Günlük hayatta çoğu insanın yaşadığı bir durum vardır. Bazen bir insanı tanıdığımızı ya da bir olayı anladığımızı sanırız. Sonra ortaya yeni bir bilgi çıkar ve her şeyi bir anda değiştirir. Bu durumun hikâye anlatımında da bir karşılığı bulunmakta ve plot twist olarak adlandırılmakta.
Aslında İpuçları Oradaydı
Plot twist, hikâyenin gidişatını beklenmedik bir şekilde tersine çeviren kırılma anına, dönüm noktasına denir. Hikâyede o ana kadar doğru sanılan şeyler bir anda sorgulanmaya başlar. İyi bir plot twist sadece şaşırma hissini tetiklemeyi hedeflemez. Hikâyenin anlamını geriye dönük olarak da değiştirir. “Bütün parçalar, bütün ipuçları aslında oradaydı ama ben başka türlü baktım.” düşüncesini oluşturur. Geriye dönüp bakıldığında mantıklıdır ve “Bu nereden çıktı şimdi?” gibi düşünceler oluşturmaz. Eğer bir plot twist sadece şok etkisi yaratmak için varsa, hikâyeye güzelce yedirilmemişse, etkisi kısa sürer hatta sinir bozucu bile olabilir.
Yeniden Okuma Daveti
Plot twist’ler farklı şekillerde karşımıza çıkabilir. Karakterler ile alakalı bir gerçek, olayların sandığımızdan farklı geliştiğine dair bir bilgi veya hikâyeyi anlatan bakış açısının aslında güvenilmez olduğu ortaya çıkabilir. Ancak iyi plot twist’lerin hepsinin ortak bir noktası vardır. Kişiyi hikâyeyi yeniden okumaya davet eder. Hikâye bittiğinde aklımız hala çalışıyordur. Gördüğümüz sahneler, okuduğumuz cümleler aklımızda dolanıyordur. “Demek ki o sahne aslında bu yüzden böyleymiş.” ya da “Demek ki o karakter bu yüzden o cümleyi kurmuş.” gibi düşüncelere sebep olur.
Fazlası Zararlı Olabilir
Hikâyelerde sık sık plot twist kullanılmasının riskli bir yanı da vardır. Eğer karşılaşılan her hikâye ters köşe yapmaya çalışırsa bu sefer insanlar hikâyenin hissettirmek istediğine, anlatmak istediğine odaklanmak yerine nasıl bir ters köşe ile karşılaşacağına odaklanabilir. Böyle bir refleksin sonucunda da hikâyeden alınan tat azalabilir.