıldığı ile ilgili genel bilgiler yer alır.

• Basımı gerçekleştiren kurumun adı, logosu

• Haritada belirtilen coğrafi saha

• Harita yapılırken kullanılan kaynaklar

• Haritada yer alan yükseklik ve derinlik birimleri

• Haritanın yapıldığı projeksiyonun cinsi

• Harita ölçeği

Seyir haritalarında limanlar, kara işaretleri, derinlikler, kayalıklar, batıklar, sığ sular, deniz dibi yapısı, açık deniz yapısı, sahalar, rotalar ve sınırlara, sembollere ilişkin birçok detay vardır. Denizciler için burada yer alan bilgileri doğru ve tam manası ile okuyabilmek son derece önemlidir. Aslında bu her denizcinin en önemli vazifelerinden biridir.

Seyir haritaları oluşturulurken genellikle kullanılan projeksiyon yöntemi Ekvatoral yöntemidir. Bu yöntem dünyanın her yerinde standart olarak kullanılan bir yöntemdir. Ölçekli olarak yapılır ve haritada kullanılan ölçekte belirtilir. Seyir hartalarında üst kısım her zaman kuzeyi göstermektedir. Mesafe birimi olarak uluslararası standartlara göre mil kullanılır. Deniz mili ve kara mili arasında değer farkı vardır.

Aslında genel olarak bu haritaları kullanmak son derece basittir. Bu işi yaparken denizciler kör pergel ve paralel cetvel kullanabilmektedir. Bu yardımcı araçlar sayesinde rahatlıkla mesafe ölçümleri yapılabilmektedir. Denizciler bu harita üzerinde yön taşıma işlemleri yapılarak rotalar çizilebilir. Seyir haritaları ve özellikleri genel olarak böyle olmaktadır. Her denizci bu bilgilere hâkim olmalı ve seyir haritalarını okuyarak kullanabilmelidir.

Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye’de denizciliğin önemi büyüktür. Denizcilik faaliyetleri doğrudan turizm, ticaret, seyir, askeri, balıkçılık vb. alanlarda etkilidir ve deniz haritaları bu alanlarda kullanılmaktadır. Marmara Denizi, dünyanın en önemli boğazlarından olan Çanakkale ve İstanbul boğazlarını barındırmaktadır. Karadeniz ülkelerinin bir çıkış kapısı olan bu boğazların deniz haritaları büyük önem arz etmektedir. Türkiye nüfusunun yaklaşık %15­ -20 arasını barındıran ve ekonominin lokomotifi olan İstanbul kentinde Karadeniz’e mal götüren roro gemilerinin kaza yapmamaları için boğazın haritalarına ihtiyaç vardır ve böylelikle herhangi bir kazaya neden olmaması hedeflenmektedir. Aynı zamanda beklenen İstanbul depreminde kırılması muhtemel Kuzey Anadolu Fay hattı Marmara Denizinden geçmektedir. Bu, ayrıca Marmara Denizinin deniz haritalarının önemini bir kat daha arttırmaktadır. Ege Denizi, irili ufaklı birçok adaya sahiptir. Yunanistan ve Türkiye arasındaki siyasi problemlerin çözümünde deniz haritalarının yeri yadsınamaz. Karadeniz, taşımacılık ve Rusya’dan Türkiye’ye gelen doğal gaz boru hattı ile önem kazanmaktadır. Doğu Karadeniz’de petrol aramaları önemini bir kat daha arttırmış bulunmaktadır. Karadeniz deniz haritalarına bunun için ihtiyaç duyulmaktadır. Akdeniz de Kıbrıs Rum Yönetimi ile sorunlar bulunmaktadır. Aynen Karadeniz’de olduğu gibi bu bölgede de petrol aramaları yapılması söz konusudur ve taşımacılık turizmi de yapılmaktadır. Bu nedenle Akdeniz deniz haritaları da önem kazanmaktadır.

Sonuç olarak, Rus düşünür Bakunin’nin Devlet ve Anarşi (1873) kitabında dediği gibi; bütün bir tarih, bilhassa tarihte ilerleme namına ne varsa çoğu, kıyı insanlarınca yapılmıştır. Uygarlığın yaratıcısı olan Yunanlıların ülkesi baştanbaşa denizin kıyısındaydı. Eski Roma’nın güçlü bir Dünya devleti haline gelmesi ancak denizlere açıldığında mümkün oldu. Modern tarihte siyasal özgürlüklerin, toplumsal hayatın, ticaretin, sanatın, bilimin ilerlemesini –tek kelimeyle,insanlığın Rönesans’ını­ aynı Yunanistan gibi bir kıyı şeridinden ibaret olan İtalya’ya borçluyuz. İtalya’dan sonra dünya çapında ilerlemenin liderleri olan uluslar da hiç farklı değildir: Hollanda, İngiltere, Fransa ve nihayet Amerika bu ülkelerin ortak özellikleri denizleri iyi kullanmalarıdır.

Türkiye’nin de denizleri kullanma yolunda ve kullanma kılavuzu görevi görecek Deniz Haritaları ve Hidrografik Ölçmeler konusunda verdiği önemi daha da arttırması gerekmektedir.