Muhittin Başkanla ilgili soruşturma bitti, iddianame hazırlandı ve yargılama başladı.

Tamam artık yargılama biter gerekli karar verilir diye beklerken bir kez daha soruşturma süreci başlatıldı…

Ve bu yeni süreç Antalya Cumhuriyet Savcılığı tarafından değil, İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca yürütülüyor…

Adı ne bu yeni sürecin?

“Muhittin Başkanın Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterilmesi için Özgür Özel’e 20 milyon dolar rüşvet verdiği iddiası…”

Bu iddia birkaç kez soruluyor ve her seferinde Başkan “hayır, böyle bir şey olmadı” diyor…

Peki, böyle bir iddia reddedildiği halde neden Başkanın iki şoförü, bir Özel Kalem çalışanı, bir halkla ilişkiler çalışanı ve son olarak da bir baş danışman bu konuyla ilgili olarak İstanbul’a götürülüp tutuklanıyor?

Ya savcılığın elinde bu iddiaları doğrulayacak kanıtlar var ve bu kişiler suça(!) iştirak ettikleri için tutuklanmıştır ya da ortada Adalet Bakanının dediği gibi HTS kayıtlarından başka kanıt olmadığından bu kişiler “itirafçı” olmaları için tutuklanmışlardır…

Görünen o ki, savcılığın elinde bu iddiaları doğrulayacak kanıt yok ve bu nedenle HTS kayıtları ile itirafları bir araya getirip “suç unsuru oluşturmaya çalışıyor…”

Eğer gerçekten öyleyse siyasi irade bu türden süreçleri hukuki olarak değil, siyasi olarak sürdürmeye çalışıyor…

Ve haliyle CHP’nin “bu operasyonlar hukuki değil siyasidir” sözleri doğruluk kazanacaktır…

Bu soruşturmanın bir diğer yanı da “soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülmesidir…”

Neden Antalya Cumhuriyet Savcılığı tarafından değil de İstanbul Cumhuriyet Savcılığı bu soruşturmayı yürütüyor?

Daha önceleri “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü soruşturmasından Yusuf Yadoğlu, itiraflarında Muhittin Başkanı suçlayan ifadeler vermiş” ve bunun üzerine Yadoğlu’nun dosyası İstanbul’dan, Antalya Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş ve Savcılık da Muhittin Başkan ve Büyükşehir Belediyesi ile ilgili soruşturma başlatmıştı.

Bu son iddialarla ilgili İstanbul Cumhuriyet Savcılığında tıpkı Yadoğlu olayında olduğu gibi bilgi, itiraf, ses ve görüntü kaydı ve belge varsa bunları neden Antalya Cumhuriyet Savcılığına gönderip bu ilde soruşturma yapılması yönüne gitmiyor?

“Sanırım bu sorunun cevabı, görüştüğüm hukukçulara göre Muhittin Başkan hakkında hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin Başkana ceza verilmesini sağlayacak kadar yeterli delillerle güçlü bir şekilde hazırlanmamış olmasıdır…”

Bir diğer ifade ile söyleyecek olursak; Adalet Bakanlığı, hazırlanan iddianamenin Muhittin Başkanın ceza almasını sağlayacak kadar güçlü olmadığını düşündüğünden Antalya Cumhuriyet Savcılığına güvenmiyor…

Zaten iddianameyi hazırlayan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı ve Başsavcı Vekilinin başka illere ve görevlere tenzil-i rütbeyle tayin edilmesi bu ifademi doğrular niteliktedir…

Konu hakkında yeterli deneyime sahip hukukçuların görüşüne göre; tutuklular tarafından itiraflar olsa da bu itiraflar HTS kayıtlarıyla birleştirilse de suç unsuru oluşturmak için yeterli olmayacaktır…

Öyleyse neden bu kadar mıncıklıyorsunuz?